Terry Gilliam’dan Güzel Haber: “Quixote Vive!”

Terry Gilliam 17 yıllık çalışmaların, olumsuz sonuçlanan teşebbüslerin ve oyuncu değişikliklerinin ardından “The Man Who Killed Don Quixote“u tamamladığını sonunda duyurdu.   Filmi Miguel de Cervantes’in ölümsüz eserinden ilham alarak “Lost in La Mancha” belgeselini uyarlayan Gilliam, bu haberi güzel bir kutlamayla Facebook’tan duyurdu: “Uzun süren sessizlik için üzgünüm. Kamyonu …

DEVAMI →

Terry Gilliam, Don Kişot’un Çekimlerine Bir Kez Daha Başladı

Monty Python and The Holy Grail, Brazil, Twelve Monkey, Fear and Loathing in Las Vegas gibi filmlerin yönetmeni Terry Gilliam’ın, ilk olarak 1998 yılında hayata geçirmek için kolları sıvadığı ancak devamını getiremediği The Man Who Killed Don Quixote projesinin çekimlerine tekrar başladığı öğrenildi. Johnny Depp’in de rol alması planlanan ilk …

DEVAMI →

Perdeye Yansıyan Rüyalar: Hikâyesi Bilinç Sınırlarını Aşan 11 Modern Film

Rüyalar bizim için yaşamlarımızı derinden etkileyen ama günümüzde dahi tam olarak çözmeyi başaramadığımız bir gizem olmaya devam ediyor. Belki de bu nedenle uyku sırasında deneyimlediğimiz sır dolu bu dünya birçok sanat alanında olduğu gibi sıklıkla sinemada da ifadesini bulmuştur. Zaman zaman derinlere bastırılan arzuları, zaman zaman da en çekinilen korkuları …

DEVAMI →

The Zero Theorem (2013, Yön: Terry Gilliam)

The Zero Theorem, future-retro modasının hâkim olduğu yakın gelecekten bize seslenen bir Terry Gilliam filmi. Yönetmenin geleceğe dair düşüncelerini izleme fırsatı bulduğumuz filmde, kapitalizmin egemenliği altına girmiş, 80lerin renklerinin ileri teknolojiyle birleştiği, yer yer absürtleşen bir dünya ile karşılaşıyoruz. Ütopya/distopya türlerinin temeli olan işleyen sistem ile sorgulamayı bırakmış ve halinden …

DEVAMI →

Sinemada Akımlar 2: Gerçeküstücü Filmler

Bu ayki dosyamızda sizlere Birinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında Avrupa’da ortaya çıkan bir sanat akımının, sürrealizmin sinemadaki yansımalarından örnekler sunmak istedik. Sürrealizm, Türkçe adıyla gerçeküstücülük akımı (ya da kimilerinin verdiği isimle üstgerçekçilik) Birinci Dünya Savaşı’nın yol açtığı yıkım, kaos ve vahşet ortamına karşı bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Aralarında Andre …

DEVAMI →

The Meaning of Life (1983)

İngilizlerin haşarı, sivri dilli, absürd mizah ekibi Monty Phyton bu kez bizleri alıp, hayatın anlamını bulmak üzere yola çıkartıyor. Terry Jones ve Terry Gilliam’ın yönettiği, 7 bölümden oluşan The Meaning of Life’ta ekip, kendine has esprileri ile doğumdan başlayarak ölüme kadar farklı konulara değiniyor. Monty Phyton her zamanki gibi sözünü …

DEVAMI →

The Adventures of Baron Munchausen (1988)

“Akıl çağı” 18. yüzyıl Avrupası’nda geçen hikaye, dönemin anlayışından oldukça uzak. Savaşın yıkımına uğramış ve Türklerin kuşatmasındaki belirsiz bir Avrupa şehrinde Baron Munchausen’in maceralarının anlatıldığı bir tiyatro oyunu oynanmaktadır. Bu sırada kendisinin gerçek Baron olduğunu iddia eden bir adam oyundaki hataları eleştirir ve gerçekte olanları anlatmaya başlar. Bu hikayelerde ona …

DEVAMI →

The Fisher King (1991)

Terry Gilliam evreninin çok fazla bilinmeyen bir parçası olan The Fisher King, kaba ve umursamaz radyo programcısı Jack’in, programının sürekli bir takipçisine düşünmeden söylediği sözler sonucunda yaşananların Jack’in hayatını nasıl değiştirdiğini konu alıyor. Kendi sözlerinin sebep olduğu olaydan 3 yıl sonra Jack hayattan umudunu kesmiş bir halde intihar etmek üzereyken, …

DEVAMI →

The Crimson Permanent Assurance (1983)

Terry Gilliam’ın 1983 yılında yüksek bir bütçeyle çektiği ve Monty Python’s The Meaning of Life isimli filminin açılışında gösterilen bu kısa film, 1984 yılında BAFTA Ödülleri’nde “En İyi Kısa Film” dalında aday gösterilmiştir. Dönemin geleneksel korsan filmlerinden aldığı referans ile parodik göndermeler yapan film, Londra’da faaliyet gösteren The Crimson Permanent …

DEVAMI →

Brazil (1985)

Birçok eleştirmen tarafından en başarılı bilim-kurgu filmlerinden biri olarak gösterilen Brazil, Time Bandits ve Twelve Monkeys gibi filmlerden de hatırlayacağımız Terry Gilliam’a ait ödüllü bir yapım. Filmde, gereksiz derecede karmaşık bir teknoloji ile despotça yönetilen toplumun bir üyesi olan Sam’in özgürce yaşayacağı, hayallerindeki kadını bulacağı bir dünyaya olan özlemine ve …

DEVAMI →