Welt am Draht (1973)

Rainer Werner Fassbinder’in 16 yıla irili ufaklı 44 film sığdırdığı kariyerinin en ayrıksı yapıtlarından biri olan Welt am Draht, aslen iki bölümlük bir televizyon filmi olsa da, her açıdan bu tanımın dışına taşıyor. Bir mühendisin, yürütücüsü olduğu sanal yaşam programıyla ilgili şüphelerinin peşinden gitmesiyle içinde kaldığı durumu ve karşılaştığı şok …

DEVAMI →

Under The Skin (2013)

Birth, Sexy Beast filmlerinden ya da Massive Attack ve Radiohead kliplerinden hatırlayacağımız Jonathan Glazer, Under The Skin (2013)’de Scarlett Johansson’ı film noir tarzı yapımlarda sıkça rastlanan femme fatale bir karakter ile karşımıza çıkarıyor. Kırmızı ruju ve üzerindeki kürk mantosuyla, yol kenarında otostop çeken insanları toplayan Laura, bizi bir süreliğine İskoçya’nın …

DEVAMI →

The Saragossa Manuscript (1965)

Polonyalı yazar Jan Potocki’nin Türkçe’ye de çevrilmiş romanından uyarlanan film, Napolyon Dönemi’nde bir savaş esnasında, Zbigniew Cybulski tarafından canlandırılan ana karakterin bir el yazması bulmasıyla başlayan olayları takip eder. Film, göz alıcı bir siyah beyaz görsellikle desteklenen masalsı atmosferi, hikaye içinde hikaye şeklinde özetlenebilecek yapısıyla kusursuz bir uyum göstererek seyircinin …

DEVAMI →

The Secret Life of Walter Mitty (1947)

Hem yaratıcı, hem temiz kalpli hem de çok yetenekli Walter Mitty’nin annesinin kuzusu, patronunun kölesi ve nişanlısının kandırılmışı olarak sürdürdüğü edilgen hayatında tek kaçış noktası maceradan maceraya atıldığı hayalleridir. Ünlü bir dergi grubunda düşüncelerinin kaymağını yiyen patronun müstakbel damadı olarak yaşlanırken hayallerindeki güzel gerçekten karşısına çıkar, hem de çok esrarengiz …

DEVAMI →

Her (2013)

Yakın bir gelecekte, teknolojinin ilerlediği, modern tasarımların yaşam alanlarına girdiği, iş tanımlarının konformizme daha fazla hizmet ettiği, kozmopolit bir şehirdeyiz. Theodore Twombly (Joaquin Phoenix) ile ilk karşılaşmamız dokunaklı bir monologla başlıyor. Onu tanıdıkça yalnızlığına, pişmanlığına ve hüznüne tanık oluyoruz. Aynı bizim gibi yeni aldığı işletim sistemi de hep onun yanında, …

DEVAMI →

Fantastic Voyage (1966)

İmkansız diye bir şey var mıdır? Eğer ulaşmak istediğimiz amaç için gerçekten inanıyorsak bunu başarabilir miyiz? Bu soruların cevaplarını arıyorsanız “Fantastic Voyage” doğru adres! Filmde, bir suikast girişimi sonucunda komaya giren önemli bir diplomatın nasıl kurtulacağını ve kurtarma aşamasını adeta soluksuz izliyoruz. O an için deneme aşamasında olan ve bilim …

DEVAMI →

Gravity (2013)

Açılış sahnesinde etrafı çepeçevre saran muazzam bir karanlıktan yeryüzünün renklerini izleyen astronotlarla özdeşleşir sinema salonundaki izleyiciler. Uzay, sessiz, huzurlu, özgür ve hatta keyiflidir radyodaki şarkılarla. Doktor Ryan (Sandra Bullock), bu ilk görevinde bir USA mekiğini tamir ederken, emekliliğinden önceki son görevinde olan Matt Kowalski (George Clooney) uzayda dolaşma rekorunu kırmaya …

DEVAMI →

Şahmaran (1993)

Daha en başından “bir varmış bir yokmuş” ile başlayan film, cama boyanan bir şahmaran resmi eşliğinde, binlerce yıldır İstanbul’un altında bulunan hazinelerin hikayesini anlatıyor. Hikayeleri anlatansa Yusuf’un dedesi. Eski bir define avcısı olan fakat yıllardır hiçbir şey bulamayan, en nihayetinde Haliç kıyısında kahvehane işleten bir dedenin anlattığı hikayelerle büyüyen ve …

DEVAMI →

Pitch Black (2000)

“Uyku halindeyken beynin büyük çoğunluğunun uyuduğu söylenir, ilkel olan tarafı hariç – hayvansı olan tarafı.” Işığın ve insanların varlığı tehlikeyi gölgeler, bireydeki ölüm korkusunu öteler, güven verir. ‘Zifiri karanlık’ ise tam tersidir, ölümü hatırlatır. Bilim-kurgu ve aksiyon filmlerinin başarılı yönetmeni David Twohy’nin yönetmenliğini yaptığı Pitch Black, bireyleri ‘tehlikeli’ olarak ötekileştirip …

DEVAMI →

Life of Pi (2012)

Yönetmen Ang Lee’nin bu görkemli filmi büyülü bir hikayenin sinemaya nasıl uyarlanabileceğinin en güzel örneklerinden birisi. Film, Yann Martel’in 2001 yılında yayınladığı ve ertesi yıl Man Booker Ödülü’nü kazanan aynı isimli romanından uyarlanmıştır. Piscine Molitor’un ailesi Hindistan’ın bir zamanlar Fransa sömürgesinde olan bölgesi Pondicherry’de bir hayvanat bahçesi sahibidir. Haliyle Pi …

DEVAMI →