Rastlantılar ve Nedensellik Üzerine: La Double Vie De Veronique

“Derler ki bazı hayatlar zaman içinde bağlıdır birbirine, Çağlar içinde yankı bulan eski bir çağrı ile zincirlidir ötekine” İnsanoğlu seçimlerinden mi ibarettir? Bizi diğer canlılardan ayıran düşünmemiz ve dolayısıyla yaptığımız seçimler midir? Eğer öyleyse yaptığımız ya da yapacağımız seçimlerde rol oynayan faktörler nelerdir? “İrade” dediğinizi duyar gibiyim. O zaman şöyle …

DEVAMI →

Bazen Boş Bir Sayfa Daha Fazla İmkân Sağlar İnsana: Paterson

Bizleri var eden benzerliklerimiz midir, farklılıklarımız mı? Uzayı düşünelim misal, karanlık ve sonsuz bir oluşum. Tüm Dünya’nın uzaydaki gibi karanlıkta olduğunu hayal edin. Birkaç saniyeliğine de olsa gözlerinizi kapatın ve kendinizi atmosferin dışındaki sınırsız karanlıkta belli belirsiz ışık huzmelerinin arasında gezinirken düşünün. Sonsuz bir zaman, sınırsız bir karanlık… Az ya …

DEVAMI →

Bir Sahne: Ya Dışındasındır Çemberin, Ya da İçinde Yer Alacaksın

“Ya dışındasındır çemberin, Ya da içinde yer alacaksın.” Eski öğretilerden, Kızılderili öykülerinden, felsefi metinlerden günümüze kadar gelen bir çember imgeleminden bahsedilir hep. Çember bazen şarkılarda, bazen şiirlerde yer edinir. Kimine göre bir sistemdir bu, kimine göreyse hayatın ta kendisi. Dinsel öğelerde de yer bulur kendine bu benzetme; doğar, yaşar ve …

DEVAMI →

Toplumsal Normlar Ve Değer Yargıları Üzerine Bir Film: The Salesman

“Ağlayamadığım için beni affet hayatım. Neden bilmiyorum, ağlayamıyorum. Bunu neden yaptın? Bana yardım et Willy, ağlayamıyorum. Bana sanki yine iş gezisine gitmişsin gibi geliyor. Seni beklemeye devam edeceğim. Willy, hayatım ağlayamıyorum. Bunu niye yaptın? Düşünüyorum, düşünüyorum, düşünüyorum, anlayamıyorum. Bugün evin son taksidini de ödedim. Bugün hayatım. Ve evde kimse olmayacak. …

DEVAMI →

Tereddüt (2016)

Yeşim Ustaoğlu’nun son filmi olan Tereddüt, toplumsal ve bireysel sorunlara gerçekçi bakış açısıyla konusunu şekillendirir. Filmde kadının toplumdaki yeri, kültür farklarıyla beraber, duygusallığı aşırıya kaçırmadan sorgulanır. Ayrıca erken yaşta evliliğe, tecavüze ve şiddete de kendi yorumuyla parmak basmış olan film, bireysel olarak da kadın erkek ilişkisine, cinselliğe ve aldatmaya değinilmiştir. …

DEVAMI →

Les Quatre Cents Coups (1959)

Fransız yönetmen Truffaut’nun ilk uzun metraj filmi Les Quatre Cents,  Fransız Yeni Dalga akımının ilk filmi olma özelliğini taşır. “400 Darbe” deyimi Fransızcada okulu kırmak anlamına gelir. Truffaut, filmi yarı-otobiyografik olarak tanımlamıştır. Les Quatre Cents Coups, ailesiyle ve okuldaki öğretmenleri, arkadaşlarıyla birtakım problemler yaşayan on iki yaşındaki Antoine’nin başından geçenleri …

DEVAMI →