Haberler

Karl Marx’ın Gençliği Beyazperdeye Uyarlanıyor!

Haitili Raoul Peck’in yönetmen koltuğunda oturduğu film, Engels ile beraber yazdıkları Komünist Manifesto’yla komünizmin kurucularından sayılan Marx’ın gençlik dönemlerini beyazperdeye taşıyor!

The Young Karl Marx

Alman filozofun 1830-1848 yılları arasındaki gençlik dönemini kapsayacağı film, Marx’ın Paris ve Brüksel’deki günlerini, aristokrat eşi Jenny von Westphalen ve yakın arkadaşlarından Friedrich Engels ile olan ilişkilerini ele alıyor. Haitili yönetmenin 1965’te Sovyetler Birliği’nde çekilmiş Marx ve Engels’in hayatını anlatan Yaşamın Bir Yılı adlı filmden 50 yıl sonra çekilecek Le Jeune Karl Marx’ın 2016 yılının yaz aylarında gösterime girmesi bekleniyor.

Belçika, Fransa ve Almanya ortak yapımı olan filmin internet sitesinde verilen özeti ise şu şekilde;

“26 yaşındaki Karl Marx, eşi Jenny ile birlikte sürgün yoluna düşer. Marx 1844 yılında Paris’te bir sanayicinin oğlu olarak Britanya işçi sınıfının acılı doğumunu araştırmış Friedrich Engels ile tanışır. Gösterişli kıyafetler giymeyi seven Engels, Karl Marx’ın yeni dünya görüşündeki eksik parçayı tamamlar. Birlikte sansür, polis baskısı, isyanlar ve siyasi kalkışmalar arasında modern çağ boyunca gelişecek olan işçi hareketine önderlik edeceklerdir.”

Marx rolünde August Diehl, Engels rolünde ise Stefan Konarske’nin oynayacağı filmin senaryosunu ise yönetmen Raoul Peck, Pascal Bonitzer ile birlikte yazmış. Yönetmen Peck’in Kongolu ulusal devrimci önce PAtrice Lumumba’nın hayatını anlattığı Lumumba, ve Ruanda soykırımını ele aldığı Kara Nisan adlı filmlerinden sonra Le Jeune Karl Marx’ı heyecanla bekliyoruz. Her ne kadar Türkiye’de gösterime girmesi beklenmeyen bir film olsa da…

Erdem Cerrah

Erdem Cerrah

1992 Ağustos’unda Eskişehir’de doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik Bölümü mezunu. Akşam yatmak, sabah da kalkmak bilmeyen bir insan. Çocukluğundan beri tam bir basketbolsever. Filmler ise vazgeçilmezi. Fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başladığı şu sıralarda izlenmesi gereken filmler, okunması gereken kitaplar ve dinlenmesi gereken müzikler arasında sıkışıp kalmışlık hissini tatmakta.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Önceki yazı

Chill-Out Festival İstanbul’da Yer Alacak İsimler Belli Oldu!

Sonraki yazı

35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri: Yerinde Duramayan Bir Mekân Anlatısı