Marmara Sinema Kulübü’nden Ufuk Bayraktar Söyleşisi

Kurulduğu günden bugüne Marmara Üniversitesinde sosyal hayatı zenginleştirmek için çeşitli film ve belgesel gösterimleri yapan, söyleşiler düzenleyen bir öğrenci topluluğu olan Sinema Kulübü bu kez ünlü oyuncu Ufuk Bayraktar’ı misafir edecek. Ufuk Bayraktar’ın oyunculuk kariyeri tesadüfi olarak babasının Cihangirdeki kahvesinde Zeki Demirkubuz tarafından keşvedilmesiyle başladı. Sonrasında Nuri Bilge Ceylan, Semih …

DEVAMI →

Paris Perdeye Taşınıyor: Giusy Pisano ile Kent ve 7. Sanat

Bu gün bildiğimiz anlamdaki sinemanın doğuşu 1985’te Fransa’da gerçekleşti. Lumiere kardeşlerin ilk gösterimlerden sonra sinema, Georges Méliès’in, Pathé’nin ve daha birçoklarının Paris yakınlarında kurulan stüdyoları ile kenti adeta sardı. 1936’da ise Cinémathèque Française ile ilk sinefiller, autor yönetmenlik ve yepyeni film kuramları Paris’te ortaya çıktı. Sayısız filmin teması, dekoru ve müziği olmuş …

DEVAMI →

Yeni Dalganın Kadın Yönetmeni, Agnes Varda Söyleşisi

Fransız Yeni Dalga sinemasının tek kadın yönetmeni, Yeni Dalga’nın “babanesi” AgnèsVarda 90 yaşına merdiven dayamış olmasına rağmen üretmeye devam ediyor. 1955 yapımı ilk filmi La Pointe Courte‘den sonra, belgeselden kurmacaya kırka yakın filme imza attı. Film türlerinin arasında eşikleri kaldırarak oyun oynamayı seven Varda ile yeni nesil belgesel yönetmenlerinden Kirsten Johnson …

DEVAMI →

Önce İyi Bir Okur Olmak: Yekta Kopan ile Söyleşi

  Mutlaka benim yaşlarımda biriyle yapmışsınızdır böyle bir söyleşiyi, fakat öncelikle ben 94 doğumlu biri olarak sizi nasıl hatırladığımdan bahsetmek isterim. Çünkü 90’lı yıllarda doğan neredeyse her çocuğun hayatında önemli bir yere sahipsiniz. Ben sizi küçükken tanımıyordum tabii, sesinizi biliyordum sadece. Şirinler’deki Güçlü Şirin, Çarli‘deki Afakan, Çılgın Bediş‘teki Oktay, Buz …

DEVAMI →

Türk Sinemasının Kızıl Saçlı Kadını Derya Alabora ile Söyleşi

Kızıl saçlarıyla nam salmış, agresif ve bir o kadar da tatlı rollerin kadın oyuncusu Derya Alabora ile Hollywood yapımı filminden, ilk kez denediği korku filmine kadar keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. E.U. Oynadığınız filmlerin ortak özelliği bol ödül almaları. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? Zaten iyi projelerde mi rol alıyorsunuz yoksa sizinle mi …

DEVAMI →

Sinematografisini Karnavala Çeviren Yönetmen: Derviş Zaim ile Söyleşi

Rüya (2016) filmini biraz anlatabilir misiniz? Bu yaratım sürecine çıkmanıza ne vesile oldu?  Derviş Zaim:  Rüya, İstanbul’da yaşayan bir kadın mimarın hikâyesini ele alıyor. Kadın bir mimarlık taahhütlük ofisinde çalışmaktadır. Sevdiği işi yapmamaktadır. Aslında performans, enstelaslasyon sanatçısı olmak amacındadır. Şartlar zordur, yapamamaktadır. Günümüzde yaşayan çoğu insan gibi günü kurtarmak için …

DEVAMI →

Baskı Ve İkiyüzlülüğün Yarattığı “Saklı” Alanlar

Filmin yaratım süreci nasıl gelişti? Bir olaydan mı etkilendiniz, yoksa yaptığınız gözlemler sizi bu senaryoyu yazmaya mı itti? Selim Evci: “Saklı”yı  2010’un sonu gibi yazmaya başladım. Bazen sosyal medyada gördüğün bir  haber, bazen tanık olduğun bir olay etkili oluyor. Aslında sadece çevrene bakman yeterli. Tabii yaptığım bu gözlemleri de senaryonun …

DEVAMI →

Irmak Karasu ile Edifice Üzerine Söyleşi

Öncelikle sizi tanıyarak başlayalım. Bilgi Üniversitesi’nde Sinema TV ve Psikoloji okumuşsunuz. Aslında bilinen 2 kısa filminiz daha var. Okul projeleri olarak mı başladılar? Eski filmlerinizi de bulabiliyor muyuz? Evet, iki arkadaşımla birlikte okul için bir ödev hazırlarken aklımıza dansçılarla çalışma fikri geldi. Ödevi heyecanla yaptık fakat hiç beğenilmedi, epey üzüldüğümüzü …

DEVAMI →

Kısadan Uzuna Doğru Bir Söyleşi : Abdurrahman Öner

2012 yılında çektiği Buhar kısa filmiyle, yerli ve yabancı festivaller başta olmak üzere adından sıkça söz ettiren Abdurrahman Öner ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Buhar filmini farklı kılan unsurlardan ülkemizde kısa film sektörünün durumuna ve yeni uzun metraj projesi Ay Dede’ye kadar birçok konuyu konuştuğumuz bu söyleşiden keyif almanız dileğiyle. …

DEVAMI →

Bu Istırap İhtiyarlamaz: Ufuk Erden ile O’nsuz Filmi Üzerine Söyleşi

Yas; kimi zaman çığlık, kimi zamansa sessiz bir ağıt. Victor Hugo’nun, “Çocuğunu kaybeden bir anne için her gün ilk gündür; bu ıstırap ihtiyarlamaz.” sözünden hareketle, Türkiye’nin yedi bölgesinden, evladını kaybetmiş yedi direnen annenin hayatına sessiz bir tanıklık O’nsuz (2015). Tüm engellemelere, sansüre ve bulunamayan desteğe rağmen sesini duyurmaya çalışan filmin …

DEVAMI →