Fil'm Hafızası
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Rental Family (2025)
    Drama

    Rental Family (2025)

    Selin Tanyeri
    2 hafta önce
    Me Before You (2016) 
    Film Önerileri

    Me Before You (2016) 

    Merve Çolak
    3 hafta önce
    Rose (2026)
    Biyografi - Tarih

    Rose (2026)

    Rabia Elif Özcan
    3 hafta önce
    Riefenstahl (2024)
    Belgesel

    Riefenstahl (2024)

    İpek Ömercikli
    3 hafta önce
    Roofman (2025)
    Komedi

    Roofman (2025)

    Yaşar Gülveren
    3 hafta önce
    Weekend (2011)
    Film Önerileri

    Weekend (2011)

    Ayşe Yapışık
    4 hafta önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Bir Aleksitimi Laboratuvarı: The Banshees of Inisherin (2022)
    Film Analizleri

    Bir Aleksitimi Laboratuvarı: The Banshees of Inisherin (2022)

    Serkan Kalender
    1 gün önce
    Kalan Yas: On The Beach At Night Alone (2017)
    Eleştiri - İzlenim

    Kalan Yas: On The Beach At Night Alone (2017)

    Ayşe Yapışık
    2 gün önce
    Kargo Uçağındaki Demokrasi: No Good Men (2026)
    Sinema Yazıları

    Kargo Uçağındaki Demokrasi: No Good Men (2026)

    Nesrin Karadağ
    7 gün önce
  • HABERLER
    Pera Film’den Yeni Program Şimdi Uzaklardasın
    Haberler

    Pera Film’den Yeni Program Şimdi Uzaklardasın

    Ekin Taneri
    58 dakika önce
    Fil’m Hafızası Yeni Ekip Arkadaşlarını Arıyor
    Haberler

    Fil’m Hafızası Yeni Ekip Arkadaşlarını Arıyor

    Elif Arı
    1 gün önce
    Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması Senaryo Yarışması Jürisi Belli Oldu
    Haberler

    Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması Senaryo Yarışması Jürisi Belli Oldu

    Nazlı Esen Albayrak
    1 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    4 ay önce
    Etherna (2025)
    Kısa Filmler

    Etherna (2025)

    Yiğit Aksan
    5 ay önce
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    9 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Rental Family (2025)
    Drama

    Rental Family (2025)

    Selin Tanyeri
    2 hafta önce
    Me Before You (2016) 
    Film Önerileri

    Me Before You (2016) 

    Merve Çolak
    3 hafta önce
    Rose (2026)
    Biyografi - Tarih

    Rose (2026)

    Rabia Elif Özcan
    3 hafta önce
    Riefenstahl (2024)
    Belgesel

    Riefenstahl (2024)

    İpek Ömercikli
    3 hafta önce
    Roofman (2025)
    Komedi

    Roofman (2025)

    Yaşar Gülveren
    3 hafta önce
    Weekend (2011)
    Film Önerileri

    Weekend (2011)

    Ayşe Yapışık
    4 hafta önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Bir Aleksitimi Laboratuvarı: The Banshees of Inisherin (2022)
    Film Analizleri

    Bir Aleksitimi Laboratuvarı: The Banshees of Inisherin (2022)

    Serkan Kalender
    1 gün önce
    Kalan Yas: On The Beach At Night Alone (2017)
    Eleştiri - İzlenim

    Kalan Yas: On The Beach At Night Alone (2017)

    Ayşe Yapışık
    2 gün önce
    Kargo Uçağındaki Demokrasi: No Good Men (2026)
    Sinema Yazıları

    Kargo Uçağındaki Demokrasi: No Good Men (2026)

    Nesrin Karadağ
    7 gün önce
  • HABERLER
    Pera Film’den Yeni Program Şimdi Uzaklardasın
    Haberler

