Doğanın Şiirsel Şarkısı: 24 Frames (2017)

 “Bense artık her şeyden kopmuş, tüm ruhumda insanlar arasında yabancı ve yalnız olarak dünyanın boş ve anlamsız gürültüsünde, gülünç vaziyette kalbimin en çok sevdiği melodilerine ulaşmak istiyordum.”                                                    Hölderlin Sinemanın büyük ustasından unutulmaz bir resital: 24 Frames (2017). Abbas Kiarostami’nin ölümünden evvel çektiği son filmi olan 24 Frames’i İstanbul Film …

DEVAMI →

Kaybedenler Kulübü Yolda (Kaldı)!

Kaybedenler Kulübü Yolda, devam filmlerinin makus talihini ne yazık ki yenemedi ve bence ilk film ile oluşturduğu kendine özgü hayran kitlesinin büyük bir kısmını hayal kırıklığına uğrattı. Çevremde gördüğüm hiç kimseye benzemeyen, edebiyat tutkunu iki radyocunun hikayesinin anlatıldığı ilk filme beklentisiz gitmiş ve sinema salonundan memnun ayrılmıştım. 90’lı yıllarda Kent …

DEVAMI →

Savaşın Sonrası: Mudbound (2017)

“Orada bir kahramandım. İnsanlar sokaklarda bizi coşkuyla selamlayıp, çiçekler atıyorlardı. Burada ise sadece saban süren bir zenciyim.” Ronsel Jackson Hillary Jordan’ın aynı isimli romanından uyarlanan, Dee Rees yönetmenliğindeki Mudbound (2017) İkinci Dünya Savaşı sonrası köleliğin kalktığı ama sosyal yaşamda hâlâ şiddetle etkisini sürdürdüğü yıllarda geçer. Büyük şehirden büyük hayâllerle kırsala …

DEVAMI →

Good Time (2017)

“Şeker yemeyi seviyorsan, karşı duvara yürü. Yağmur altında sırılsıklam ıslandıysan, karşı duvara yürü. Ailenle ilgili problemlerin varsa, karşı duvara yürü.” Büyük kentlerin geceleri, bir sivrisinek gibi vızıldar durur. Aydınlatılmamış ıssız sokaklar, ışıkları yanmayan binalar olsa bile, her karanlıkta başka bir hayat bulunur. Bu vızıltının kime –ya da neye- ait olduğunu …

DEVAMI →

Bir Sahne-Pscyho: Hitchcock’un Duş Perdesi!

Başrollerinde Janet Leigh ve Anthony Perkins’in yer aldığı Pscyho (1960)  Alfred Hitchcock filmografisinin belki de en güçlü ve görkemli filmi. Sevdiği adam ile yeni bir hayat kurabilmek için patronundan 40 bin dolar çalan Marion (Janet Leigh), Phoneix’i terk eder ve fırtınalı bir akşamda geçirdiği kaotik yolculuğuna, yol kenarında gördüğü Norman …

DEVAMI →

Gerçeğin Tanıkları- Beyond 9/11: Portraits of Resilience (2011)

11 Eylül 2001’de gerçekleşen terör saldırısının 10. yıl dönümünde TIME gazetesi çoğu insanın hayatında bir kırılma noktası olan olayı 44 farklı bakış açısından anlatan 9/11 online platformunu yayına açtı. Dünyanın her yerinden internet üzerinden ulaşılabilen bu online müze, hem olayı röportajlar sayesinde yeniden canlandıran bir video çalışması hem de 11 …

DEVAMI →

120 Battements Par Minute: Hayat Kısa ve Kuşlar Kesinlikle Ölü

“Silence=Death” 120 BPM Bazen öyle bir durumun içerisindesinizdir ki, sizi sizden başka kimse anlayamaz. Empatinin sınırlarının ulaşamayacağı bir yerde bulunuyorsunuzdur. İçinde bulunduğunuz ölümle yaşam arasındaki ince çizgide bulunmayan hiç kimse sizi anlayamayacaktır. Ama anlıyormuş gibi davranmaya devam edeceklerdir. Yaşamınızla oynuyorlardır ve bunun üzerini de kapatmayı çok iyi başarıyorlardır. Geri kalanlarsa, …

DEVAMI →

Loveless (2017)

“Alyoşa yanıt vermedi; orada, mutfak masasının dibinde, anlamı çözülemeyen simsiyah bir sözcük gibi öylece yattı. Ben de, gözlerimi ondan ayırıp sahibine çevirdim o sırada; elindeki şişeyi bir köşeye fırlatıp masaya oturmuş, bir yandan şarabını yudumluyor, bir yandan da ağzındaki peynir dilimlerini geveleye geveleye önündeki kâğıda bir şeyler yazıyordu. Elleri, şarap …

DEVAMI →

Beyaz Maskeli Siyah Deri: La Noire de…

La Noire de… Senegalli yönetmen Ousmane Sembene’nin 1966 yapımı filmi. Filmin merkezinde Diouana isimli; duygularını duyurmaya, söyleyemediklerini işittirmeye çalışan simsiyah bir kadın bulunmakta. Dünyanın farklı yerlerinde nefes almak, dolu dolu yaşamak isteyen, öteleri de merak eden biri aynı zamanda. Senegal’den Fransa’ya en güzel elbiseleri ve ayakkabılarıyla hazırlanıp giderken, çeşit çeşit …

DEVAMI →

Palto Film Günleri’nden: Birkaç Saat Blue’s

Kimi zaman korkutuyor beni içimdeki dünya Kimse bilemez… 90’ların sonlarına doğru başlıyor öykü ve 2000’lerin başında her şey nasıl başladıysa öyle bitiyor. Arada kalan yıllar kimsenin bilmediği bir dilde; kelimesiz, aracısız, dolandırmadan ama hissederek, dört köşeli bir sandığın içinde sır oluyor: bir köşede Yavuz, karşısında Batu, yanda Sunay ve davulda …

DEVAMI →