37. İstanbul Film Festivali: Beast (2017) – Touch Me Not (2018)

Hayalden Korkular: Beast (2017) “Aileme, benim için yaptıkları her şey için teşekkür etmek istiyorum. Sizi affediyorum.” 37. İstanbul Film Festivali’nin gerilim dolu filmlerinden biri de etkileyici hikâyesiyle Beast (2017). Baştan sonra gerilimi hissettiren film, seyircinin merak duygusunu kaşıyor. Beast, Moll (Jessie Buckley) isimli problemli bir kadına odaklanıyor. Geçmişi karışık, belirsiz …

DEVAMI →

37. İstanbul Film Festivali: Disobedience (2017)

Una mujer fantastica (2017) ile 2018’de “Yabancı Dilde En İyi Film” Oscar ödülünü kazanan Şilili yönetmen Sebastian Lelio’nun son filmi olan Disobedience (2017), her ne kadar 37. İstanbul Film Festivali’nin en merak ettiğim yapımlarından biri olsa da, festivalin izlediğim diğer filmleri arasında en zayıf yapım oldu benim için. New York’ta …

DEVAMI →

37. İstanbul Film Festivali: Lean on Pete (2017)

Andrew Haigh; Greek Pete (2009), Weekend (2009), 45 Years (2015) ve Looking (2014-2015) dizisinin devamı niteliğinde olan televizyon filmi Looking: The Movie (2016) gibi filmlerinden sonra, 37. İstanbul Film Festivali kapsamında nihayet son filmi Lean on Pete (2017) ile çıkıyor karşımıza. Üstelik film aynı zamanda festivalin de açılış filmi. Lean …

DEVAMI →

37. İstanbul Film Festivali: Madeline’s Madeline (2018)

Josephine Decker’ın üçüncü uzun metraj filmi olan Madeline’s Madeline, festivalin en özel ve çarpıcı filmlerinden. On altı yaşında, annesi ve kardeşi ile birlikte yaşayan ve bir performans sanatçısı olan Madeline, karşılaştığı her şeyi eksiksiz bir şekilde canlandırabilecek kadar yetenekli; aynı zamanda karşılaştığı şeylerin “kendi içine girmesine” izin verecek kadar değişime, farklı …

DEVAMI →

37. İstanbul Film Festivali: İnanç Seninle Başlar – The Prayer (2018)

Sizi kurtaracak olan kendinize duyduğunuz güven mi yoksa Tanrı’ya karşı gösterdiğiniz sadakat midir? Red Lights (2004) ile tanıdığımız Fransız yönetmen Cedric Kahn bizi Fransa kırsalında kendini anlamaya çalışan bir grup gencin ortasına bırakıyor. Herkesin kendisinde var olan bir zayıflığı tanıyabileceği The Prayer‘da zaman kavramı uzayıp akan bir dereden farksız. Film  uyuşturucu, alkol, …

DEVAMI →

37. İstanbul Film Festivali: Ayrılığın Macerası- Der Kuchenmacher (2017)

Sevdiğiniz insanı en fazla ne kadar süre görmemeye katlanabilirsiniz? Peki ya bir gün ondan hiç haber alamazsanız, o zaman ne yaparsınız? Der Kuchenmacher (2017) ile tüm heyecanımız ve merakımızla bu soruların peşine düşüyoruz. Berlin’de çalıştığı kafede oldukça beğenilen ve lezzetli pastalar yapan Thomas; İsrailli ve evli olan, ama sık sık …

DEVAMI →

37. İstanbul Film Festivali: Baba Olmak Ne Demektir -Three Peaks (2017)

Anne ve çocuğun arasındaki bağın kutsal olduğu söylenir. Kendini annesinin bir parçası, onun bir uzantısı olarak gören çocuk annesi ve arasına girebilecek her türlü yabancıya bütün kuvveti ile karşı koyar. Annesinin ve onun bütün sevgisinin kendisine ait olması gerektiğine inanarak aile içerisinden ya da dışarıdan gelen bir güç ya da …

DEVAMI →

37. İstanbul Film Festivali: Ya Hepsin ya da Hiç – You Were Never Really Here (2017)

Seyircinin karşısına en son 2011’de We Need to Talk About Kevin ile çıkan Lynne Ramsay’nin son filmi olan You Were Never Really Here (2017), başarılı senaryosu ve yönetmenlik anlayışıyla 37. İstanbul Film Festivali’nin en dikkat çeken yapımlarından biri. Seks ticareti amacıyla kaçırılan küçük kızları kurtararak geçimini sağlayan Joe (Joaquin Phoenix) …

DEVAMI →

37. İstanbul Film Festivali: Soğuk Siyaset “Dovlatov”

1971 yılının Kasım ayında Leningrad’da Rus öykü yazarı Sergey Dovlatov’u merkeze alarak Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin politikalarına ve dönemin entelektüellerinin karşılaştığı zorluklara ışık tutan Dovlatov (2018) filminin yönetmen koltuğunda Aleksey German Jr. oturuyor. Film kitapları ölümünden sonra basılmış Dovlatov’un yazın hayatı ve özel yaşantılarına odaklansa da biyografik bir filmden ziyade …

DEVAMI →

35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri: Gülün! Bu Bir Emirdir-Güneşin Altında

Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız insanlar ona o kadar fazla inanırlar. Joseph Goebbels Nazi Almanya’sının en önemli isimlerinden biri olan Joseph Goebbels’in bu sözünü bilmeyen yoktur sanırım. Faşist yönetimin ikinci adamı Goebbels, Nazi düşüncelerini halka empoze etmek amacıyla şu an emperyalist ülkelerin de sıklıkla kullandığı propaganda sistematiğini yaratan …

DEVAMI →