Bir Rüya İçin Ağıt: Midnight Cowboy

1960’larda özellikle televizyonun yaygınlaşmasının da etkisiyle stüdyo sisteminin gücünü yitirmesi bağımsız sinemacıların yolunu açmış ve böylece ana akım sinemanın geleneksel anlatı ve sinema kodlarının dışına çıkan filmler yapılmaya başlanmıştır. Aynı yıllarda Avrupa sinemasında dönemin özgürlükçü ve radikal toplumsal, siyasal hareketleri filmlerin konusunu oluştururken ya da filmleri siyasallaştırırken, Amerikan sinemasında bu …

DEVAMI →

Bir Yalnızlık Figürü Olarak Anayurt Oteli’nin Zebercet’i

Acımasızlığın, şiddetin ve haksızlığın kol gezdiği bir düzenden kendini soyutlayarak bir kasabaya gizlenmiş bir oteldir, Anayurt Oteli. Ve doğumundan itibaren dünyanın dışladığı Zebercet’in (Macit Koper) sığındığı güvenli yuvasıdır. Hiçbir yere ait olamama ve kimse tarafından kabul görememe Zebercet’in doğumuyla başlayıp ölümüne dek peşini bırakmayan bir marazdır adeta. Yedi aylıkken anasının …

DEVAMI →

Mavi ya da Hüznün Konçertosu; Trois Couleurs: Bléu

“Evrensel öyküler ve temalar anlatmak istiyorum, ama özel yaşamdan parçalarla.” Krzysztof Kieslowski “İnsanları birleştiren o kadar çok şey var ki. Senin ya da benim kim olduğumuz hiç fark etmez, senin dişin ya da benim dişim ağrıdığında aynı acıyı duyarız. İnsanları birbirine bağlayan duygulardır çünkü ‘sevgi’ sözcüğünün anlamı herkes için aynıdır.’Korku’nun …

DEVAMI →

Redemption+Shorts (Kefaret+Kısalar, 2013, Miguel Gomes)

Redemption (Kefaret, 2013, Miguel Gomes) Deneysel ve yenilikçi bakış açısıyla sinemaseverlerin takdirlerini ve beğenilerini  kazandığı Tabu’dan sonra merakla yeni filmlerini beklediğimiz Portekizli yönetmen Miguel Gomes, İstanbul Film Festivali’nde Redemption+Shorts’la seyirciyle buluşmaya başladı. Tabu’da ve diğer kısa filmlerinde olduğu gibi Redemption(2013)’da da geçmişin mitleri ve masalları fonda yer alırken, dört farklı …

DEVAMI →

Özel Dosya: Söz Uçar Tape Kalır

Varlığınızın kutsanması ya da lanetlenmesi bir anda olur da kim olduğunuzu sonsuzlaştırmaya yetmez. Sadakatle ihanet arasında, dürüstlükle riyakârlık arasında, yalanlarla gerçekler arasında tek bir tercih bulunur. En mutlak kanıtlar dahi savunma mekanizmasının dipsiz bataklıklarında yitip gider kahramanlar ve hainler kim bilir kaçıncı kez yer değiştirirken. Çünkü tamamen objektif olabilmek diye …

DEVAMI →

33. İstanbul Film Festivali Önerileri

Bu yıl 5-20 Nisan arasında düzenlenecek olan 33. İstanbul Film Festivali’nin biletleri 22 Mart itibariyle satışa çıktı. Her yıl yolunu gözlediğimiz festival bu yıl Lars von Trier’den Wes Anderson’a, Terry Gilliam’dan Tsai Ming-Liang’a, Lukas Moodysson’dan Denis Villeneuve’a, Xavier Dolan’dan Cristi Puiu’ya, Alain Resnais’den Miguel Gomes’e, Aleksey German’dan Andrzej Wajda’ya kadar …

DEVAMI →

Zihinlere Dayatılan Duvarlar: La classe operaia va in paradiso

“Besin denilen bir hammaddeyi alırsınız; vücuttaki farklı makineler bunu işler; ve diğer yandan son ürün çıkar… Bok! İnsan mükemmel bir küçük bok makinesidir. Yazık ki bu ürünün pazarı yok. Yoksa hepimiz birer kapitalist olurduk.” Elio Petri’nin bir fabrika ve bu fabrikanın işçilerinden Massa’nın özelinde, İtalya’daki üretim sürecinin modernleşmesinin işçi sınıfı …

DEVAMI →

Özel Dosya: Sinemanın Emekçi Kadınları

“Kadına şiddete hayır!” diyor ve her alanda olduğu gibi cinsiyette de eşitlik olması için buradan sesimizi yükseltiyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü göz önüne alarak bu ayki dosyamızı sinemanın emekçi kadınlarına ayırdık. Dramlarıyla, neşeleriyle, sebatkarlıklarıyla ve daha birçok farklı yönleriyle öne çıkan beyaz perdenin bu güçlü kadınlarını incelemenize fırsat veren …

DEVAMI →

The Piano: Özgürlüğünü Arayan Kadının Sesi

Piyano, kadının ataerkil düzene başkaldıran, direnen, kendini özne olarak var etmeye çalışan kimliğinin bir simgesi, vücudunun bir parçası, sessiz çığlıklarıdır. Jane Campion’a ‘Altın Palmiye ödülünü kazanan ilk ve tek kadın yönetmen’ unvanını getiren üç Oscar ödüllü The Piano (1993) Ada adında dilsiz bir kadının özgürlük arayışını; kendi kimliğini bulma, cinselliğini …

DEVAMI →

Özel Dosya: 20 Ülke 20 Film 2013

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine birbirinden farklı yirmi ülkeden yılın öne çıkan filmlerini bir araya getirerek kimi insanlığın basit gerçeklerini fantastik dünyalara taşıyan, kimi deneysel girişimlerle anlatı sanatına yenilikler getirmeyi amaçlayan, kimi ise hakikati en yalın haliyle yansıtarak bizleri farklı coğrafyalardan farklı insanların hayatlarına ortaklık etmeye çağıran filmlerle buluşturmak istedik …

DEVAMI →