Bu Bir Aşk Hikâyesi Değil, Aşkla İlgili Bir Hikâye: 500 Days of Summer

Filmde söylendiği üzere: “Bu bir aşk hikâyesi değil, aşkla ilgili bir hikâye.” Başrollerinde Zooey Deschanel ve Joseph Gordon-Levitt’in yer aldığı 500 Days of Summer çoğu romantik-komedi filmlerin aksine, Tom karakterinin biten bir ilişkisinin ardından yaşadıklarına bakışını ele alıyor. Bunu yaparken aşka dair evreleri klasik akıştan kurtarıp doğrusal olmayan bir şekilde sunuyor. …

DEVAMI →

Sahne Sahne Léon: The Professional

“Beni kaybetmeyeceksin, Mathilda. Bana yaşama zevki verdin. Mutlu olmak, yatakta uyumak, kök salmak istiyorum.” Hayattaki en kuvvetli gücün sevgi sayesinde oluştuğu düşüncesi her zaman geçerli midir? Özellikle bu sevginin, profesyonel bir tetikçi ile küçük bir kız çocuğu arasında gerçekleşeceği düşünüldüğünde, bu ne derece mümkündür? Ele alınış biçimi ne olursa olsun …

DEVAMI →

Kadından Filmler [Özel Dosya]

Bir filmden beklentiniz nedir? Sizi eğlendirmesi mi yoksa derinlemesine düşündürmesi mi? Esasen yedinci sanat olarak kabul gören sinemanın çoğu zaman birinci önceliği, izleyenlerinde farkındalık yaratmaktır. Bu yeri geldiğinde didaktik bir şekilde yeri geldiğinde ise lirik bir duruşla belirebilmektedir. Pekâlâ, bahsettiğimiz farkındalık bu dosyanın neresinde? Öncelikle şunu belirtmek lazım ki; ataerkil …

DEVAMI →

İstanbul Film Festivali-2017 Film Önerileri

  Atakan Özkan’ın seçimleri Jaures (Yön: Vincent Dieutre, 2012) Bu sene İstanbul Film Festival’nde Vincent Dieutre’ün filmografisi gösterilecek. Yönetmenin son filmi Trilogie de Nos Vies Defaites (2016) bir yana, Jaures, filmi daha önce izlememiş ya da sinemada izlemek isteyen sinefiller için kaçırılmayacak bir fırsat.   Salt and Fire (Yön: Werner …

DEVAMI →

İçimizdeki Yabancı: İstanbul Kırmızısı, Rosso İstanbul

Ferzan Özpetek, yönetmenliğini yaptığı İstanbul Kırmızısı ile 1997 yılında çektiği Hamam filminden yirmi yıl sonra İstanbul’a geri dönüyor. Halit Ergenç, Tuba Büyüküstün, Nejat İşler ve Mehmet Günsür gibi oldukça popüler oyuncuların yer aldığı İstanbul Kırmızısı bizi oldukça görkemli İstanbul manzaralarıyla karşılayıp gizemli bir hikâyenin tam ortasına bırakıyor. Hikâye tıpkı Ferzan …

DEVAMI →

16. !F İstanbul Bağımsız Filmler Festivali İzlenimleri – People That Are Not Me: Yalnız Olmak ya da Olamamak…

Türkçeye “Kimse Benzemez Bana” şeklinde çevrilen People That Are Not Me, ilk bakışta tek bir jenerasyonun tek bir problemine eğiliyormuş gibi görünse de üzerine sayısız film yapılmış, kitap yazılmış, o “yalnızlık” duygusuna ses olmayı daha spesifik bir açıdan deneyen bir film aslında. Filmi yazıp yöneten Hadas Ben Aroya, aynı zamanda …

DEVAMI →

16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde Ne İzlemeli?

Bir !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali vakti daha geldi çattı! Peki, sıkı oyuncu kadroları ve sıkı kurgularıyla bu yıl 16.’sı düzenlenen festivalde neler izlemeli? Ekibimizden Nurbanu’ya sorduk ve sizler için ufak bir liste hazırladık:   Planaterium (2016)   Fransız yönetmen Rebecca Zlotowski’nin üçüncü uzun metraj filmi Planaterium,  festivalin en iddialı yapımlarından …

DEVAMI →

Deloras (2016)

Deloras, bir balerinin kankan dansçısına dönüşümünü, dansçının iç dünyasını izleyiciye aktararak anlatan bir hikâye.

DEVAMI →

Casi (2015)

Feminist sinemanın klasiklerinden Daisies (1966) filminden ilhamla ve doğaçlama olarak çekilen Casi, iki dansçı üzerinden basit hareketlerin farklı bağlamlara dönüşümünü, XXYYXX’in About You şarkısı eşliğinde aktarıyor.

DEVAMI →

Abaddon (2015)

İncil’de Şeytan’ın ve Cehennem’in adları olarak geçen Abaddon’ın ismini verdiği film, dört dakikalık bir dans performansıyla aşkı ve beraberindeki yıkımı tasvir ediyor. Yönetmen Rogerio Silva, “Abaddon”ı acı çekilen ve arınılan yer tanımıyla, aşkla özdeşleştirerek kullanıyor.

DEVAMI →