Sinema Yolculuğuna Başlangıç: Yönetmenlerden Kısalar

Kısa metraj, dünya sinemasında uzun metraj kadar ışıltılı bir yer edinmiş olmasa da; çoğu büyük yönetmen için, sinema kariyerinin başlangıç basamağına ilk adımı atmak açısından büyük önem taşır. Bazen yedinci sanatın büyülü dünyasıyla tanışmak, bazen okullarda öğrenilen teknik bilginin pratiğe dökülme istenci, bazense ‘’Ben de film yapabilirim.’’ düşüncesine olan inancın …

DEVAMI →

Karakterim Ödülünüzden Daha Değerli!

Onlar yalnızca sinemacı değil aynı zamanda güçlü karakterlere sahip onurlu insanlar. Gerektiğinde layık görüldükleri ödülleri ellerinin tersi ile itebilecek kadar onurlu insanları bu liste ile biraraya getirmek istedim. Kabul etmedikleri ödülleri ve gerekçelerini merak ediyorsanız, keyifle okuyacağınızı düşündüğüm listemize geçebiliriz:

DEVAMI →

Büyüdükçe Tükenmek: Synecdoche, New York (2008)

               Synecdoche New York (2008); Being John Malkovich (1999), Adaptation. (2002), Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004) filmlerinin senaristliğiyle tanınan Charlie Kaufman’ın ilk yönetmenlik denemesi. Uzun zamandır birlikte çalıştığı Spike Jonze’un yönetmenliğinde çekilmesi beklenilen bu film, Jonze’nun Where the Wild Things Are (2009) …

DEVAMI →

Bir Sahne: Volver (2006)

Adını Estrella Morente’nin şarkısından alan Volver/Dönüş, 2006 Cannes Film Festivali’nde altı kadın oyuncusuna birden ödülü kucaklatan, sıradan kadınların trajik yaşamlarını mizahi ögelerle harmanlayarak sunan tipik bir Almodovar filmi. Filme adını veren Volver’in içinde birçok anlam gizlidir. Karakterlerin yıllarca üstünü örtükleri  o acı dolu anılarla yüzleşmesine, dönüşmesine ve en son ait …

DEVAMI →

Farklı Bir Gerçek: Her

Sadece sevginin yetmediği bir de kişinin istediği şekilde sevilmeyi beklediği günümüze çok da yabancı olmayan bir bilimkurgu Her (2013). Bu film Spike Jonze’un dördüncü uzun metrajı olmakla birlikte, onun yaratıcılığının bambaşka evrenler yaratmak üzerindeki başarısını da gözler önün seriyor. İnsanın yalnızlaşmasını ve giderek daha da yalnızlaşacak olmasını teknolojiyi merkezine alarak …

DEVAMI →

Bir Sahne: Last Year At Marienbad (1961)

Alain Resnais’nın zaman ve bellek oyunlarına ismi daha ön planda duran Hiroshima Mon Amour (1959) filmi sayesinde denk gelmiş olabilirsiniz. Sadece bu filmiyle bile Resnais sinemasının kendine ait, anonim bir zaman oluşturduğu görülebilir. Bu bağlamda, zamandan bağımsız, zamanın dışına konumlanmış bir paradoks içinde hapsolmuş apayrı bir zaman kavramından bahsetmek mümkün …

DEVAMI →

Uyarlamalar Distopyası: The Darkest Minds (2018)

Bilim-kurgunun bel kemiğini oluşturan ütopyalar ve distopyalar, son on yılda sayısız roman uyarlamasıyla pek çok yapımın kurgusunu inşa etmiş, bu yapımlar da edebiyatın kelimelerle çizdiği yeni evren/yeni yaşam alanı fenomenlerini beyazperdede renklendirmiştir. Hunger Games, Allegians ve Maze Runner serileri, The Girl With All the Gifts (2016), Annihilation (2018) gibi distopik …

DEVAMI →

Apartman (2004)

Seyfi Teoman Apartman (2004)’da, sonraki iki filminde de benimseyeceği minimal anlatımın temellerini oluşturur. Film, karakterlerin aşk ilişkileri üzerinden bireylerin birbirleriyle olan iletişimsizliklerini vurgular. Teoman, filminde inişli-çıkışlı bir ilişkiyi merkezine alır. Canan (Bahar Kerimoğlu), Mehmet’i (Yiğit Özşener) Turgut isminde bir adamla aldatır, Mehmet’i terk eder ve yeni bir ev tutar. Fakat …

DEVAMI →

The Insult (2017): Biraz Daha Empati

“Harese nedir?  Bilir misin oğlum? Arapça kökenli bir kelimedir. Bildiğin o hırs, haris, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür;  o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. …

DEVAMI →

Ahlat Ağacı (2018)

Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi Ahlat Ağacı’nda, yönetmenin hemen hemen bütün filmlerinde yer alan kent-köy ve kentli-köylü arasındaki çatışma, yine ana karakterin yaşadığı varoluşsal sorunlarla beraber izleyici karşısına çıkıyor. Sinan (Doğu Demirkol), okuldan yeni mezun olmuş öğretmen olmayı bekleyen genç bir çocuktur. Köydeki evini ziyarete geldiğinde babası İdris’in (Murat Cemcir) …

DEVAMI →