İyiliğin Kefaretini Ödeyen Adam: Dogman (2018)

Ülkemizde ilk kez Filmekimi kapsamında gösterilen Dogman, İtalya’nın en prestijli ödüllerinden Gümüş Kurdele’de sekiz dalda ödül alarak bu yıl İtalya’nın en çok konuşulan filmlerinden biri oldu. Daha önce Gomorra filminden de tanıdığımız yönetmen Matteo Garrone imzası taşıyan filmin oyunculuk eğitimi almamış başrol oyuncusu Marcello Fonte, Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu …

DEVAMI →

Bir Şehir Öyküsü- Bir Kader Döngüsü: Persepolis (2007)

Her biri parmak izimiz kadar eşsiz ve sonsuz olasılığa açık kaderlerimize rağmen kabul etmeliyiz ki tarih, kaçınılmaz olarak tekerrürden ibarettir; çünkü dilleri, ırkları, renkleri, inançları her ne kadar farklı olursa olsun en az iki insanın bir araya geldiği ortamda doğal bir ilişkiler stratejisi doğar. Buna göre bireyin ilk olarak karşısındaki …

DEVAMI →

Yeni Dünyanın Keşfi: Ostrov (1973)

Rus kısa film yönetmeni Fyodor Khitruk’un Cannes Film Festivali’nden En İyi Kısa Film Ödülü ile dönen animasyonu Ostrov (1973), ıssız bir ada üzerinde kurtarılmayı bekleyen bir yerlinin başına gelen tuhaf keşifler silsilesini konu alıyor. Adanın, dünyanın farklı merkezleri arasında bir uğrak yeri olması, onu konumu itibarıyla pek çok geminin seferleri …

DEVAMI →

Renkli Giysili Kadınların İsyanı: Timbuktu (2014)

                                                                                                                                                                 “Bu benim yurdum                                                                                                                                             Ve benim Timbuktum…                                                                                                                                                  Çocuklar yas tutuyor                                                                                                                                                              Ve acı çekiyor                                                                                                                                    Burası sevginin, samimiyetin                                                                                                                                                     Ve asaletin toprağı                                                                                                                                                            Öyleyse söyleyin bana,                                                                                                                                                        Çocuklar neden ağlıyor?                                                                                                                                                     Adaletsizlik, şiddet                                                                                                                                  Ve gelecek korkusu yüzünden                                                                                                                      Ağlamayı bırakın, benim Timbuktum                                                                                                                                                    Hep burada olacak” …

DEVAMI →

Bitişsiz Bir Parti: Climax (2018)

Fransız sinemasının aykırı yönetmeni Gaspar Noé’nun son meyvesi Climax (2018), seyirciyi kâbusun dar koridorlarında, kan kırmızıların boğucu ışığında uzun bir gecenin bitişsiz yolculuğuna davet ediyor ve bunu yaparken de vahşetin büyülü dünyasını dur durak bilmeksizin çalan plaklar, sinematografi harikası olarak nitelendirilebilecek uzun plan sekanslar ile hazzın kusursuz bir deneyimine dönüştürüyor. …

DEVAMI →

Muğlaklığın Gölgesinde: Güvercin (2018)

Berlin Film Festivali’nde görücüye çıkan, Sofya Film Festivali’nden en iyi yönetmen ödülüyle dönen Banu Sıvacı’nın ilk uzun metrajlı filmi Güvercin (2018), Türk sinemasında kendisine özgün bir yer edinmeyi başardı. Anne ve babalarının hayatını kaybetmesiyle birlikte aile ilişkilerine ve hiyerarşisine yeni bir biçim kazandırmak zorunda kalan üç kardeşten en küçüğü Yusuf’un …

DEVAMI →

Kurdu Öldürmek: Sibel (2018)

Türkiye prömiyerini Adana Film Festivali’nde gerçekleştiren, Locarno Film Festivali’nin ana seçkisinde yer alan Sibel (2018)’in yönetmen koltuğunda pek çok kısa film projesinde birlikte çalışmış olan Türk-Fransız çifti Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti oturuyor. Çekimleri Giresun ilinin Kuşköy köyünde tamamlanan film, hikâyesini gerçeğin kendisinden alıyor ve Kuşköy’de kuş dili ile konuşan …

DEVAMI →

Suspiria: Korkuyu Yeniden Düşünmek

Ünlü Call me By Your Name (2017) yönetmeni Luca Guadagnino’nun yeni yapımı Suspiria’yı (2018) beklerken, filmin orjinali olan ve 1977 yılında Dario Argento tarafından çekilen Suspiria’yı anmadan olmazdı. Guadagnino filmim orijinal Suspiria’nın yeniden yapımı olamaz derken, şöyle devam ediyor: “Kimse Suspiria’yı yeniden yapamaz. Benimimkisi bana özgün bir yaklaşım sadece.” Guadagnino …

DEVAMI →

Hafızanın Görsel İzleri: Rome, Open City (1945)

İnsanın hayatta kalmasını sağlayan önemli yaşamsal parçalarından biri hafızadır. Barındırdığı deneyimler, çıkarımlar, bilinçli ve bilinçsiz olarak edindiği birikim hafızayı yaşam için gerekli kılar. Geçmişle olan bağlantılarımızı hatırlayarak geleceği var ederiz. Olacakların kontrolünü sağlamaya çalışmak ve planlar yapmak insan zihnini diğer canlılarınkinden ayıran özelliklerdir. Üzerine düşünüp, değişen her faktörle birlikte onu …

DEVAMI →

Bir Düşmanlık Alegorisi: Tepenin Ardı (2012)

Başarılı yönetmen Emin Alper’in çektiği ilk uzun metraj olan Tepenin Ardı (2012), Berlin Film Festivali başta olmak üzere ulusal ve uluslararası pek çok festivalden ödüller kazanarak dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Film politik atmosferi ile, günümüz toplumsal ve siyasi konjonktürünün temel sorunlarını gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla ele alırken, yönetmenin …

DEVAMI →