Me and Earl and the Dying Girl (2015)

Lise arkadaşlarıyla pek anlaşamayan Greg (Thomas Mann), zamanının çoğunu arkadaşı Earl’le (RJ Cyler) birlikte film izleyerek ve klasik filmlerin parodilerini çekerek geçirir. Film, Greg’in kanser teşhisi konan sınıf arkadaşı Rachel’la (Olivia Cooke) arkadaşlık etmeye başlamasıyla değişen yaşamını ve yakın ilişkiler kurmayı öğrenmesini, ergenlik dönemine ilişkin zorluklarla birlikte trajikomik şekilde anlatır. …

DEVAMI →

Win Win (2011)

Sıradanlık sıra dışılık mıdır yoksa teybe takılmış bir kaset bandının kendini aynı şarkıdan kurtaramaması mı? Vasatın rahatlığı, çoğu zaman hiç beklemediği yerden bozulur. Vasatlıktan veya monotonluktan kurtulmak için mücadele edenler, ateşleyici bir unsur olmaksızın bu durumun içinden çıkamazlar. Mike (Paul Giamatti), toplumun ona önerdiği kader basamaklarını başarı ile çıktıktan sonra …

DEVAMI →

Er ist wieder da (2015)

Ölümünden 70 yıl sonra dünyaya dönerek kendini Berlin’de bulan Adolf Hitler (Oliver Masucci), karşılaştığı yeni dünya düzenine ayak uydurmakta pek zorlanmaz. Almanya, ekonomik durumu ve göçmen sorunlarıyla onun başa geçtiği döneme benzemektedir. Herkes ona, Hitler kılığına girmiş çok başarılı amatör bir komedyen olarak bakar; o ise eski gücüne kavuşma derdine …

DEVAMI →

Eddie The Eagle (2015)

Eddie çocukluğundan itibaren olimpiyatlarda boy göstermek isteyen bir sporcudur. Bu uğurda birçok branşı deneyen Eddie, nihayetinde kayakla atlamada karar kılar. Ancak daha gideceği uzunca bir yol, öğreneceği çokça şey vardır. Bunun için de tüm kayakla atlama şampiyonlarının antrenmanlarını yaptığı Almanya’ya doğru yola çıkar. Burada yolunun eski efsanevi kayakçılardan Bronson Peary …

DEVAMI →

Le Tout Nouveau Testament (2015)

The Brand New Testament (2015), Jaco Von Dormael’in, 2009 yılında gişede büyük zarar yaptığı Mr.Nobody filminden sonra tekrar yönetmenlik koltuğuna oturduğu yapımıdır. Türkiye’de seyirciyle ilk defa Filmekimi Festivali (2015) ile karşı karşıya gelen filmde; anlatım tarzı ve hikâyedeki alt metinlerin yoğunluğu, Jaco Von Dormael’in yönetmenliği kadar kaleminin de kuvvetli olduğunu …

DEVAMI →

The Invention of Lying (2009)

The Invention of Lying (2009), daha önce The Office ve Extras dizilerinden tanığımız Ricky Gervais’e aittir. Filmin yönetmenliğini yapmasının yanı sıra hem başrolde oynamıştır hem de senaryoyu oluşturan hikâyeyi yazmıştır. Yalan kavramının var olmadığı ütopik bir dünyada geçen filmde, herkes mutlak bir şekilde doğruyu söylemektedir. Filmde; 13.yüzyıl yazarı olarak çalışan …

DEVAMI →

Taxi Teheran (2015)

Hükümet tarafından film çekmesi yasaklanınca İranlı yönetmen Jafar Panahi bir taksiye atlar, şoför koltuğuna geçer ve kamerasını çalıştırır. Panahi’nin kayıt tuşuna basmasıyla birlikte Tahran şehrinin sokakları bir anda küçük taksinin içine dolar. Artık taksinin taşıdığı yalnızca insanlar değil, aynı zamanda gündemde yer alan cezalar, televizyon dizileri, Woody Allen filmleri, insanların …

DEVAMI →

Poulet Aux Prunes (2011)

2007 yılında Cannes Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü ile dönen Persepolis‘in yönetmenleri Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud’un 2011 yılında vizyona giren filmleri Poulet aux prunes, ülkemizde ilk olarak 31. İstanbul Film Festivali’nde gösterilmiştir. Azrail’i Beklerken adıyla Türkçeye çevrilen film, Tahran’da yaşayan müzisyen Nasser Ali Khan’ın neredeyse tüm hayatını verdiği ve …

DEVAMI →

Adam’s Apples (2005)

Kuzey Avrupa sinemasının başarılı yönetmeni Anders Thomas Jensen’ın yazıp yönettiği Adam’s Apples, hiciv dolu replikleriyle yer yer güldürse de bir dram filmi aslında. Ülkemizde ilk olarak 25. İstanbul Film Festivali’nde gösterilen filmde alkolik bir kadın, neo-nazizm ile kafayı bozmuş bir adam, akıl sağlığı pek yerinde olmayan bir peder, obez bir …

DEVAMI →

Wilbur Wants to Kill Himself (2002)

Wilbur sürekli ölmek isteyen ve bunun için her türlü intihar yolunu deneyen birisidir. Fakat hiçbir denemesinde başarılı olamaz. Kardeşi Harbour ise onun için endişelenir. Wilbur’un yine kendini öldürmeyi denediği günlerden birinde, kendilerine babalarından kalmış olan sahafa bir kadın girer. Harbour çok geçmeden bu kadına âşık olur. Wilbur’un psikoloğu, ona en …

DEVAMI →