    Pera Film’den Yeni Program Şimdi Uzaklardasın

    Ekin Taneri
    58 dakika önce
    Fil’m Hafızası Yeni Ekip Arkadaşlarını Arıyor
    Haberler

    Fil’m Hafızası Yeni Ekip Arkadaşlarını Arıyor

    Elif Arı
    1 gün önce
    Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması Senaryo Yarışması Jürisi Belli Oldu
    Haberler

    Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması Senaryo Yarışması Jürisi Belli Oldu

    Nazlı Esen Albayrak
    1 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    4 ay önce
    Etherna (2025)
    Kısa Filmler

    Etherna (2025)

    Yiğit Aksan
    5 ay önce
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    9 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Sinema Yazıları Eleştiri - İzlenim

Karanlık Bir Güneyin Ezgileri: Sinners (2025)

İpek Ömercikli İpek Ömercikli
1 yıl önce
Eleştiri - İzlenim, Sinema Yazıları
Okuma Süresi: 5 min
0
0
Karanlık Bir Güneyin Ezgileri: Sinners (2025)
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Ryan Coogler’ın güney gotiği, western, korku ve aksiyon türlerini bir araya getirerek seyirciye sunduğu son filmi Sinners (2025), yönetmenin uyarlama veya devam filmi olmayan ilk uzun metrajlı filmi. Bundan önce Black Panther (2018) ve Creed (2015) gibi, var olan serilerin devam filmleriyle kendine kanonda bir yer bulmuş olsa da Sinners bu filmlerde olması gereken ve beklenen belirli aksiyon klişelerinden uzaklaşıp kendi yolunu çizen bir iş olarak ortaya çıkıyor. Sinners’ın her sahnesinde hissedilen yoğun tutkunun yapıtaşları Coogler’ın önceki filmlerinde atılmış olsa da bu ham orijinalliği ondan ilk defa gördüğümü söyleyebilirim. Birçok röportajında Sinners’ın da diğer filmleri gibi kendi hayatındaki insanlardan esinlendiğinin altını çizen Coogler, bu filmin Mississippi’li, blues hayranı amcasına bir övgü olduğunu belirtiyor. Amerika’daki siyahî nüfusun Afrikalı kökenleriyle ve geleceğiyle oldukça ilgili olan yönetmen, bu filmde birçok sinema geleneğini ve tekniğini harmanlıyor.

Mississippi’de geçen filmin güney gotiğinden ilham alması şaşırtıcı değil, ki edebiyatta doğan bu korku türü her zaman ülkenin tarihinde gömülü olan acıların ve şiddetin vücut bulması, bu kötülüğün fiziksel bir hâle bürünmesi hakkında olmuştur. 1932 yılında, yani Jim Crow yasalarının yürürlükte olduğu dönemde, iki kardeş Chicago’daki gangster hayatlarından kasabalarına geri döndüklerinde, açtıkları dans mekânı hem kasabanın siyahî nüfusuna güvenli bir alan, hem de çıkar sağlayabilecekleri bir iş fırsatı olarak görürler. Filmin ilk yarısı, klasik bir dram filminin izlediği adımları takip eder. Bu geri dönüşle arkada bıraktıkları ilişkilerinin getirdiği çatışmalarla filmdeki karakterleri tanırız. Motivasyonlarını, hislerini anlayarak onlara yaklaşırız. Böylece filmin aksiyonla, vampirlerle, kanla ve ölümlerle dolu ikinci yarısının etkisini daha derinden hissederiz. Bu nedenle, sarsıcı dönemeçlerin anlatı içinde bir anlamı ve seyirci üzerinde derin bir etkisi olur. Bu noktada Coogler’ın diğer filmlerindeki uylaşımlardan ayrılmayı başardığını düşünüyorum.

