Graduation: Biz ve Onlar

Dünyanın kötü bir yer olduğuna dair şaşmaz inancımız beraberinde keskin bir ayrımı da getirir: Biz ve Onlar. Biz, dürüst, namuslu, çalışkan ve yardımsever insanlar;  Onlar düzenbaz, yalancı, açgözlü ve merhametsiz insanlar. Dünyayı kötü kılan Onlar’dır, Biz ise kendimizi tüm bunlardan korumaya, kendi küçük güzel dünyamızda onların kötülüklerinden kaçarak yaşamaya çalışırız. …

DEVAMI →

Bir Hatıra Bahçesi: Ekşi Elmalar (2016)

Kimi eserler, sahibinin diğer tüm birikimine mâl olacak kadar iz bırakır hafızamızda. Dostoyevski Suç ve Ceza’dır, Beethoven 9. Senfoni; Da Vinci’de Mona Lisa’yı görmek isteriz, Poe’nun adıysa Kuzgun’u çağırır… Her sanatçının böyle bir “altın eser”i vardır; çarpıcıdır, yoğundur, büyüleyicidir. Sanatçının gözbebeği olan bu eser, yaratıcısının sanat tarihinde tehlikeli bir dönüm …

DEVAMI →

Gidiyom Ben Gül Fatma – Mommo: Kız Kardeşim

İki kardeş… Biri Ahmet, biri Ayşe… Ahmet Ayşe’ye anne, baba, abi, kardeş ve geri kalan her şey. Ayşe abisine hayata tutunacak tek dal sanki. Hayatın onlara sormadan büyüttüğü çocuklardan ikisi sadece, seyre daldığımız ve canımızı acıtan bu iki kardeş. Elleri soğan kokuyor, kardeşinin yanında ağlamıyor, çikolatasını yiyemiyor ve ayağına yeni …

DEVAMI →

Tüm Bildiklerinizi Unutun: Arrival

Sinemada aynı şeyleri görmekten çok mu sıkıldınız? Artık farklı bir şeyler mi görmek istiyorsunuz? O zaman, Arrival (2016) tam size göre! Incendies (2010), Enemy (2013), Prisoners (2013) gibi filmlerle adına iyiden iyiye aşina olduğumuz başarılı yönetmen Dennis Villeneuve’nın son filmi, sinemayı neden sevdiğimizi hatırlatan, doygunluk hazzını bize son raddede hissettiren …

DEVAMI →

Bilinmeyen Kişilerin Bir Garip Soygun Hikâyesi: I Soliti Ignoti

Filmleri altı kez Oscar’a aday gösterilen, İtalyan tarzı komedinin üstadı, yönetmen Mario Monicelli’nin kariyerinin en iyi işlerinden biri olan I Soliti Ignoti’de (1958), yönetmenin komedi yeteneklerini keşfettiği Vittorio Gassman ve Marcello Mastroianni’nin yanı sıra yan rolde efsanevi komedyen Toto’yu görürüz. Henüz üstünden çok zaman geçmemiş olan İkinci Dünya Savaşı’nın ağır …

DEVAMI →

Biutiful: Yazarken Yaptığımız Hataları Yaşarken Telafi Edebilir Miyiz?

Amores Perros (2000), 21 Grams (2003), Babel (2006) ve Birdman (2014) gibi başarılı filmlere imza atmış usta yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun dördüncü uzun metrajlı filmi Biutiful (2010); diğer filmlerde izlemeye alıştığımız, gerek yaşam tarzı, maddi olanaklar, gerekse kişilikler bakımından birbiriyle ilgisi olmayan, apayrı hayatları bir şekilde kesiştirme konusunda ustalaşmış hikâye …

DEVAMI →

Bir Düğünün Ortasında Kalakalmak: Benim Adım Feridun

Aşk acısını size anlatacak birçok afili cümle kurabilir, yakışıklı benzetmeler yapabilirim artık. Artık diyorum, çünkü ben de yeni tattım da ondan. Mahir Ünsal Eriş’in Olduğu Kadar Güzeldik isimli kitabında yer alan hikâyelerden biri olarak sinemaya uyarlanan Benim Adım Feridun (2016), yönetmenliğini Çağan Irmak’ın yaptığı, başrollerini ise Halil Sezai Paracıkoğlu ve …

DEVAMI →

Bir Fragman: İstanbul Kırmızısı

Orhan Pamuk Resimli İstanbul isimli kitabına dair açıkladığı, “…Beni eski fotoğraflara bağlayan daha ince zevk ise, bazı duyguları yeniden yaşamak, kendimi bir an hâlâ o zamanlarda yaşıyormuş gibi hissetme ihtiyacı idi. Evet, o zamanlar dünyanın dışında, kenarda, önemsiz hayatlarımız vardı!…”  sözleri ile geçmişini neden hatırlama ihtiyacı hissettiğini ifade etmeye çalışıyordu. …

DEVAMI →

Kendi İçine Doğru Bir Yolculuk: Julieta

Pedro Almodóvar, İspanyol sinemasının dünyaya tanıtılmasında en önemli rolü oynayan ve kullandığı ilham verici üslupla dikkat çeken bir yönetmen. Kadınları çok iyi tanıyan Almodóvar, son filminde de yine bir kadın karakter üzerinden ilerliyor. Julieta (2016), kendini yineleyen bir dünyada, verdiği kararların sonuçlarıyla yüzleşen bir kadının, birey olarak karşılaştığı olumsuz yaşam …

DEVAMI →

Mucizenin Rengi – Muhammad: The Messenger of God

“…şiir öyle bir bahçedir ki siz orda geçirdiğiniz süre boyunca mutlaka sizden bir şey düşürürsünüz. Sonra o şeyinizi ararsınız, ha, orda düşürdüm deyip o bahçeye tekrar gidersiniz, orda kaldığınız sürede başka bir şey düşürürsünüz ve devamlı olarak o bahçeye girer çıkarsınız. Şiir böyle bir şeydir.” İsmet Özel The Message (1976), …

DEVAMI →