Eleştiri - İzlenimSinema Yazıları

Bir Fragman: Spider Man – The Homecoming

Marvel evreninin ele avuca sığmaz ve en popüler süper kahramanlarından olan Spider Man ile bir kez daha beyazperdede buluşmaya hazır mısınız? Hem de bu sefer hazırcevaplığı ve eğlencesi maksimize edilmiş şekilde!

İlk defa 2002 yılında Tobey Maguire’in başrolü oynadığı filmle sinema izleyicisine merhaba diyen Spider Man, Sam Raimi ile üç film çektikten sonra bayrağı genç oyuncu Andrew Garfield ve yönetmen Marc Webb’e bırakmıştır. Ancak The Amazing Spider Man olarak çekilen bu seri, izleyiciden geçer not alamamış ve ikinci film ile birlikte tarihin tozlu sayfalarındaki yerini almıştır. 2017 yılına geldiğimizde ise, Spider Man’in daha genç bir ekiple, yeni bir maceraya atılmak için hazır kıta beklediğine şahitlik etmekteyiz.

2016’da Captain America: Civil War filminde karşımıza çıkan ve Marvel Sinematik Evreni’ne merhaba diyen Spider Man, esasen kendisine çekilecek bir solo filmin ilk müjdesini de bu filmde vermiştir. Bu kez muadillerine oranla yaşı bir nebze daha genç olan Tom Holland’ın canlandırdığı Peter Parker, Civil War’da göründüğü kısa sürede dahi heyecan uyandırmayı başarmış; bu da çekilecek olan Spider Man: The Homecoming için oluşan merakı iki katına çıkarmıştır.

8 Aralık’ta ilk fragmanı servis eden Spider Man: The Homecoming, 28 Mart itibariyle de daha doyurucu olan ve hikâyenin işleyişine ait tüyoları barındıran ikinci fragmanını malum ortamlarda yayınlamıştır.Ve bu fragmandan anlıyoruz ki Örümcek Adam’ın çizgi romandan alıştığımız tüm eğlencesinin doruğunu, aksiyonla harmanlanmış şekilde bu filmde görmek mümkün olacak!

Yayınlanan fragmanın bize bahşettiği en büyük artılardan biri de, zengin ve pervasız süper kahraman Tony Stark, bir başka deyişle Iron Man. Evet, Stark Silah Endüstrisi’nin bir numarası, bu kez genç Örümcek Adam’ın en büyük yardımcısı olarak arz-ı endam edecek. Yeri geldiğinde bizleri güldürecek, yeri geldiğinde ise tecrübesiz Peter Parker’a kol kanat gerecek. Ancak onun en büyük misyonu, bir sonraki Avangers filmine Örümcek Adam’ı en diri şekilde hazırlamak olacaktır.

Evet, yeni ve genç Spider Man’in, bizleri bu yaz en az Deadpool kadar güldüreceği aşikâr. Ancak gel gelelim ki işin aksiyon tarafı da mizahın aşağısında kalacak gibi durmuyor. Özellikle Birdman (2014) filmi ile gönüllerimizi tekrardan fetheden Michael Keaton’ın insanların gençliğini sömürmesiyle tanınan The Vulture karakterine hayat vereceğini düşündüğümüzde, sağlam bir kovalamacanın da bizleri beklediğini dile getirebiliriz.

Filmin en büyük sürprizlerinden biri de, Spider-Man’in giydiği kostüm olacak gibi duruyor. Tony Stark tarafından üretilen ve bir silah edasıyla kullanılan bu kostüm, daha önceki Spider-Man filmlerini baz aldığımızda, yeni olarak lanse edebileceğimiz en önemli husus. Nitekim Peter Paker’ın da “Kostümsüz ben bir hiçim” söylemi, kostümün icraatlarının filmde sıkça yer kaplayacağı izlenimi yaratmaktadır.

Tabii bu noktada yönetmen Jon Watts’ın da ne denli efektif olacağı büyük önem teşkil ediyor. 2015 yılında çektiği ve orta sınıf bir suç filmi olarak tanımlayabileceğimiz Cop Car filmiyle hafızlarımızda yer eden yönetmen, fragmandan anladığımız kadarıyla aksiyonu ve mizahı başarıyla harmanlayan bir yapı ortaya koymuş gibi duruyor. Eğer ki bu ilk izlenimden aldığımız pozitif enerjiyi tüm filme yaymayı başarırsa tadına doyulmaz bir Marvel filminin bizleri beklediğini söyleyebiliriz.

Üçüncü nesil Spider Man olarak adlandırabileceğimiz The Homecoming; Civil War’da tadı damağımızda kalan örümceğin maceralarını servis etmeye hazırlanırken Sam Raimi’nin yönettiği ilk filmin ötesine geçmek adına da güçlü bir aday olarak izleyenleriyle buluşacağı günü bekliyor. Bakalım iyiden iyiye gençleşen ve gelecek vadeden Tom Holland tarafından canlandırılan Peter Parker,  bu kez maceralarına bizleri ne denli ortak etmeyi başaracak? Hepsi ve daha fazlası 07.07.2017’de sinemalarda!

 

Polat Öziş

Polat Öziş

26 Mart 1992’de dünyaya gözlerini açan Polat, küçük yaşlarda tanıştığı Yeşilçam filmleri sayesinde sinemaya sevdalandı. Ancak nedendir bilinmez ilginç bir şekilde Muğla’ya iktisat okumaya gitti. Orada hayatına giren Keynes’in onu canından bezdirmesi, sinemaya sıkı sıkı bağlanmasına vesile oldu. Başta birkaç klip ve kısa film çekse de bunun kendisi için doğru yol olmadığını anlaması uzun sürmedi. O yazmak, çok sevdiği filmler hakkında içini dökmek istiyordu. Bu yüzden kelimelerin büyüsüne kendine bırakıp, kalem kâğıda sarıldı.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Önceki yazı

Tom Cruise'lu 'The Mummy'den Heyecanlandıran Fragman!

Sonraki yazı

Ekibimizin Masalsı Kalemi ile Minik Bir Söyleşi: Rabia Elif Özcan