Hayatınızdan ve zihninizden birçok filmin geçip gittiğini biliyorum. Bunlardan bazıları ise gitmez, bizimle kalır. Kimisi konusu, oyuncu performansları ve yönetmeniyle, kimisi de müzikleriyle bir parçamız olurlar.

2016 yılının müzikleriyle öne çıkan filmlerini listelerken, soundtrack ya da orijinal film müziği ve sıralama gibi bir ölçü kullanmadım çünkü hepsi birbirinden güzel. Bence cep telefonunuzun müzik kısmında “Film Müzikleri” adlı bir klasör oluşturun, kulaklığınızı takın ve sesi açın; özellikle yoldayken. Siz yürürken seyrettiğiniz tüm filmler zihninizden akıp gidecek.

Yeni yılda Fil’m Hafızanızın, yeni soundtracklerle dolması dileğiyle.

1- Sing Street (John Carney)

John Carney’in 80’lerde geçen filmi, bir kızı etkilemek için Sing Street adında grup kuran bir çocuğun hayatını konu alıyor. Film için yapılmış romantik şarkıların yanında 80’lerden Cure, Duran Duran gibi gruplardan da şarkılar duyuyoruz.

2- Lion (Garth Davis)

Garth Davis’in filmi Lion, evlatlık olarak büyüyen bir çocuğun zamanla gerçek ailesini bulma çabasını konu ediniyor. Filmin müzikleri, karakterimizin büyüme süreci ve ailesini bulma mücadelesinin etrafındaki duygularla şekilleniyor. Filmin en başarılı şarkısı tabii ki Sia’dan.

3- Arrival (Denis Villeneuve)

Uzaylıların insanlarla olan iletişimini anlatan filmde, yönetmen Denis Villeneuve çok önemli mesajlar veriyor. Bunlardan en önemlisi dünya barışı. Tabii filmin içinde uzaylıların olması, müziklerin gizem ve gerilim duygularını barındırmasına da yol açıyor. Sinema salonunda ışıklar söndüğünde bu şarkı sizi alıp kendi dünyasına götürüyor ve film boyunca etkisinden kurtulamıyorsunuz.

4- Moonlight (Barry Jenkins)

Büyümekte olan bir siyahi çocuğun hayatını anlatan film, insan ilişkilerini de derin bir şekilde irdeliyor. Hayatımızın farklı dönemlerinde meydana gelen davranış değişikliklerini anlatan filmlerimizin müzikleri de bu durumla bağdaşıyor. Kimi zaman çok duygusal kimi zamansa eğlenceli bir müzikle karşılaşabiliyoruz.

5- Hidden Figures (Theodore Melfi)

Dramatik biyografik bir yapım örneği olan film, bizi üç kadının başarılı ve yaratıcı dünyasına götürüyor. Nasa’da çalışan bu üç siyahi kadının başarı ve hırsları etrafında şekillenen filmin müziklerini Pharrel Williams’ın yapmış olması sizi de heyecanlandırmadı mı?

6- Snowden (Oliver Stone)

Yönetmen koltuğunda Oliver Stone’un oturduğu film, CIA tarihinin en önemli bilgi sızdırma olayını anlatıyor. Filme adına veren eski CIA çalışanı Snowden’in hayatının çalkantılı döneminin, filmin müziklerine de yansıdığını görüyoruz.

7- Revenant (Alejandro González Iñárritu)

Revenant’la ilgili cümle kurmaya başlamadan bile saatlerce düşünebilirim. Çoğu kişinin  olumlu yorum yapmamasına rağmen bence film, 2016’nın en iyi üç filmi arasında ki diğer filmleri söylemeyeceğim.

Revenant, güçlü hikâyesi, muhteşem dış çekim mekânları ve kurgusuyla sinemaseverlere harika bir seyir keyfi yaşatıyor. Ve tabii ki bu durum film müziklerinde de etkisini gösteriyor.

8- Spotlight (Tom McCarthy)

Film, Katolik kilisesinin çocuk tacizleriyle ilgili olayları aydınlatmaya çalışan Boston Globe gazetesinin, “Spotlight” adlı takımının bu süreçte yaşadıklarını anlatıyor. Sakin ve derinden ilerleyen filmin müzikleri de insanın ruhuna usul usul sokuluyor. Kulağınızdan ruhunuza doğru ilerleyen harika müzikler biraz sonra olacaklar hakkında size ipuçları veriyor.

