Berlin’in Köprüleri: Der Himmel über Berlin (1987)

“Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikâyecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikâyecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!”   Der Himmel über Berlin, bir utanç duvarı ile ikiye ayrılmış Berlin’i gezmeye gelen iki meleğin romantik serüvenlerinden yola çıkarak, Berlin’in bilinen (ve bilinmeyen) yönlerini masalsı bir havada anlatır. …

DEVAMI →

Karanlığı Maviye Kadar Açmak: Sertan Ünver ve Suzan Güverte ile Blue Üzerine

Blue’nun hikâyesi on iki yıl önce, Kerim Çaplı’nın ölümü üzerine Roll dergisi tarafından hazırlanmış geniş bir dosyayı okumanızla başlıyor. Daha da geriye dönersek, ne zamandan beri yapmak istediğiniz bir şeydi bu, sinema ile müziği birleştirmek? Sinema ve müzikle olan hikâyeniz nasıl başladı? Ve bu başlangıçtan, Blue’nun ilk tohumlarını ektiğiniz ana …

DEVAMI →

Bir Sahne: Muhtarın Kızı – Bir Zamanlar Anadolu’da

Nuri Bilge Ceylan, Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) filminde bir katil üzerinden tüm ana karakterlerin ve hatta izleyicilerin suçluluğunu açığa çıkarır. Herkes kendi içinde yaptığı birtakım şeylerden dolayı suçluluk duyar ve bu da ister istemez bir iç hesaplaşma yaratır. İşte bu noktada film karakterlere ve izleyiciye şu soruyu sorar: “Hangimiz daha …

DEVAMI →

Önce İyi Bir Okur Olmak: Yekta Kopan ile Söyleşi

  Mutlaka benim yaşlarımda biriyle yapmışsınızdır böyle bir söyleşiyi, fakat öncelikle ben 94 doğumlu biri olarak sizi nasıl hatırladığımdan bahsetmek isterim. Çünkü 90’lı yıllarda doğan neredeyse her çocuğun hayatında önemli bir yere sahipsiniz. Ben sizi küçükken tanımıyordum tabii, sesinizi biliyordum sadece. Şirinler’deki Güçlü Şirin, Çarli‘deki Afakan, Çılgın Bediş‘teki Oktay, Buz …

DEVAMI →

Zihinde Var Olan Bir Aşk Hikâyesi: Hiroshima Mon Amour

-Ben de senin kadar biliyorum unutmanın ne olduğunu. -Hayır, unutmanın ne olduğunu bilmiyorsun sen. -Benim de bir belleğim var, senin gibi. Biliyorum unutmanın ne olduğunu. -Hayır, belleğin yok senin. -Senin gibi ben de var gücümle çırpındım, unutmamak için. Senin gibi, unuttum. Senin gibi ben de, avunmak bilmez bir belleğim olsun …

DEVAMI →

Moral Bozukluğu ve 31 (2010)

“Sevişmek bazen acil bir mecburiyet olabilir.” Aynı evde yaşayan iki yakın arkadaş olan Ege (Deniz Alnıtemiz) ve Kerem (Ozan Özcan), daha önce hiç cinsel ilişkiye girmemişlerdir, aslında bu durum onlar için bir dert bile değildir. Hayatlarını porno izleyip mastürbasyon yaparak geçirirler ve bundan da oldukça mutludurlar. Ta ki Eros gelen …

DEVAMI →

Metroland (1997)

Toni (Lee Ross), Chris’in (Christian Bale) en yakın arkadaşı, on senenin ardından İngiltere’ye döner ve Chris’i ziyaret eder. On sene önce Paris’te, küçüklüğünden beri yaşamak istediği şehirde tam da hayalini kurduğu gibi Fransız bir kadına âşık, fotoğraf tutkunu bir flanör olan Chris, şimdilerde evli ve çocukludur, üstelik asla dönmem dediği …

DEVAMI →

Things We Lost In The Fire (2007)

Mutlu bir evliliği olan, iki çocuk babası Brian Burke (David Duchovny), sokak ortasında bıçaklanarak öldürülür. Brian’ın zamansız ölümü, ardında bıraktığı eşi Audrey (Halle Berry) ve çocuklarına çok ağır gelir. Audrey çareyi Brian’ın en yakın arkadaşı Jerry Sunborne’un (Benicio Del Toro) yanına giderek bulur. Eski bir avukat olan Jerry için de …

DEVAMI →

Çizgi Romanla Gelenler: Çizgi Romanlardan Uyarlanarak Yapılmış On Film

“Her ülke sineması ve her tecimsel sinema, çizgi roman ve sinema adeta sürekli bir etkileşim içinde olduğundan, bir yerden sonra kaynaklarının bir kısmını çizgi romanlardan alır. Türk sinemasında yerli çizgi roman tarihsel fantazyayı etkilerken, yabancı çizgi roman da Yeşilçam’ın süper kahraman ve kovboylarını etkiliyor.”             …

DEVAMI →