Ev Gibisi Yok: Wizard of Oz

“There is no place like home!” Türkçe çevirisiyle, “Ev gibisi yok!” 1939 yapımı Wizard of Oz, tür olarak macera-aile-fantastik sinemaya dâhil edilir, ancak hikâye içeriğinde çok daha fazlasını barındıran bir yapımdır. Film, orijinalinde 1900 yılında L. Frank Baum tarafından yazılmış masala dayanır. Dönemin sinemasının renkli ve ilgi çekici bir yapım …

DEVAMI →

Ha Ha Ha’nın Zaferi : İktidarı Mizah ile Yıkan Filmler

“En azından bir kere dans etmediğimiz her günü yitirilmiş; hiç olmazsa bir kahkahanın eşlik etmediği her hakikati sahte saymalıyız.” Nietzsche Yaklaşık olarak İ.Ö. üçüncü yüzyılda yazılmış simya konusundaki bir Mısır papirüsüne göre evrenin başlangıcında gülmek vardır. Tanrı, Yaratma ediminde tek bir sözcük, tek bir hece söylemez. Mısırlı Yaradan için sözcükler …

DEVAMI →

Özel Dosya- Var mı Bilet, Yıldızların Altında?

  Önünde gölgelerin oynadığı kocaman bir perde, tahta sandalyeler, çerezler, meyveler, muhabbetler ve gökyüzü… Mayıs cemrelerinin toprağa düşmesiyle birlikte Mart ayında aralanan kapılar ardına kadar açılır ve hayat, artık dört duvarın dışına taşınır. Türkiye’de 80’li yıllarda başlayan yazlık sinema ya da bir başka adıyla açık hava sineması, ilk olarak Türkan …

DEVAMI →

O Sadece Bir İşletim Sistemi Değil: Her (2013)

“Geçmiş, kendimize anlatıp durduğumuz hikâyelerden ibarettir.” İşte tam da bu çıkarım yüzünden Spike Jonze imzalı 2013 yapımı Her, bir aşk filminden çok öteye geçerek kendisini varoluşçuluk felsefesini anlatan bir film olarak konumlandırmıştır. Her, izleyicide ilk bakışta tipik bir Hollywood yapımı esintisi yaratır. Bunda en büyük etken kendine ayrılan bütçeyi her …

DEVAMI →

10 Yaşanmışlık 10 Film

Sizleri bilmem ama bendeniz büyük bir biyografi ve tarihî film tutkunuyumdur. Öyküsünü gerçek olaylardan yola çıkarak kurgulayan, eloğlunun deyimiyle “based on a true story” çizgisindeki filmler her daim ilgimi çekmiştir. Sanat mı hayatı yoksa hayat mı sanatı taklit eder bilinmez ama yaşanmış olaylara dayanan yedinci sanat mahsullerini tüketirken bilgiye ulaşmanın …

DEVAMI →

Berlin’in Köprüleri: Der Himmel über Berlin (1987)

“Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikâyecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikâyecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!”   Der Himmel über Berlin, bir utanç duvarı ile ikiye ayrılmış Berlin’i gezmeye gelen iki meleğin romantik serüvenlerinden yola çıkarak, Berlin’in bilinen (ve bilinmeyen) yönlerini masalsı bir havada anlatır. …

DEVAMI →

Bir Hikâye Döngüsü: İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar (2003)

Ne vakit bir su çevrelese toprağı, o toprakta can olsa; çalışsa, konuşsa, paylaşsa, dokunsa, dumanı bundan on binlerce yıl önce tütmeye başlamış olan hikâye yeniden göğe yükselir. Tabiatını oluşturan suyun, toprağın, havanın döngüsü gibi tıpkı, insanın hikâyesi de farklı dilde, toprakta, inanışta dönüp dolaşıp aynı kelimeleri bulur. Bu yüzden yaradılış, …

DEVAMI →

Seni Burada Kimse Duyamaz: Berlin Syndrome

Hayatınızın herhangi bir döneminde terk edildiğinizde, geri kalan bütün ömrünüzde de yine terk edilecekmiş korkusuyla yaşarsınız. Her şey sizin için yarım kalacak gibi olur. Bu korkudan kendini kurtarabilmiş istisna kişiler elbette vardır, ama durum genel itibariyle ele alındığında bu yaşanmışlığın ömür boyu hayatınıza sirayet etmesiyle sonuçlanır. Terk edildiğiniz kişi anneniz, …

DEVAMI →

Söz Uçar: Nuriye, Semih, Veli…

“Direnişçileri gerçekten bulmak istiyorsanız, bütün bu kitapları okumanız gerekecek.” Sinema tarihinde çekilen ilk filmler, dönemin teknolojik koşullarının getirdiği bir zorunluluk gereği süreleri itibariyle kısa filmler olarak çekilmiştir. İlk olarak Lumiére kardeşler, Paris’te “Lumiére Fabrikası İşçilerin Çıkışı” adlı kısa filmle birlikte, insanları sinemayla tanıştırdılar. Daha sonra yaşanan teknolojik gelişmeler ışığında kısa …

DEVAMI →

Karanlığı Maviye Kadar Açmak: Sertan Ünver ve Suzan Güverte ile Blue Üzerine

Blue’nun hikâyesi on iki yıl önce, Kerim Çaplı’nın ölümü üzerine Roll dergisi tarafından hazırlanmış geniş bir dosyayı okumanızla başlıyor. Daha da geriye dönersek, ne zamandan beri yapmak istediğiniz bir şeydi bu, sinema ile müziği birleştirmek? Sinema ve müzikle olan hikâyeniz nasıl başladı? Ve bu başlangıçtan, Blue’nun ilk tohumlarını ektiğiniz ana …

DEVAMI →