Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Sinema Yazıları Özel Dosyalar

Yine Olsa Yine İzlerim: Sinemada Remake Filmler

Fil'm Hafızası Fil'm Hafızası
7 yıl önce
Özel Dosyalar, Sinema Yazıları
Okuma Süresi: 28 min
0
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Insomnia (Yön. Christopher Nolan, 2002)

Karanlığın gizeminden yararlanıp izleyicide heyecan yaratmak gerilim filmlerinin olmazsa olmazıdır. Merak unsuru ön plandadır ve olay örgülerindeki beklenmedik gelişmelerle hikâyeye tat katılır. Genellemelerin arkasına sığınmak yerine ışığın rahatsız edici berraklığını kullanarak saklanamamak duygusunu ana karakterine yedirmek için farklı bir yol izleyen Insomnia, adeta her sahnesiyle içimize işleyen bir yapım olmayı başarıyor. Norveçli Erik Skjoldbjærg’in yönetmen olarak ilk defa çıkış yaptığı ve senaryosunu Nikolaj Frobenius ile kaleme aldığı Insomnia (1997), etkileyici hikayesiyle alkışı hak ediyor. Tansiyonu her daim yüksek tutmayı başaran yönetmen, eleştirmenlerden yüksek not alması ve 2002 yapımı filme ilham vermesi açısından da hafızalarımızda yer edinmeyi başarıyor.

Film, dört yıl sonra Christopher Nolan tarafından yeniden çevriliyor. Yıl, yönetmen ve ülke farkı olmasına rağmen Nolan’ın gözüyle daha çarpıcı bir hale gelen film, hemen hemen aynı hikâye üzerinden ilerliyor. Fakat birçok remake gibi ana hikâyenin basit bir yansımasından çok, ince düşünülmüş ve çok katmanlı karakterleriyle daha sağlam temellere oturturmuş bir yapım olarak ortaya çıkıyor. Öyle ki eleştirmenlerden de iyi not alan ve övgüye layık görülen filmin senaryosu Robert Westbrook tarafından kitaplaştırılıyor.

Al Pachino, Robin Williams ve Hilary Swank’in başrollerinde oynadığı Insomnia (2002), başarılı bir Los Angeles dedektifi olan Will Dormer ve partneri Hap Eckhart’ın bir cinayeti araştırmak için Nighmute, Alaska’ya gelmelerinin ardından yaşananları konu alıyor. Ana olay örgüsü, kararmayan hava nedeniyle günlerce uykusuz kalan Dedektif Dormer’ın üzerine yüklenen stresin de etkisiyle verdiği yanlış kararlar ve sonuçları üzerinden ilerliyor.

İki film arasındaki farklılıklar daha ilk sahnelerden göze çarpıyor. Norveç yapımı Insomnia’da Will Dormer, daha bireysel, ne yaptığını bilmeyen, cinsel dürtülerini kontrol edemeyen ve sıkıntılarını daha çok kendi içerisinde çözümlemeye çalışan bir dedektif olarak karşımıza çıkıyor. Film boyunca da bize kendisini tam anlamıyla ifade edemediği gibi içinde bulunduğu kedi fare oyunundaki ipuçlarını bulmak yerine bunların tesadüfen karşısında belirmesi izleyiciyi tatmin etmiyor.

2002 yapımı filmde ise üzerinde etraflıca çalıştığı karakter Dedektif Dormer ve daha fazla sahne süresi verdiği katil Walter Finch’in ‘zorunlu’ arkadaşlığını filmin merkezine alan Nolan, arka plana eklediği müziklerle de izleyiciyi her daim gergin tutmayı başarıyor. Dormer’ı ilk filmde canlandıran Stellan Skarsgård’a kıyasla ikinci filmde yaşça büyük Al Pachino’yu başa geçirerek dedektifi yorulmuş ve geçmişinde yaptığı bir takım utanç verici sırlarının ağırlığıyla omuzları çökmüş biri olarak karşımıza çıkarıyor. Karakterlerin duygularının daha net izleyiciye yansıdığı, yan karakterlerin olay örgülerinin daha iyi kurgulandığı ve Dormer’ın üzerindeki baskının arttığı filmde kullanılan flashbackler (geriye dönüş) de sahnelerin tek boyutlu olmasını engelliyor. Karakterlerin dönüşümlerinin tamamlanmasıyla daha tatmin edici bir sonla veda eden filmin bir iki sahnesinin de Seven’dan (1995) alıntılar olması dikkat çekiyor. İlk filmdeki parlak ve beyaz renklere kıyasla daha gri ve donuk renk seçimine giden Nolan, janrın gerekliliklerini sonuna kadar yerine getiriyor.

2002 yapımı filmi daha sonradan izlediği söyleyen 1997 Insomnia’nın yönetmeni Erik Skjoldbjærg, Nolan’ın hikâyenin aslına sadık kalarak ana filmi incitmeden fazlasıyla emek verilmiş bir remake çekmesinden dolayı mutlu olduğunu ve filminin Nolan gibi bir yönetmenin elinde evrilmesinden dolayı şanslı hissettiğini söylüyor.

Efsane Karayılanoğlu Toka

Fil'm Hafızası

Sayfa 6 / 13
Önceki1...567...13Sonraki
Etiketler: A Star Is Bornadrian lynebradley cooperbrian de palmacameron crowechristopher nolanfahrenheit 451George Millergreta gerwigInsomniaInvasion of the Body Snatcherskenneth branaghLadj LyLes MiserablesLittle Womenlolitaluca guadagninoMad Max: Fury Roadmartin scorsesephilip kaufmanramin bahraniscarfaceSleuthSuspiriaThe Departedvanilla sky
Fil'm Hafızası

Fil'm Hafızası

YazarınDiğer Yazıları

    5. Ayvalık Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

    5. Ayvalık Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

    3 Eylül 2026
    29. Uçan Süpürge’de Kaçırılmaması Gereken Filmler

    29. Uçan Süpürge’de Kaçırılmaması Gereken Filmler

    2 Haziran 2026
    45. İstanbul Film Festivali Günlükleri- 10

    45. İstanbul Film Festivali Günlükleri- 10

    18 Nisan 2026
Sonraki Yazı
Tribeca Film Festivali’ne Sayılı Günler Kaldı

Tribeca Film Festivali'ne Sayılı Günler Kaldı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

MUBI Fest İzlenimleri

MUBI Fest İzlenimleri

Tuba Büdüş
7 Eylül 2026

Başka Türde Sevmek: Hüznün Derisi (2026)

Başka Türde Sevmek: Hüznün Derisi (2026)

Rabia Elif Özcan
5 Eylül 2026

Ayvalık Uluslararası Film Festivali 2026 Programı Açıklandı!

Ayvalık Uluslararası Film Festivali 2026 Programı Açıklandı!

Ekin Taneri
3 Eylül 2026

5. Ayvalık Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

5. Ayvalık Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

Fil'm Hafızası
3 Eylül 2026

Sinemada Doğum Sonrası Anne Ruhsallığının İzleri

Sinemada Doğum Sonrası Anne Ruhsallığının İzleri

Zeynep İlay Erken
16 Ağustos 2026

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In