Bir Antik Yunan Efsanesi: Agamemnon’un Dilemması ve Kutsal Geyiğin Ölümü

Hayal gücünün sınırları yoktu. Efsaneler yarattı. Bu efsaneler asırlarca anlatıldı, yetmedi sahnelendi, yazıldı ve çizildi. Homeros’un İlyada ve Odysseia’sı, Shakespeare bırakılan en büyük mirastı belki de. Bu miras katlanarak büyüdü ve biz onu Lanthimos’un katı kurallarla işleyen dünyasında izledik. Homeros’un Agamemnon’u farkında olmadan Artemis’in kutsalını öldürdüğünde, Lanthimos’un Steven’ının aynı hataya …

DEVAMI →

Babasız Bir Çocuğun Annesi Hakkında Her Şey: Todo Sobre Mi Madre (1999)

–Dün akşam annem bana bir fotoğraf gösterdi. Yarısı kayıptı. Söylemek istemedim ama benim hayatımda onun yarısı gibi kayıp.   Doğduğumuz andan itibaren hayatımıza yön vermeye başlayan ebeveynlerimizin varlıklarının fazlalığını duyumsadığımız zamanlar elbette ve ne yazık ki olmuştur. Fakat, eksikliği hakkında hiç düşündük mü?  Bir çocuk için, insan yaşı kaç olursa …

DEVAMI →

Biz Şarkılarımızı Söyleyelim : Inside Llewyn Davis

  Bizi, hep parlamayı pek de başaramayan talihsiz kahramanlar ile buluşturan Coen Kardeşler, Inside Llewyn Davis (2013) ile 60’lı yılların New York’unda yükselmeye çalışan bir folk müziği sanatçısının yolculuğuna ortak ediyor. 60’lı yılların Amerika’sında tutunmaya çalışan, fakat değeri çok sonra anlaşılan folk müzik sanatçısı Dave Van Ronk’un hayatından uyarlanan Inside …

DEVAMI →

Dişi Kuşun Yuvası: Grey Gardens (1975)

Doğu Hampton’un eski ailelerinden Beale’ların hikâyesine bizi davet eden Grey Gardens (1975), Maysles kardeşlerin kendi oluşturdukları direct cinema akımının tekniklerini kendi anlatım dilinde barındırıyor. Anne kızın dış dünyadan tamamen soyutlanmış hayatlarına sızan çekim ekibi, onların günlük yaşamlarının bir parçası hâline gelerek Beale’ları en doğal hallerinde yakalamaya çalışmış. Grey Gardens adına tezat …

DEVAMI →

Kraliçeye Yer Açın: Queen of Versailles (2012)

Lauren Greenfield’ın çekimlerine 2007 yılında başlayıp 2010 yılına kadar devam ettiği Queen of Versailles (2012) Siegel ailesinin yaklaşık 3 yılını bir saat kırk dakikaya yoğunlaştırıyor. Bu süre içinde Greenfield için büyük bir şans ancak, aile fertleri ve Amerika’nın geri kalanı için bunalım günlerinin habercisi olan 2008 ekonomik krizi baş gösteriyor. …

DEVAMI →

Kulak Verin, Size “İnsan”ı Anlatacağım: Spirit

Sahip olduğumuz kelimelerin geçerli olmadığı bir mekâna doğru ilerliyoruz. İnsanın, karmaşık iletişim sistemleri kurmak ve yaşadığı çevreyi kontrol altına almak için oluşturduğu “yapay soyutluk”, artık burada hükümsüz kalıyor. Güçler dengesi, en temelde yer alan hayatta kalma içgüdülerinin terazisinde kuruluyor; dolayısıyla politik üstünlükler, ekonomik ayrıcalıklar, sosyal statüler, bu dünyanın dimağına yabancı …

DEVAMI →

Uzun Soluklu Bir Ölümün Öyküsü (I): Khadak (2006)

Bir. İki. Üç… On iki. On iki. On iki! Ucunu hangi yöne çevirmiş olursa olsun, evet; tarih, tekerrürden ibarettir. Çünkü “başlangıç” ve “son”, her hikâyenin kaderidir ve bir döngünün olmazsa olmaz parçalarıdır. Fakat, ya feleğin tekeri bir gün çukura takılır ve döngü, yoluna devam etmezse? En yükseğe çıkan ok gibi, …

DEVAMI →

Siberpunk Estetiğini Biçimlendiren Rastlantı: Blade Runner (1982)

Bilimkurgu, Istvan Ronay Jr.’a göre, dış uzaydan içe doğru bir gelişim gösterir. Ellili yıllarla birlikte gündeme gelen kahramanca gezegen keşifleri, teknolojiyi fetişleştirme yaklaşımı ve sıkıntıdan arındırılmış -çoğunluğu Amerikan uzay programının bir uzantısı olan- uzay yolculukları yayılmacı bir evreye ait görünümlerdir. Bu evre, teknolojik üretim üzerinde moral açıdan da söz sahibi …

DEVAMI →

Koyu Kırmızı Gerilim: Profondo Rosso

“Bazen gördüğün şey, hayal ettiğin şeydir.” Duyulan bu sözlerden sonra gözlerinize nasıl güvenebilirsiniz? Hafızanız ya sizinle oyun oynuyorsa; ya yanlış yöne doğru çekiliyorsanız? Peki gerçeklere nasıl ulaşırsınız? Tabii ki sorunun cevabı, zaman. Bazen birden fazla kanıta ihtiyacınız vardır gerçeğe ulaşma sürecini atlatabilmeniz için. Hatta olaya dışarıdan bakan göz olmayı bırakıp …

DEVAMI →

Mesajlarıma Geç Cevap Verene Âşık Olurum: Heartbeats (2010)

2010 yapımlı Heartbeats açılışını Alfred de Musset’den bir alıntıyla yapıyor: “Il n’y a de vrai au monde que de déraisonner d’amour”, yani Türkçe karşılığıyla “Mantığın ötesindeki tek gerçek, aşktır.” Musset’nin bu sözü, Xavier Dolan’ın bize Heartbeats ile ne anlatmaya çalıştığını özetler nitelikte. Hikâyemizin ana teması bir aşk üçgeninden oluşuyor. Nicolas’a …

DEVAMI →