Kırmızı Gerilim: Profondo Rosso

“Bazen gördüğün şey, hayal ettiğin şeydir.” Duyulan bu sözlerden sonra gözlerinize nasıl güvenebilirsiniz? Hafızanız ya sizinle oyun oynuyorsa; ya yanlış yöne doğru çekiliyorsanız? Peki gerçeklere nasıl ulaşırsınız? Tabii ki sorunun cevabı, zaman. Bazen birden fazla kanıta ihtiyacınız vardır gerçeğe ulaşma sürecini atlatabilmeniz için. Hatta olaya dışarıdan bakan göz olmayı bırakıp …

DEVAMI →

Mesajlarıma Geç Cevap Verene Âşık Olurum: Heartbeats (2010)

2010 yapımlı Heartbeats açılışını Alfred de Musset’den bir alıntıyla yapıyor: “Il n’y a de vrai au monde que de déraisonner d’amour”, yani Türkçe karşılığıyla “Mantığın ötesindeki tek gerçek, aşktır.” Musset’nin bu sözü, Xavier Dolan’ın bize Heartbeats ile ne anlatmaya çalıştığını özetler nitelikte. Hikâyemizin ana teması bir aşk üçgeninden oluşuyor. Nicolas’a …

DEVAMI →

“Gideceğimiz Yerde Yola İhtiyacımız Yok!”

“Yol mu? Gideceğimiz yerde yola ihtiyacımız yok ki!” Back to the Future serisinin ilk filminde geçen bu replik, bilim-kurgu türünde de bir çığırın kapısını aralamıştır. Robert Zemeckis tarafından çekilen Back to the Future üçlemesinin ilk filmi 1985 yapımıdır. İlk filmin kitleleri fazlasıyla etkileyeceği tahmin edilmiştir ki 1989 ve 1990 tarihlerinde …

DEVAMI →

Sürüden Ayrılmıyorum, Haklarımı İstiyorum: Ben, Daniel Blake!

Ken Loach tarafından 2016 yılında çekilen I, Daniel Blake filminde, çalıştığı sırada ciddi bir kalp krizi geçirerek neredeyse iskeleden düşme tehlikesi atlatan marangoz Daniel Blake’in işe geri dönmek için verdiği mücadele anlatılıyor. Blake’in kalp krizi ardından işe geri dönmek için tamamlamaya çalıştığı bürokratik işlemler ise onun için tam bir ömür …

DEVAMI →

Ev Gibisi Yok: Wizard of Oz

“There is no place like home!” Türkçe çevirisiyle, “Ev gibisi yok!” 1939 yapımı Wizard of Oz, tür olarak macera-aile-fantastik sinemaya dâhil edilir, ancak hikâye içeriğinde çok daha fazlasını barındıran bir yapımdır. Film, orijinalinde 1900 yılında L. Frank Baum tarafından yazılmış masala dayanır. Dönemin sinemasının renkli ve ilgi çekici bir yapım …

DEVAMI →

O Sadece Bir İşletim Sistemi Değil: Her (2013)

“Geçmiş, kendimize anlatıp durduğumuz hikâyelerden ibarettir.” İşte tam da bu çıkarım yüzünden Spike Jonze imzalı 2013 yapımı Her, bir aşk filminden çok öteye geçerek kendisini varoluşçuluk felsefesini anlatan bir film olarak konumlandırmıştır. Her, izleyicide ilk bakışta tipik bir Hollywood yapımı esintisi yaratır. Bunda en büyük etken kendine ayrılan bütçeyi her …

DEVAMI →

Berlin’in Köprüleri: Der Himmel über Berlin (1987)

“Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikâyecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikâyecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!”   Der Himmel über Berlin, bir utanç duvarı ile ikiye ayrılmış Berlin’i gezmeye gelen iki meleğin romantik serüvenlerinden yola çıkarak, Berlin’in bilinen (ve bilinmeyen) yönlerini masalsı bir havada anlatır. …

DEVAMI →

Her Kusuru Barındıran Aşk: Annie Hall (1977)

“Benim gibi birini üye yapacak kulübe asla ait olmak istemem.” 1977 yapımlı Annie Hall, hiç umulmadık bir açılış sahnesiyle tasarlanmıştır. Filmin hem yönetmeni hem senaristi olan Woody Allen, hikâyede Alvy Singer karakterine hayat vermektedir ve filmin açılış sahnesi de kameraya bakarak konuşmakta olan Woody Allen ile başlar. Bu durum, filmin …

DEVAMI →

Üç Raylı Tren: The Darjeeling Limited (2007)

“Bir tren nasıl yolunu kaybeder? Sadece raylarda gidiyor.” Yol hikâyelerindeki sıradan insanları, hikâyenin kahramanı yapan temelde üç aşama vardır. İlk aşama “evden ve toplumdan kopup yolculuğa çıkış”tır. Bundan sonraki aşama kabul ediliş de denilen “zaferle sonuçlanan çeşitli deneyimler”dir ve sonucunda kişi, kahramana dönüşür. Son aşama ise “geri dönüş/toplumla yeniden entegre …

DEVAMI →

Modern “Yamyamlık Üzerine”: Seventy-Nine (2013)

Zamanı dondurup zihnimizin raflarında tutabilmek, vakti gelince de hatırlanmak istenen o ânı, bulunduğu raftan çekip yaşandığı zamanın ve mekânın bize hissettirdiklerini hayal gücüyle de olsa yeniden deneyimleyebilmek, belki beynimizin sahip olduğu en değerli özelliklerden. Bu özellik sayesinde çocukken yediğimiz ilk dondurmanın tadını hâlâ dilimizin üzerinde duyumsuyor, bir gün önce görüştüğümüz …

DEVAMI →