Bir Fragman: Hayat, seçimlerindir – L’avenir

Annesini, eşini ve işini kaybettikten sonra bir kadın için hayat bitmiş midir yoksa onu gelecek günlerde yeni yollar bekliyor mudur? Eğer bahsettiğimiz, henüz genç yaşta bir kadınsa yeni ve güzel günlerin ileride olması ihtimaline daha olası bakılabilirken yaş arttıkça bu ihtimallerin düşmesi beklenir. “Bu hayat bana daha ne verebilir ki …

DEVAMI →

İlker Savaşkurt ile Damat Koğuşu Üzerine Bir Söyleşi

36. İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek Damat Koğuşu filminin yönetmeni İlker Savaşkurt ile yeni filmi, hak, hukuk, adalet ve sineması üzerine söyleştik. Hiçbir şeyin iyiye gitmediği Damat Koğuşu, 13 Nisan Perşembe günü 19.00 seansında Beyoğlu Sineması’nda izleyiciyle buluşacak. Filmi izlemeden önce sizi söyleşimizi okumaya davet edelim. Buyrunuz. Nurbanu Gürsoy: Bu sabah …

DEVAMI →

Ekibimizin Masalsı Kalemi ile Minik Bir Söyleşi: Rabia Elif Özcan

­Yazı İşleri ekibinin ‘evvel zaman içinde, kalbur saman içinde…’ dokunuşlu kalemi Rabia Elif Özcan’a hakkında merak ettiklerim, kendisinin sinemaya bakış açısı, masallar  ve  umut ile ilgili birtakım sorular yönelttim. Bu güzel insanı biraz daha yakından tanımak için buyrunuz.   Merhaba Elif, malumun “öncelikle biraz kendinizden bahseder misiniz?” sorusu her röportajın …

DEVAMI →

Bir Sahne: Aşk Çıkmazı – In the Mood For Love

Yaşadığımız, duyduğumuz, tanık olduğumuz, hakkında efsaneler yazılan, kendini kendinden çalıp karşındakine koyan o güçlü bağı hepimiz biliyoruz: Halk arasında aşk denilen, tanımı kişiden kişiye değişen bir olgu. Leylâ’yı Mecnûn’a, Kerem’i Aslı’ya, Romeo’yu Juliet’e ve Chow Mo-wan’i Mrs. Chan’e bağlayan da aşktı; dağları deldiren, bir ‘ah’ çektirip küle çeviren, aşkını fısıldadığı …

DEVAMI →

Eve Giden En Uzun Yol: Lion

  “-Annenin adını hatırlıyor musun? -Evet. Anne.” Yoksulluk, eksiklik, sefalet, açlık, susuzluk, çocuk olamamak ve daha birçoğuyla baş etmeye çalışan milyarlarca insan var içine sığamadığımız dünyada. Elimizdekileri yettiremediğimiz, elimizdekilerle yetinemediğimiz, azla yaşamayı öğrenemediğimiz ve her gün her gün daha fazla hükmetmeye çalıştığımız dünyayı, bir kesim huzur ve refah içinde yaşasın diye …

DEVAMI →

Sanat Sanat İçinde: Konusuna Fotoğraf’ın Dâhil Olduğu Filmler

“Bir çok insan fotoğrafı çekilmek üzereyken bir endişeye kapılır. İlkel insanlarda görüldüğü şekliyle kendi hayat alanları ihlal edildiği için duyulan bir korku değil, fotoğraf makinesinin kendilerini onaylamamasından duyulan bir korkudur bu. Çünkü herkesin arzusu, kendisinin idealleştirilmiş görüntüsünü -kendilerini en güzel gösteren fotoğrafı- elde etmektir. Fotoğraf makinesinden çıkan şey, kendilerini gerçekten …

DEVAMI →

Arafta Kalmış Bir Hikâye: The Sea of Trees

Aynı çatı altında yaşayan ama birbirlerinden iyice uzaklaşmış iki insan, bu uzaklaşmanın suçunu hep karşısındakine atar. İki kişiden biri muhakkak ki ilgisiz, bencil, büyük ihtimalle eşini aldatmış taraftır ve bir ömür aynı suçlanmalara maruz kalır. Peki, tüm hayatını kendisini affettirmek için geçirebilir mi? Ya da bir diğeri tüm hayatını aynı …

DEVAMI →

Bir Yarım Fotoğraf: Uzak İhtimal

“Tek bir veda bütün bir ömür sürüyor.” Aslı Erdoğan Kendi benliğimizden dışarı çıktığımızda dip dibe olmak zorunda kaldığımız toplum sorar hep; “Müslüman mıymış?”, “Aman iyi iyi, aynı evde iki ayrı din olmaz.”, “Allah’ı kitabı bilecek seveceğin kişi.” gibi ve daha birçok örnekleri. Müslüman’ın Müslüman’dan, Hristiyan’ın Hristiyan’dan başka kimseyi sevemeyeceğine inananlara …

DEVAMI →

Gidiyom Ben Gül Fatma – Mommo: Kız Kardeşim

İki kardeş… Biri Ahmet, biri Ayşe… Ahmet Ayşe’ye anne, baba, abi, kardeş ve geri kalan her şey. Ayşe abisine hayata tutunacak tek dal sanki. Hayatın onlara sormadan büyüttüğü çocuklardan ikisi sadece, seyre daldığımız ve canımızı acıtan bu iki kardeş. Elleri soğan kokuyor, kardeşinin yanında ağlamıyor, çikolatasını yiyemiyor ve ayağına yeni …

DEVAMI →

En Dipteki İnci Gibi: Detachment

“Ve hayatımda, aynı anda hiç böylesine kendimden kopmuş ve bir o kadar da kendimde hissetmemiştim. “ Albert Camus Kendisi en dipte olmasına rağmen, dibe batmış bir başkasını ayağa kaldırmaya gücü yeter mi insanın? Tüm varoluş sancılarını girdiği kapının dışında bırakıp da karşısındaki bütün umutsuz gözlere var olmanın güzelliğini aşılamaya çalışması …

DEVAMI →