35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri: Gülün! Bu Bir Emirdir-Güneşin Altında

Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız insanlar ona o kadar fazla inanırlar. Joseph Goebbels Nazi Almanya’sının en önemli isimlerinden biri olan Joseph Goebbels’in bu sözünü bilmeyen yoktur sanırım. Faşist yönetimin ikinci adamı Goebbels, Nazi düşüncelerini halka empoze etmek amacıyla şu an emperyalist ülkelerin de sıklıkla kullandığı propaganda sistematiğini yaratan …

DEVAMI →

35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri: Haklıyız, Kazanacağız – Mavi Bisiklet

Ümit Köreken ve Nursen Çetin Köreken’in ilk filmi, Türk-Alman ortak yapımı Mavi Bisiklet (2016) geçtiğimiz Berlin Film Festivali’nde Kristal Ayı için yarışmıştı. Bu yıl da festival kapsamında Ulusal Yarışma bölümünde Altın Lale için yarışacak. İç Anadolu’da Akşehir’in bir kasabasında, deyimin tam anlamıyla yaşam savaşı veren Ali (Selim Kaya) ve ailesinin …

DEVAMI →

35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri – Kendi Sonunu Hazırlayan Güzel İnsanlık: Fısıldayan Yıldız

“Nefret” trilojisiyle (Love Exposure (2008), Cold Fish (2010), Guilty of Romance (2011)) ve 12. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde de gösterilen The Land of Hope (2012) filmiyle hatırlayabileceğimiz Sion Sono, 2015’te altı filmin yönetmenliğini yaptı. Bu altı filmden çoğunun senaryosu da Sono’ya ait. The Whispering Star (orijinal adıyla Hiso hiso …

DEVAMI →

35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri – Kapalı Gişe: “Örgütlenmeliyiz”

Bu yazı, festival izlenimi olsa da esasen ülkemizde bağımsız sinema direnişini farklı mecralardan destekleme derdiyle yazılmıştır. Kapalı Gişe: Türkiye’de Tekelleşen Film Dağıtımı, fikri Sivas (2014) filminin yönetmeni Kaan Müjdeci’ye ait, Türkiye’de sinema sektörünün tekelleşmesini anlatan bir belgesel. Aslında, belgeselden ziyade sektöre ilişkin güncel verilerin sunulduğu bir röportajlar videosu denmeli belki. …

DEVAMI →

35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri- Çöl, Toz ve Rock’n’Roll

Canımız ciğerimiz, on bir festivalin sultanı İstanbul Film Festivali nihayet başladı. Havaların yavaşça ısınmaya başladığı, doğadaki renklerin daha bir canlandığı şu günlerde İstanbul da ayrı bir güzel oluyor. Şehrin en güzel zamanları festival zamanları kesinlikle. Film festivalleri olmasa bir Nijer, filmini hangi dağıtıcı, hangi salonda vizyona sokacaktı? O yüzden film …

DEVAMI →

34. İstanbul Film Festivali İzlenimleri – Sessiz Kalp: Başarılı Bir Melodramın Ötesinde

Ötenazi konusuna zaman zaman kafa yorsam da bu yazı, ötenazi hakkında değil. Zaten Sessiz Kalp‘in (Stille Hjerte/Still Heart – 2014) de ötenaziyi tartışmak gibi bir derdi yok. Bu bıçak sırtı konuyu amaç değil, araç olarak kullanan film; duygu sömürüsüne çok bulaşmadan karakterlerine odaklanan başarılı bir melodram. Taşradaki iki katlı evlerinde …

DEVAMI →

34. İstanbul Film Festivali İzlenimleri – Dış Ses

Ilusiones Opticas (2009) ile tanıdığımız yönetmen Christian Jimenez, 3 yıl önce 31. İstanbul Film Festivali Uluslararası Yarışma’da izlediğimiz Bonsai (2011) ile dikkatleri üzerine çekmişti. Christian Jimenez’in Toronto’da prömiyerini yapan yeni filmi Dış Ses (La Voz en Off – 2014) 35 yaşındaki Sofia’nın hikâyesini konu alıyor. Sofia, çok sevdiği iki çocuğuyla …

DEVAMI →

34. İstanbul Film Festivali İzlenimleri – H.: Gerçeküstü Gerçekler

Bugüne kadar çekilmiş filmlerde çoğunlukla göktaşının dünyaya düşmesinden sonra yaşanan felaketleri, beraberinde gelen uzaylı yaratıkları, oluşan dev dalgalarla sular altında kalan kentleri izledik. Rania Attieh ve Daniel Garcia ikilisinin yönetmenliğindeki H. (2014) ise, New York yakınlarındaki Troy kasabasına düşen göktaşının, o bölgede yaşayan insanların zihinlerinde yarattığı yıkımları anlatmayı tercih ederek …

DEVAMI →

34. İstanbul Film Festivali İzlenimleri – Hırsızın Gözleri: Kahramanlara İhtiyacımız Var; Çünkü Mücadelemiz Hiç Bitmeyecek!

Şehrin havasını değiştiren İstanbul Film Festivali’nin bitmesine artık sayılı günler var. Her sene büyük bir heyecanla beklenen ve “Bu iki hafta nasıl geçti?” dedirten festivalde, bu sene “Yarışma Dışı” kategorisinde gösterilen Hırsızın Gözleri (Eyes of a Thief – 2014), şaşırtıcı sadeliği ve samimi anlatımıyla festivalin iyi filmlerinden biri. Yönetmen koltuğunda …

DEVAMI →

34. İstanbul Film Festivali İzlenimleri – Bir Takım Olarak ‘Kızıl Ordu’

Buz hokeyi hakkında bildiğiniz tek şey ”buzda oynanması” bile olsa bu belgesel ilginizi çekecek. 85 dakika boyunca hikâyeye kapılıp gitmeniz, yönetmen Gabe Polsky’nin başarısında saklı. Kızıl Ordu (Red Army – 2014) belgeseli, tüm iyi yapımlar gibi, birey ölçeğinden genel bir insanlık durumuna ışık tutarken seyirciye Sovyet Rusya dönemini görme fırsatı …

DEVAMI →