Festivalin en güzel yanlarından biri de biletin olmadığı hâlde, sinemaya giden arkadaşının peşine takılıp kuyrukta beklemek ve es kaza bilet bulduğunda da yıllardır beklediğin bir olay gerçekleşmişçesine mutlu olmak galiba.İşte bana Pride (2014) filmine girerken tam da böyle oldu. Piyangodan çıkan film, iyi ki listemde kendine sağlam bir yer edindi.

1984 yılında Thatcher’in maden ocaklarını kapatmak istemesi üzerine grev yapan maden işçilerine yardım etmek için harekete geçen bir grup gay ve lezbiyen, şahane bir işbirliği başlatır ve olaylar gelişir. Bu şekilde özetlenebilecek olan Pride, duygu sömürüsü yapmadan insanı duygu seline sürüklüyor desek abartmış olmayız herhâlde.

pride1

Başını MarcAshton’ın çektiği, kendilerine LGSM (Lesbians and Gays Support the Miners) diyen aktivist grup, madenciler için çeşitli yollarla yardım toplamaya başlar ve bu, iki grup arasında tarihe geçecek bir dayanışmanın da ilk adımını oluşturur. Madencilere yardım etmek için pek çok madenci sendikasıyla irtibata geçen ama umduğunu bulamayan LGSM, Dulais isimli küçük kasabadaki madenciler tarafından kabul görür. Esas ‘kabul görme’ ise iki grubun birbirini iyice tanımasının ardından gerçekleşecektir. Her şey uyum içinde yürürken cılız ve muhalif sesler bu tarz hikâyelerin ve hayatın olmazsa olmazı olduklarından, bu yardımlaşmaya balta vurmakta gecikmezler. Aile baskısı, önyargılar, en yakınındakini bencilce kendi istediği gibi görmek isteyenler her çağda var şüphesiz. Ancak böyle öyküler yaşandıkça ve anlatıldıkça bu tutumun bir parça olsun zayıfladığına inanmak da boşuna olmasa gerek.

Umut, umudun ardından gelen umutsuzluk, dibi ve sonrasında ışığı tekrar görmek… Hayaller ve yiten hayallerin ardından kurulan yenileri… İşte hepsini Pride’ı izlerken yoğun bir şekilde hissediyor ve film bittikten sonra kendinizi, filmi ve LGSM’yi ayakta alkışlarken buluyorsunuz. Yaşanmış bir olayı bize “Umut ve hayallere inanınca neler olur?” sorusunun peşine takılarak sunan Pride, izleyenlerin yüreklerini ısıtan ve önyargısız bir dünyanın mümkün olabileceğine bizleri inandıran filmlerden olmuş.

pride3

Tarihe geçen bu dayanışma öyküsü, eminim ki izleyenlerin de kişisel tarihinde en güzel yerlerden birini edinmekte gecikmeyecektir.

Kısacası bu LSGM bir harika dostum!

Hande Sönmez

Hande Sönmez

Beklenenden 15 gün önce tipik bir Koç burcu olmak için 6 Nisan'da doğdu. Üniversitede Ekonomi okumasına karşılık gönlü, aklı hep iletişimdeydi.
CNN Türk'te başlayan ve baş tacı saydığı 4 senelik deneyimin ardından TNT ve Cartoon Network'te çalıştı. 3.5 yıl da Lobby PR'da medya iletişim danışmanlığı yaptı
Şimdi Red Bull'da Kültürel Pazarlama İletişim Müdürü olarak çalışan Hande'nin en büyük iki tutkusu sinema ve tiyatro.
Sinema ve tiyatroyu mesleği iletişimle birleştirince ondan mutlusu bulunmuyor.
Bir de halen cnnturk.com ve Akşam Gazetesi Pazar Eki'nde yazılar kaleme alıyor.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Önceki yazı

Distopya Söyleşisi Robinson Crusoe 389'da!

Sonraki yazı

34. İstanbul Film Festivali İzlenimleri - Aç Kalpler: Anneler Her Şeyi Bilir!