Bir Konuşma Dinledim, Hayatım Değişti: Söylev Filmleri

Sinema sanatını diğer sanatlardan ayıran en büyük özellik, yansıtıldığı o beyazperdeye görüntüyü, renkleri, hareketi olduğu kadar sesleri ve kelimeleri de taşımasıdır. Bu anlamda pek çok sanatı bünyesinde harmanlayışı, belki sinemayı nispeten zor kılan özelliklerdendir de. Çünkü onu sanat kılan, sadece görüntüyü ustaca yansıtması değil; aynı zamanda bu malzemeye eşlik edecek …

DEVAMI →

Benim Hâlâ Umudum Var (Özel Dosya)

“Güzel günler bizi bekler” diyor Alanson umut kokulu şarkısında. Sıkışık duvarların arasında umuda kapı aralıyor. Ama kapıdan geçebilmek için önce anahtara sahip olmak gerek; karanlığın kör ettiği anda ışığı görebilecek gözlere, bazı kelimelerin gücüne tutunacak bir dimağa ve inanca sahip olmak gerek. Sahi, şarkıda da geçtiği gibi “eyvallah” sözcüğünü ne …

DEVAMI →

Kadından Filmler [Özel Dosya]

Bir filmden beklentiniz nedir? Sizi eğlendirmesi mi yoksa derinlemesine düşündürmesi mi? Esasen yedinci sanat olarak kabul gören sinemanın çoğu zaman birinci önceliği, izleyenlerinde farkındalık yaratmaktır. Bu yeri geldiğinde didaktik bir şekilde yeri geldiğinde ise lirik bir duruşla belirebilmektedir. Pekâlâ, bahsettiğimiz farkındalık bu dosyanın neresinde? Öncelikle şunu belirtmek lazım ki; ataerkil …

DEVAMI →

İlk Göz Ağrıları Bir Başkadır [Özel Dosya]

1895, Fransa. Babaları, resim öğretmenliğinin ardından fotoğrafçılığa başlamış olan Louis ve Auguste Lumiere kardeşler, genç yaşta fotoğrafçılık ve görsel sanatla tanışmanın da etkisiyle bir düşü paylaşmaktadır: tek karelik fotoğrafları bir araya getirerek hareketi perdeye yansıtmak. Bu, elektrik ve ışığın devrim niteliğindeki keşif döneminde bir tarihin de başlangıcı olacaktır. Kardeşler bu …

DEVAMI →

Sinemada Gösterme Sanatı: Belgeselin Biyografisi [Özel Dosya]

  İnsan, yaptığı her eylemle sanatın öznesi olduğu kadar, en önemli objesidir aynı zamanda. Çünkü sanat duvarları, insanın elleriyle, diliyle, gözüyle örülürken beden, bir araç hâline gelir; eller portrelere dönüşür, dil bir mürekkep deryası, göz de dünyanın, kendi yansımasını bulduğu bembeyaz bir perde olur. Görüntü yoluyla anlatma ve gösterme sanatı …

DEVAMI →

Yaşlı Kıta Avrupa: Avantgarde Cinémathèque [Özel Dosya]

İlk dönem Avantgarde filmlerin 1920’lerde, ressam ve fotoğraf sanatçıları tarafından yapıldığını düşündüğümüzde, İsveçli ressam Viking Eggling, Alman ressam Hans Richter, Alman ressam ve mimar Walter Ruttmann, Fransız ressam Fernand Léger, Fransız ressam ve kolajcı Marcel Duchamp, Alman ressam Oskar Fischinger, İspanyol ressam Salvador Dali ve Londra’da film yapan Yeni Zelandalı …

DEVAMI →

Oldies But Goldies: 70’ler ABD Sineması [Özel Dosya]

1970’ler politik anlamda dünya ekseninin yön değiştirdiği bir devir olarak addedilir. Mao’nun ölümü, Demir Leydi Margaret Thatcher’ın Birleşik Krallık’ın başına geçmesi, İran Devrimi, BAAS rejiminin Ortadoğu’da ipleri eline alması, OPEC krizi nedeniyle petrol üzerinden dünyaya hükmeden büyük ekonomik çalkantılar, Latin Amerika’nın gördüğü en tehlikeli diktatörlerden Pinochet’nin yükselişi, Vietnam artçılları, Kıbrıs …

DEVAMI →

‘A’ De Bakayım, Şimdi Bir de B-Movie [Özel Dosya]

Sinema terminolojisine ‘Double Bill’ – tek seferde gösterilen iki film/iki film birden – olarak giren B-Movie (B-Film), başlı başına ayrı hayal dünyalarına açılan bir kapı. Çok limitli imkânlarla çekilen B tipi filmlerin resmedilebileceği veya herhangi bir tanımlamaya sokulabileceği keskin çizgileri ise bulunmamakta. Fakat aklınıza hemen ‘Grindhouse’ tanımlı, izbe salonlarda gösterilen …

DEVAMI →

Winter Is Coming: İskandinav Sineması [Özel Dosya]

  Sert iklim koşullarının etkisiyle bir nevi karanlık dehlizlere hapsolan, doğayla etkileşim hâlinde kalıp gelgitler yaşayan ve ruhları bu yönde şekillenen karakterleriyle meşhur İskandinav Sineması, henüz keşfetmemiş olanlar için engin bir deniz. Minimal, yalın, varoluşçu yaklaşımıyla birçok ülke sinemasından ayrılan ve Victor Sjöström, Mauritz Stiller, Ingmar Bergman, Carl Theodor Dreyer …

DEVAMI →

Sinemada Akımlar 5: Yeni Dalga – Yaşasın Sinema!

Kral tekrar göz kırptı, kasap bir adım öne çıktı. Etraftaki ses kesildi. Pro Patria est, dum ludere videmur. (Mavi-kırmızı-sarı kızlar takımı) (Sigara içmek yasak, yanmamış sigaraları parmaklamak yasak.) İki görevli, kasabın bisikletine bindi. (Gerekli nedensellik.) Bir görevli cop getirdi; limon renginde, balon gibi kabarmış. (Elinizdekilere sahip çıkın!) The Onion/ Kurt …

DEVAMI →