Bir Fragman: İstanbul Kırmızısı

Orhan Pamuk Resimli İstanbul isimli kitabına dair açıkladığı, “…Beni eski fotoğraflara bağlayan daha ince zevk ise, bazı duyguları yeniden yaşamak, kendimi bir an hâlâ o zamanlarda yaşıyormuş gibi hissetme ihtiyacı idi. Evet, o zamanlar dünyanın dışında, kenarda, önemsiz hayatlarımız vardı!…”  sözleri ile geçmişini neden hatırlama ihtiyacı hissettiğini ifade etmeye çalışıyordu. …

DEVAMI →

Kendi İçine Doğru Bir Yolculuk: Julieta

Pedro Almodóvar, İspanyol sinemasının dünyaya tanıtılmasında en önemli rolü oynayan ve kullandığı ilham verici üslupla dikkat çeken bir yönetmen. Kadınları çok iyi tanıyan Almodóvar, son filminde de yine bir kadın karakter üzerinden ilerliyor. Julieta (2016), kendini yineleyen bir dünyada, verdiği kararların sonuçlarıyla yüzleşen bir kadının, birey olarak karşılaştığı olumsuz yaşam …

DEVAMI →

Mucizenin Rengi – Muhammad: The Messenger of God

“…şiir öyle bir bahçedir ki siz orda geçirdiğiniz süre boyunca mutlaka sizden bir şey düşürürsünüz. Sonra o şeyinizi ararsınız, ha, orda düşürdüm deyip o bahçeye tekrar gidersiniz, orda kaldığınız sürede başka bir şey düşürürsünüz ve devamlı olarak o bahçeye girer çıkarsınız. Şiir böyle bir şeydir.” İsmet Özel The Message (1976), …

DEVAMI →

Bir Fragman: Julieta

Konu Almodovar olunca, mesele hep bir büyük açtıracak kadar derin. Bu kural usta yönetmenin son uzun metrajı Julieta’da (2016) da değişmemişe benziyor. Festival izleyicilerini griye paye bırakmaksızın “siyah” ve “beyaz” olarak ikiye bölen film, 28 Ekim’de vizyona girdi. Julieta, kocası Xoan’ı kaybettikten sonra kızı Anita ile arasında bir uçurum oluşur. …

DEVAMI →

En Dipteki İnci Gibi: Detachment

“Ve hayatımda, aynı anda hiç böylesine kendimden kopmuş ve bir o kadar da kendimde hissetmemiştim. “ Albert Camus Kendisi en dipte olmasına rağmen, dibe batmış bir başkasını ayağa kaldırmaya gücü yeter mi insanın? Tüm varoluş sancılarını girdiği kapının dışında bırakıp da karşısındaki bütün umutsuz gözlere var olmanın güzelliğini aşılamaya çalışması …

DEVAMI →

Sinema ve Futbol Kesişim Kümesinin Nadide Bir Elemanı: The Damned United

“Ülkedeki en iyi menajer olduğumu söyleyemem ama kesinlikle ilk birdeyim.” Malumunuz, ana akım sinemanın üzerindeki Amerikan hegemonyasından ötürü spor filmleri genel itibariyle beyzbol, Amerikan futbolu, basketbol yahut boks üzerinden kendine bir alan yaratmaktadır. Zira Amerikalılar için futbol “soccer”dır ve her daim ikinci veya üçüncü plandadır. Hâl böyle iken ülkemizde ve …

DEVAMI →

53. Uluslararası Antalya Film Festivali İzlenimleri – Tereddüt: Bir Kadın Filminden Fazlası

Yeşim Ustaoğlu’nun son filmi Tereddüt’ün (2016) Türkiye’deki ilk gösterimi Antalya Film Festivali’nde yapıldı. Önceki filmleriyle çıtayı çok yükseğe taşıyan yönetmenin, başta Pandora’nın Kutusu (2008) olmak üzere, filmlerinde hikâyelerimizi, dertlerimizi, aklımıza hiç gelmeyecek hikâyelerin içinde, gözümüzün daha önce hiç alışık olmadığı görüntüler eşliğinde anlatmasına alıştık. Tereddüt’ü de büyük beklentilerle izledik ve her …

DEVAMI →

53.Uluslararası Antalya Film Festivali İzlenimleri – Rauf: “Pembe Ne Renktir?”

Rauf (2016) filminin Türkiye’deki ilk gösterimi Nisan ayında, 35. İstanbul Film Festivali’nde gerçekleştirildi. Antalya Film Festivali’nde ise Ulusal Yarışma Bölümü’nün güçlü adaylarından biri olan film, daha önce yönetmenliğini veya senaristliğini üstlendikleri herhangi bir filmi bulunmayan bir ekibe ait. Filme adını veren Rauf, Kars’ın bir köyünde ailesiyle yaşamını sürdüren, ilkokul çağında bir …

DEVAMI →

Filmekimi 2016 İzlenimleri- The Happiest Day in the Life of Olli Mäki: Mutluluk, Ne Zaman?

Joseph Campbell’in formüle ettiği ‘erkek kahramanın yolcuğu’ şablonunu sinemada yeşertmek için uygun olan toprağın bulunduğu coğrafyalardan biri de ‘boksör hayatı’. Campbell’ın ‘sıradan kahramanının’ serüvene çağrılmasıyla çıktığı yolculuğunda karşılaştığı akıl hocası, engeller, ödüller, sınavlar, dostlar, düşmanlar, sanırım Hollywood’un uzun yıllardır elini boks merkezli filmlerin omzundan neden indirmediğinin belki de cevaplarından biridir. …

DEVAMI →

Filmekimi 2016 İzlenimleri – On the Milky Road: Yılanın Süt İçtiği

Bosna Savaşı’nın devam ettiği günlerde bir dağ köyü. Bu köyde yaşayan ve savaşın içinde olan insanlar; onlarla birlikte kuşlar, kazlar, tavuklar, koyunlar, yılanlar, sinekler, kelebekler… “İyi de hemen her filmin içinde yok mu zaten doğa ve hayvanlar, hele de Kusturica’dan bahsediyorsak?” diye sorabilirsiniz. Elbette varlar ama yönetmenin bu son filminde, …

DEVAMI →