9- Elle (Paul Verhoeven)

Başrolünde Isabelle Huppert’ın çok iyi bir iş çıkardığı film, cinsel tacize uğrayan başarılı bir iş kadınının, bu olay sonrasındaki duygusal değişim sürecini anlatıyor. Ünlü film müziği bestecisi Anne Dudley, bu filmde yine harika eserler üretmiş.

10- Victoria (Sebastian Schipper)

En önemli özelliği plan sekanstan oluşması olan film, Victoria adında Berlin’e yeni gelen bir kızın, barda tanıştığı bir grupla olan ilişkisini anlatıyor. Filmin başındaki bu hareketli ve coşkulu müzik, daha sonra olacaklar hakkında seyirciye yol gösteriyor.

11- Manchester by the Sea (Kenneth Lonergan)

Mütevazı yaşamını farklı işlerde çalışarak sürdüren Lee Chandler, bir gün beklenmedik bir telefon alır. Telefon, doğduğu şehirden gelmektedir ve telefonda aldığı haber üzerine bu şehri ziyaret ettiğinde hayatını değiştirecek olaylarla karşılaşacaktır. Dram türünde bir film olan Manchester by the Sea, müzikleriyle de gerçekten türünün hakkını veriyor.

12- Hell or Hight Water (David Mackenzie)

Farklı şehirlere giderek banka soyan iki erkek kardeşin Western hikâyesini anlatan filmin müzikleri gerçekten harika. Soundtrackte dinlediğiniz her parça birbirinden güzel. Bu parçaları yapan ve seslendiren üç ismi özellikle anmak istiyorum: Nick Cave, Warren Eliis ve Chris Stapleton.

Müziklerin akışına kendinizi bıraktığınızda, üstü açık arabayla hız yaparken ya da şerif şapkasıyla Teksas sokaklarında gezinirken uyanabilirsiniz.

13- Nocturnal Animals (Tom Ford)

Austin Wright’ın 1993 tarihli Tony ve Susan romanından uyarlanan ve Tom Ford’un yönettiği film, Noctural Animals adlı bir kitabın etrafında şekilleniyor. Boşanmış ve ikinci evliliğini yapmış olan Susan’ın posta kutusunda eski eşinin ilk kitabının taslağını bulmasıyla karışık olaylar başlıyor.

Filmin müzikleri de bu karışık ve gizemli olayların dünyasını bizlere yansıtıyor.

14- Alice in Wonderland: Through the Looking Glass (James Bobin)

Alice in Wonderland serisinin ikinci filmi olan  Alice in Wonderland: Through the Looking Glass, seyir keyfi açısından çok iyi olmasa da, Pink’in bu şarkısı bizi büyülü ve eğlenceli bir dünyanın tam merkezine götürüyor.

15- Captain Fantastic (Matt Ross)

Ve son öneri de 2016’nın akıllarda iz bırakan, en ilginç filmlerinden biri olan Captain Fantastic’ten geliyor. Çocuklarını şehir yaşamı, mevcut eğitim düzeni ve popüler dünyanın gereksiz bilgilerinden uzakta büyütmeye çalışan Ben’in hayatına tanık oluyoruz. Film, bazı sahneleriyle ezberinizi bozabilir, hazırlıklı olun.

Şimdi yaratıcı sahnelerle dolu olan filmin müziğine kulak verelim!

Cemal Pampal

Cemal Pampal

1983’te Giresun’da do­ğdu. Pamukkale Üniver­sitesi İşletme Bölümü­’nü bitirdikten sonra­ 2008'de başlayan kur­umsal hayatı, ülkenin­ önde gelen şirketler­inden birinde devam e­diyor. Fotoğraf, sine­ma, doğa gezisi ve fa­rklı tatlarda yemekle­r üretmeye meraklı. B­u aralar haftanın gün­ isimlerini, ay isiml­eriyle değiştirmiş bi­r kafayla; çok şey öğ­renmek, üretmek ve ço­k gezmek çabasında. C­ehov’un da dediği gib­i “İnsan İnandıklarıd­ır.”

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Önceki yazı

Soundtrack / Inception (2010)

Sonraki yazı

Alien: Covenant Filminin İlk Fragmanı Yayımlandı!