Tutkuların Kesiştiği Noktada: Les Amours Imaginaries (2010)

“Mantığın ötesindeki tek gerçek aşktır.” cümlesiyle başlayan Les Amours Imaginaries (2010), Xavier Dolan’ın hem yönettiği hem de başrolünü Monia Chokri ve Niels Schneider ile paylaştığı, izleyicisine ilişkilerin yapısını sorgulatma gücüne sahip bir film. Yönetmenin ikinci uzun metrajı olmakla birlikte, kendi tarzını ve Dolan dünyasının kimliğini ortaya çıkaran filmlerden biri demek …

DEVAMI →

Uzak Bir Yolculuk: Distance (2001)

Japonyalı yönetmen Hirokazu Kore-eda’nın filmlerine hâkim olan ölümün, ardında yarattığı duygular ve durumlar ile aile ilişkileri ve belirsizliklere, 2001 yapımı Distance filminde de rastlanılır. Hikâye edinilen terör saldırısı ve ardından gelişen durumlar, her ne kadar gizem/gerilim yaratmaya uygun olsa da; Kore-eda filmin girişinde tüm olayı bir radyo anonsu aracılığıyla anlatarak …

DEVAMI →

Bir Sahne- Mağaranın Eşiğinde: About a Boy (2002)

Müstakbel göçebeler, dinleyin lütfen Ya bu kapıdan geçeceksiniz Ya da bekleyeceksiniz … Kapının kendisi değildir bir şey vadeden Kapı, kapıdır yalnızca. -Adrienne Rich Kuşkusuz, Rich’in seslendiği göçebeler, dünya topraklarında bir memleketten diğerine doğru yol hâlinde olan kimseler değil; kararlar arasında gelip giden, ancak zihni hiçbir düşünceye kararlıca demir atamayan, yahut …

DEVAMI →

Eleştirinin Uzun Soluklu Öyküsü: Atilla Dorsay ile Söyleşi

Onlarca karelik bir filmi yıllara bölünmüş bir şeride satır satır sığdırmak… Üstelik duyguyu kelimelerle yeniden inşa etmek; estetiğiyle, tarihiyle, hem Batı’yı kucaklayan hem Doğu’da kök salan bir köprü kurmak… Türk sinema eleştirisinin üstadı Atilla Dorsay, yıllara meydan okuyan eleştiri birikimini bizlere miras bırakırken yine en önden sesleniyor: Okumak ve öğrenmenin …

DEVAMI →

Savaş Sonrası Ahlaki Travma: Rashomon (1950)

Biz insanların, var olduğumuzdan beri, ahlaki ölçütler ve değerlendirmelerle tartışmalı bir tarihi var. Her ne kadar, nasıl yaşayacağımız ve hareket edeceğimizle ilgili inanışlar çeşitli dinlere, geleneksel tabulara, tarihsel zaman aralığına göre değişse de, bu hiçbir zaman kendi içinde olup biten bir şey olarak kalmıyor. Sosyal evrim geçiren canlılar olarak insanlar, …

DEVAMI →

The Dreamers (2003)

The Dreamers (2003), 68 kuşağında Amerika’dan okumak için Fransa’ya gelen Matthew’un, sinematekin kapatılışıyla ikiz kardeşler Isabelle ve Theo’yla tanışmasını ve bu üçlünün kurduğu farklı arkadaşlık ilişkilerini (menage a trois) konu alır. Filmin başında, Matthew’un Shock  Corridor’dan (1963) alınan bir kesit üzerine söylediği “Belki de ekran gerçekten bir aynadır bizi ekrana …

DEVAMI →

Oyun Gecesi (2018)

Mark Perez’in senaryosunu yazdığı Oyun Gecesi, oyun tutkunu bir çift olan Max ve Annie’nin bir oyun gecesinde başlarından geçen macerayı konu ediniyor. Max ve Annie’nin aşkları, birlikte katıldıkları bir oyun gecesinde başlamış ve evlilikleri boyunca da bu tutkuları devam etmiştir. Max’in çocukluğundan beri rekabet halinde olduğu karizmatik ağabeyi Brooks’un bu …

DEVAMI →

Siyah Perdenin Dilinde: Yas

Ölüm, beraberinde üzüntüyle dolu bir öfke getirir. Bu öfke kişinin kendi ölümüne, inancına ve yaşamında açılan o derin boşluğa karşın gelişir, acı ağıtlar yaktırır ve yatışması uzun zaman alır. Yavaş yavaş ölümün ve yok oluşun kabulü ile sinmeye başlar. Yerini acı bir hatıraya bırakır. Yaşamaya devam etmenin zorunluluğuyla bu hatıra …

DEVAMI →

Trajikomik Bir Çöküş İzleği: Happy End (2017)

Usta yönetmen Michael Haneke, son filmi Happy End (2017) ile Cannes Film Festivali’nden eli boş dönmüş; film yönetmenin filmografisi içerisinde nispeten daha zayıf bir halka olarak nitelendirilebilecek klasik burjuva anlatısı olarak değerlendirilmişti. Yönetmenin hemen hemen her filminde işlediği aile içi ve toplumsal iletişimsizlik, bireylerin geçmişte yaşadıkları travmatik deneyimler, mülteci sorunu, …

DEVAMI →

Sinema Yazarlığının ABC’si: Barış Saydam İle Söyleşi

Sözcük anlamı “Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit” olan eleştiri kelimesinin günlük dilde olumsuz bağlamda kullanıldığı, eleştirme eyleminin düşmanca görüldüğü yurdumuzda mesleğini hakkıyla yapmaya çalışan bir avuç isimden birisi Barış Saydam. Yaptığı işe saygısı, bunun yanında gönülden bir bağlılığı olduğu yazdığı yazıların her kelimesinden ayrı ayrı anlaşılabiliyor.  Bu başarının …

DEVAMI →