Bozkır İnsanının Bireysel Sineması: Kümes

Sinemayı öğrendiği ustası Zeki Demirkubuz’a teşekkürlerini, ilk uzun metrajlı filmi Kümes’le (2015) sunan Ufuk Bayraktar, başrollerini Hasibe Eren ile paylaştığı filminin senaryosunu, ana, analık, doğurganlık ve bereket kavramları üzerinden kuruyor. Gerek filmin kadrajları, gerekse sinematografisi, benimsenen kapalı ve sembolik anlatımı desteklerken, seyirci olarak yakalayabildiğiniz detaylar üzerinden filmi anlamlandırmanız gerekiyor. Film …

DEVAMI →

Bilinmeyen Kişilerin Bir Garip Soygun Hikâyesi: I Soliti Ignoti

Filmleri altı kez Oscar’a aday gösterilen, İtalyan tarzı komedinin üstadı, yönetmen Mario Monicelli’nin kariyerinin en iyi işlerinden biri olan I Soliti Ignoti’de (1958), yönetmenin komedi yeteneklerini keşfettiği Vittorio Gassman ve Marcello Mastroianni’nin yanı sıra yan rolde efsanevi komedyen Toto’yu görürüz. Henüz üstünden çok zaman geçmemiş olan İkinci Dünya Savaşı’nın ağır …

DEVAMI →

Sinema ve Futbol Kesişim Kümesinin Nadide Bir Elemanı: The Damned United

“Ülkedeki en iyi menajer olduğumu söyleyemem ama kesinlikle ilk birdeyim.” Malumunuz, ana akım sinemanın üzerindeki Amerikan hegemonyasından ötürü spor filmleri genel itibariyle beyzbol, Amerikan futbolu, basketbol yahut boks üzerinden kendine bir alan yaratmaktadır. Zira Amerikalılar için futbol “soccer”dır ve her daim ikinci veya üçüncü plandadır. Hâl böyle iken ülkemizde ve …

DEVAMI →

Filmekimi 2016 İzlenimleri – Hunt for the Wilderpeople: Tupac Dostum, Yanımda Kal!

Aylaklık, hırsızlık, yere tükürme, ateşe verme, kırıp dökme, duvara yazı yazma… Bunlar Ricky Baker’ı özetleyen suçlardan yalnızca birkaçı. Islah evine tıkılmasına ramak kala yeni koruyucu ailesinin yanına gönderilen Ricky, koruyucu annesi Bella’dan gelen, bu zamana dek görmediği aile saadetine ve samimiyete, bir sıcak su torbası kılığında kavuşur. Ancak film, daha …

DEVAMI →

Fil’m Hafızası Yazarlarının ‘Rüzgârda Salınan Nilüfer’ İzlenimleri

Polat Öziş: Harikulade Tespitlerden Oluşan Hikâyecikler Toplamı 2010 yılında çektiği Çoğunluk filmiyle muhafazakâr orta sınıfın gündelik hayat dertlerine eğilen Seren Yüce, bu sefer kamerasını ekonomik açıdan biraz daha rahat olan “Beyaz Türkler”e odaklıyor. Hikâye, her ne kadar temas ettiği detaylar konusunda harikulade tespitler barındırsa da, bir film olarak bütünü yakalayamıyor. …

DEVAMI →

O Şehirde Büyük Rüzgâr Vardır: The Salt of the Earth

İnsanlığın sesleri hep birbirine karışır. Vızıltı, müzik, duman ve is, toplamında bir büyüye varır. Satırların birbiri üzerine dizildiği bu hikâyede sen eksilirsen, herkesin düşme ihtimali artar. Piramitlerin, Babil Kulesi’nin, Kral Solomon’un madenlerinin inşasının, insanlık tarihi için çalışan, topraktan gelen ve toprağa dönen zamanın hikâyesi bu. Sınıf, kültür, mezhep ayrımı olmaksızın …

DEVAMI →

Gelecek Uzun Sürer(2011)

2008 yılında, Artvin’li genç bir yönetmen, yakın dönem sinemamızın en iyi ilk filmlerinden biri olarak nitelendirilen Sonbahar’ı çekip çok sayıda ödül aldığında, bu toprakların anlatacağı öykülerin henüz tükenmediğine bir kez daha şahit olmuştuk. Politik sinemamızın taze bir başyapıtı olarak akıllara kazanan Sonbahar’dan sonra Özcan Alper ‘e ve onun sinemasına yönelik …

DEVAMI →

Güzelliğin Operasındaki Hayalet: Open Your Eyes

“Gözlerini aç” Alejandro Amenábar, yönetmenlik serüveninin ikinci uzun metraj denemesini işte bu sözcüklerle başlatıyor. Bir rüya, bir kâbus, bir cennet, bir cehennem, yüzler ve maskeler ortaya saçılıyor birden. “Gözlerini aç” Uyanmak… Ama nasıl bir dünyaya? Daha da önemlisi, nasıl bir hayata? Gerçek duygulardan, gerçek ilişkilerden hayatı boyunca kaçmış Cesar’ın hikâyesi …

DEVAMI →

Bir Yankesici Ruhunu Arıyor: Pickpocket

Michel’in eli cebimizde. Cüzdanları yoklayan ellerin ve gözlerin ahengiyle kalabalıklara karışıyor Bresson’un kamerası. Alabildiğine ifadesiz yüzlerin arasında Michel ceket ceplerini yokluyor. Hırsızlığı sanata dönüştürmenin ruh hâline bürünürken; bir yetkinlik ve tatmin aracı bulmaktan çok benliğini katman katman bizlere açan yolları ortaya çıkarma arayışına dönüştürüyor cepleri yoklamayı. Bu aracı para mı, …

DEVAMI →

Kameraya Akü Bulamıyorlar, Geyik Mi Bulacaklar?: Neden Tarkovski Olamıyorum…

“İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun, filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir.” Andrey Tarkovski Sinemayı sevmenin, senaryo yazıp kusursuz teknik bilgiye ve yaratıcı güce sahip olmanın sinema yapmaya yetmediği bir ülke burası. Tarkovski’nin uzun ve düşünsel …

DEVAMI →