Bozkır İnsanının Bireysel Sineması: Kümes

Sinemayı öğrendiği ustası Zeki Demirkubuz’a teşekkürlerini, ilk uzun metrajlı filmi Kümes’le (2015) sunan Ufuk Bayraktar, başrollerini Hasibe Eren ile paylaştığı filminin senaryosunu, ana, analık, doğurganlık ve bereket kavramları üzerinden kuruyor. Gerek filmin kadrajları, gerekse sinematografisi, benimsenen kapalı ve sembolik anlatımı desteklerken, seyirci olarak yakalayabildiğiniz detaylar üzerinden filmi anlamlandırmanız gerekiyor. Film …

DEVAMI →

What We Do in the Shadows (2014)

Her birkaç yılda bir Yeni Zelanda’da gizli bir cemiyet, “Kutsal Olmayanların Maskeli Balosu” adı altında özel bir etkinlik düzenler. Bu baloya aylar kala, bir belgesel ekibi cemiyet üyelerinden bir vampir grubuyla tam erişim sağlar ve belgesel çekmeye başlarlar. What We Do in the Shadows (2014), Yeni Zelandalı Jemaine Clement ve Taika …

DEVAMI →

Shaun The Sheep (2015)

İlk kez 1989’da Aardman Animations tarafından yaratılan, şaşkın mucit ve onun sadık köpeğinin maceraları olarak ortaya konulan Wallace&Gromit’ten esinlenen Shaun the Sheep (2015), çiftlikteki rutin hayatlarından sıkılıp mola verme kararı alan koyun Shaun ve arkadaşlarının şehre doğru yaptığı maceralı bir yolculuğu anlatır. El birliğiyle sahiplerini uyutup tatil yapacakken olayların seyri …

DEVAMI →

Ben Hassan Değilim, Onun İneğiyim: The Cow

“Hakikatle yaşaması imkânsızdı, kederinden ölüverirdi (insan) kendisine dair hakikati bilse.”                                                                                                                    Andrey Platonov, Can Şehirden, modern kent hayatından çok uzakta bir köy. Etrafı uçsuz bucaksız düzlüklerle çevrili köyün, şehirdeki modernizm ve sanayileşmeye karşın yoksul bir hayat sürdüren köylülerinden yalnızca biri olan Mashti Hassan (Ezzatolah Entezami), ölüm ve yaşam, aidiyet …

DEVAMI →

Korkarım Beni Yeneceksiniz: Fobi Esiri Hayatlar

Aynalardan, elektrikten, hayaletlerden, karanlıktan, yüksekten, sosyalleşmekten, acı çekmekten, saatlerden, sarı renkten, köprülerden geçip ayın on üçüncü cumasını beklemekten; hatta kitaplardan, bitkilerden, hayvanlardan, palyaçolardan, sivri cisimlerden, fırtınadan, selden; hatta ve hatta korkmanın ta kendisinden korkmak… Hayatı kâbusa çeviren fobiler, ilham oldukları filmlerle ise çok güzel! Sıralama kronolojiktir.   1- Vertigo (1958, …

DEVAMI →

Filmekimi 2016 İzlenimleri – Hunt for the Wilderpeople: Tupac Dostum, Yanımda Kal!

Aylaklık, hırsızlık, yere tükürme, ateşe verme, kırıp dökme, duvara yazı yazma… Bunlar Ricky Baker’ı özetleyen suçlardan yalnızca birkaçı. Islah evine tıkılmasına ramak kala yeni koruyucu ailesinin yanına gönderilen Ricky, koruyucu annesi Bella’dan gelen, bu zamana dek görmediği aile saadetine ve samimiyete, bir sıcak su torbası kılığında kavuşur. Ancak film, daha …

DEVAMI →

Gitmek: Benim Marlon ve Brandom, Aşkım, Yurtsuzluğum…

Ey sevgili! Seni sevmekten ve düşlemekten asla vazgeçmedim. Sen benim Diego Rivera’msın Yıldızlarsın sen, Ay ve bulutlar, Haberlerdeki F16’lar Kırmızı yatağımdaki o koca bedensin. Çekmecemdeki son sigara Beni sarmalayan o koca kadife yeşil ceketsin. Bir kuş misali uçarak gitmek istediğim adamsın. İran’sın, Suriye’sin. Habur’da nöbet tutan askercik, Mezopotamya’daki en vahşi kıpkırmızı …

DEVAMI →

Tutunabildiğim Yere, “Nefesim Kesilene Kadar”

Hayat, kimi zaman insana seçme şansı sunar. İkisi de birbirinden beter iki seçenek verir. Ancak hangisini seçersen seç, düşeceğin dipsiz kuyu en başından bellidir. Çünkü sen daha iyi olanını seçemeden o, neye karar vereceğinin yörüngesini çizmiş, “Düş!” emrini çoktan vermiştir. Hayat, kimi zaman insana seçme şansı da tanımaz. Zaten doğduğunda …

DEVAMI →

Vikingler Gideli Beri: Rams

“Her şey yoluna girecek canım kardeşim Gummi.” Tek bir cümleyle özetlemek gerekirse; kendini iyi hisseden koyunlarla açılıp, koyunlar kendini kötü hissetmeye başladığında manzarayı savuran bir kar fırtınasına teslim olan, Kuzey’in ılık vadilerinden esen bir film Rams (2015). İskandinav Sineması’nın kendine has doğal oyunculukları, engin dağ manzaraları ve vadileriyle kısa vadede …

DEVAMI →

Bu Istırap İhtiyarlamaz: Ufuk Erden ile O’nsuz Filmi Üzerine Söyleşi

Yas; kimi zaman çığlık, kimi zamansa sessiz bir ağıt. Victor Hugo’nun, “Çocuğunu kaybeden bir anne için her gün ilk gündür; bu ıstırap ihtiyarlamaz.” sözünden hareketle, Türkiye’nin yedi bölgesinden, evladını kaybetmiş yedi direnen annenin hayatına sessiz bir tanıklık O’nsuz (2015). Tüm engellemelere, sansüre ve bulunamayan desteğe rağmen sesini duyurmaya çalışan filmin …

DEVAMI →