İçimizdeki Yabancı: İstanbul Kırmızısı, Rosso İstanbul

Ferzan Özpetek, yönetmenliğini yaptığı İstanbul Kırmızısı ile 1997 yılında çektiği Hamam filminden yirmi yıl sonra İstanbul’a geri dönüyor. Halit Ergenç, Tuba Büyüküstün, Nejat İşler ve Mehmet Günsür gibi oldukça popüler oyuncuların yer aldığı İstanbul Kırmızısı bizi oldukça görkemli İstanbul manzaralarıyla karşılayıp gizemli bir hikâyenin tam ortasına bırakıyor. Hikâye tıpkı Ferzan …

DEVAMI →

16. !F İstanbul Bağımsız Filmler Festivali İzlenimleri – People That Are Not Me: Yalnız Olmak ya da Olamamak…

Türkçeye “Kimse Benzemez Bana” şeklinde çevrilen People That Are Not Me, ilk bakışta tek bir jenerasyonun tek bir problemine eğiliyormuş gibi görünse de üzerine sayısız film yapılmış, kitap yazılmış, o “yalnızlık” duygusuna ses olmayı daha spesifik bir açıdan deneyen bir film aslında. Filmi yazıp yöneten Hadas Ben Aroya, aynı zamanda …

DEVAMI →

16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde Ne İzlemeli?

Bir !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali vakti daha geldi çattı! Peki, sıkı oyuncu kadroları ve sıkı kurgularıyla bu yıl 16.’sı düzenlenen festivalde neler izlemeli? Ekibimizden Nurbanu’ya sorduk ve sizler için ufak bir liste hazırladık:   Planaterium (2016)   Fransız yönetmen Rebecca Zlotowski’nin üçüncü uzun metraj filmi Planaterium,  festivalin en iddialı yapımlarından …

DEVAMI →

Deloras (2016)

Deloras, bir balerinin kankan dansçısına dönüşümünü, dansçının iç dünyasını izleyiciye aktararak anlatan bir hikâye.

DEVAMI →

Casi (2015)

Feminist sinemanın klasiklerinden Daisies (1966) filminden ilhamla ve doğaçlama olarak çekilen Casi, iki dansçı üzerinden basit hareketlerin farklı bağlamlara dönüşümünü, XXYYXX’in About You şarkısı eşliğinde aktarıyor.

DEVAMI →

Choros (2011)

Bu deneysel kısa filmde dansçının (Terah Maher) her hareketi 32 katmana sahiptir ve bu görsel yankı tek bir kadını “kadınların korosu” haline getirir.

DEVAMI →

Abaddon (2015)

İncil’de Şeytan’ın ve Cehennem’in adları olarak geçen Abaddon’ın ismini verdiği film, dört dakikalık bir dans performansıyla aşkı ve beraberindeki yıkımı tasvir ediyor. Yönetmen Rogerio Silva, “Abaddon”ı acı çekilen ve arınılan yer tanımıyla, aşkla özdeşleştirerek kullanıyor.

DEVAMI →

Sinemada Gösterme Sanatı: Belgeselin Biyografisi [Özel Dosya]

  İnsan, yaptığı her eylemle sanatın öznesi olduğu kadar, en önemli objesidir aynı zamanda. Çünkü sanat duvarları, insanın elleriyle, diliyle, gözüyle örülürken beden, bir araç hâline gelir; eller portrelere dönüşür, dil bir mürekkep deryası, göz de dünyanın, kendi yansımasını bulduğu bembeyaz bir perde olur. Görüntü yoluyla anlatma ve gösterme sanatı …

DEVAMI →

Çizgi Romanla Gelenler: Çizgi Romanlardan Uyarlanarak Yapılmış On Film

“Her ülke sineması ve her tecimsel sinema, çizgi roman ve sinema adeta sürekli bir etkileşim içinde olduğundan, bir yerden sonra kaynaklarının bir kısmını çizgi romanlardan alır. Türk sinemasında yerli çizgi roman tarihsel fantazyayı etkilerken, yabancı çizgi roman da Yeşilçam’ın süper kahraman ve kovboylarını etkiliyor.”             …

DEVAMI →

Bir Derviş Olarak Balthazar ve Bresson: Au Hasard Balthazar

“Au Hasard Balthazar; bir buçuk saate sığdırılmış hayat.” J.L.Godard  Au Hasard Balthazar (1966), Fransız usta yönetmen Robert Bresson’un on dört filminden biridir. Sinemada minimalist bir dil tutturmaya çalışan ve sinemayı sinematograf olarak yorumlayan Bresson, bu filminde de diğer filmlerinde olduğu gibi olduğu gibi oldukça sade bir anlatım tarzı benimsemiştir. Bresson, …

DEVAMI →