Film Ekimi: A Star Is Born (2018)

Bradley Cooper’ın yönetmenliğini yaptığı film bir yeniden uyarlama. Hem de dördüncü kez!  İlki 1937 yılında William A. Welmann tarafından yazılıp yönetilen A Star is Born’un 1954 yılında çekilen versiyonunda George Cukor yönetmen iken Judy Garland ve James Mason başrolü paylaşmaktaydı. 1976 yılında çekilen versiyonu ise belki de uyarlamalar içinde en …

DEVAMI →

Happy As Lazzaro: Yersiz Yurtsuz Bir Peygamber

Alice Rohrwacher Cannes basın konferansında filmin doğasıyla ilgili yöneltilen bir soruya, “Happy as Lazzaro (2018) ne bir fabl ne de tam bir gerçeklik; ikisi arasında bir yerde.” diye cevap veriyor. Film, ayrıldığı iki ana bölümle de bunu destekler nitelikte. Zira Lazzaro ve arkadaşlarının yaşadıkları ücra bir İtalya yerleşimi olan İnviolata …

DEVAMI →

Filmekimi 2018: Kings (2017)

Yıl 1991. Afro-Amerikalı on beş yaşındaki Latasha Harlings, market reyonundan aldığı portakal suyunu çantasına koyar. Kasiyer, Latasha’nın portakal suyunu çaldığını iddia eder ve onu silahla vurur. Latasha elinde parayla yere yığılır. Yıl 1992. Los Angeles’da Afrika kökenli ABD vatandaşı Rodney King’i öldüresiye döverek darp etmekten suçlanan dört polis mahkemede suçsuz bulunur… …

DEVAMI →

Doğaya Rağmen ve Onunla Birlikte: Arctic (2018)

Kuzey Kutbu’ndan geçtiği sırada düşen uçağından bir şekilde sağ çıkmayı başaran Overgård’ın (Mads Mikkelsen) hikâyesine odaklanan Arctic, Joe Penna’nın ilk uzun metrajlı filmi olarak karşımıza çıkıyor. Zorlu bir yaşam mücadelesini gözler önüne sererken hayatta kalma motivasyonu hakkında çok şey anlatıyor.    Uçaktan sağ çıkması dışında şansın pek kendisine gülmeyeceği Overgård, …

DEVAMI →

Dünyadan Bir Soluk: 2018 Uluslararası Boğaziçi Film Festivali

Uluslararası çapta genç yönetmenleri ve çağdaş sinemanın taze soluklarını bir araya getiren, Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği’nin (UBSD) gerçekleştirdiği Uluslararası Boğaziçi Film Festivali, bu yıl 6. kez sinemaseverlerle buluşuyor. Uzun/kısa metraj, animasyon, belgesel türlerinde kategorilere ayrılan festivalde bu yıl Bent Hamer ve Sergei Loznitsa retrospektifleri yer alıyor. Festival çizelgesine göre ilk …

DEVAMI →

Bildiğimiz Dünyanın Sonu: Zombi Filmleri

Yeniden canlanan ceset ya da diriltilen ölü anlamına gelen “zombi”nin kökeni Voodoo inanışından gelir. İnsanları zombiye çevirerek iktidarlarını sağlamlaştıran Voodoo büyücülerine, bilinçleri ve kendi istekleri olmayan zombiler de sadece itaat ederlerdi. Zombilerin beyaz perde ile tanışması da 1932 yılında günümüzün modern zombilerinden farklı olarak Victor Halperin voodo zombilerini kendince yorumlayarak çektiği …

DEVAMI →

Bir Sahne: Gravity (2013)

Ünlü Astronom Carl Sagan, Voyager 1 adlı uzay gemisinin 1990 yılında dünyadan 6.4 milyar kilometre uzaktan çektiği Dünya fotoğrafının üstüne yazdığı Pale Blue Dot (1994) adlı kitabında şu meşhur satırlara yer vermiştir: “O nokta burası. Yuvamız. O, biziz. Üzerinde, sevdiğiniz herkes, tanıdığınız herkes, adını duyduğunuz herkes, gelmiş geçmiş bütün insanlar, …

DEVAMI →

Filmekimi 2018: The Favourite (2018)

Bu seneki Filmekimi’nin en çok beklediğim filmlerinden biri de bana göre günümüzün en özgün yönetmenlerinden biri olan Yorgos Lanthimos’un son filmi The Favourite (2018) idi. Bir önceki filmi The Killing of a Sacred Deer (2017) sonrasında Lanthimos’un nasıl bir filmle dönüş yapacağını çok merak ediyordum ve nihayet Filmekimi yaklaştıkça The …

DEVAMI →

Filmekimi 2018: Dogman (2018) & Girl (2018)

Dogman (2018) Filmekimi kapsamında izleyip en çok beğendiğim filmlerden biri de Dogman (2018) oldu. Başarılı yönetmen Matteo Garrone’nin son filmi olan Dogman, Cannes Film Festivali’nden de En İyi Erkek Oyuncu ve Palm Dog ödülleriyle döndü. Konusu açılmışken, Marcello karakterini canlandıran Marcello Fonte, gerçekten çok başarılı bir oyunculuk performansı sergilemiş. Karakter …

DEVAMI →

Farklılıklar Üzerine: BlacKkKlansman

Ben, ben olmayan, benim dışımda. Romantik bir söylemle girmek istersek eğer, benimsediğimiz bedenin ve o bedenin içine hapsedildiğini düşündüğümüz ruhun dışında kalan her şey, canlı veya cansız, her şey birer “öteki”dir. Öncellikle buraya kadar her şeyin doğal akışında seyrettiğini kabul edelim. Tüm bu dışarda kalanları birer öteki olarak varsayamazsak benliğimizi oturtmakta zorlanabiliriz sanırım; zira “ben” kelimesinin sözlük anlamı “bireyi öteki varlıklardan ayıran bilinç, …

DEVAMI →