Filmin ilk sahnesinde anlatıcı sesiyle verilen sözler, anlatının gerisi için bir çerçeve, onu izah eden bir harita görevi görür. Bu harita, müziğin iyi ve kötü arasındaki o perdeyi delme gücüne sahip olduğunu, bu yolla da kötülüğün dünyaya davet edildiğini ve sızabildiğini söyler. Tam olarak da bu olur. Sammy’nin sesi ve gitarından yükselen tınılar o kadar etkileyicidir ki ikiz kuzenlerinin eğlence amaçlı açtığı juke denilen, bölgeye has çalgılı danslı mekâna vampirleri müziği vasıtasıyla çağırır.

Filmdeki en önemli unsurlardan biri, belki de en dikkat çeken özelliği, müzik. Coogler’la diğer filmlerinde de çalışmış olan Ludwig Görannson’un atmosferik ve blues esintili film müzikleri, blues müzisyeni Miles Canton’ın (Sammy) etkileyici şarkılarıyla birlikte filmin başında bahsedilen o perdenin delinmesindeki en büyük rolü oynar. Filmin türler arası ve zamanlar arası seyahat etmesine olanak sağlar. Bir sanat formu olarak müzik, Amerikan Güneyi’nin yazılı ve görsel geleneklerine bir övgü olmakla birlikte, bu bölgenin her karış toprağında gömülü olan acıları açığa çıkarır. Filmin en akılda kalan sahnesi de metaforik olan bu perdenin delindiği andır. Mekânın açılış gecesinde Sammy gitarıyla şarkısını söylemeye başlar ve bir noktada müziğe elektrik gitar ve synth notaları eklenir, eko ve remix efektleri duyulur. Bununla birlikte dans eden bedenler arasından modern giysili insanlar belirmeye başlar, kalabalığın içinde göze batmadan eğlenceye katılırlar. Bunlar, tarihin farklı noktalarından şimdiki zamana sızmış siyahî müzisyenlerin ruhları gibidir; Batı Afrika’dan gelen davul kültürünü, raggae ve funk müziğini, hip hop’u bu sahnede bir arada görürüz. Film, Amerikan Güneyi’nden çıkan blues kültürüyle, Afrika’da ve daha sonra farklı yerlerde yaşamış olan siyahî insanların yarattığı, birbirine hâlâ bağlı olan farklı müzik türlerine uzanır ve tek bir sahnede bunları harmanlar.

O sırada da dışarıdan beyaz vampirler yaklaşıyordur. Onların gözüyle ev görüldüğünde yanıp kül olmuş kalıntılar içinde kendinden geçmiş, dans eden insanlar belirir; fakat sonra gerçekliğe geri döneriz. Bu şüphesiz ki doğaüstü kötülük ve fiziksel dünya arasındaki perdenin delindiğini, hatta yok olduğunu gösterir. Buradan sonra iki dünya birbirine girecektir. Bu soyut, bilincin ve kültürün dışına çıkmaya çalışan sahne, filmin o noktaya kadar izlediği yoldan sapar. Kültürel ve tarihsel çatışmalardan doğan ve kişisel ilişkilere de yansıyan acıların incelendiği o ilk yarıya kıyasla müzik üzerinden evrensel ve zamansız bir hisse doğru uzanmaya çalışılır.

Vampirlerin lideri, İrlanda göçmeni Remmick de bu müzik sayesinde birleşme arzusunu farklı bir şekilde dile getirir. Davetsiz giremeyeceği evin dışında beklerken onu davet etmelerini, istediği tek şeyin tüm insanlar (ya da vampirler) olarak birlikte, sevgi içinde yaşamaları olduğunu söyler. Bu sayede, herkes ölüp dirildikten sonra, müziğin de yardımıyla, atalarına ve sevdiklerine kavuşabilecektir. Herkesi vampir yaparak ulaşmak istediği bu emeli, kölelik sonrası başlayıp şimdiye uzanan asimilasyon politikaları üzerinden de okumak mümkündür. Afrika’dan Amerika’ya köle olarak getirilen ve kölelik sonrası hakları için savaşmış siyahî insanlar ile ülkeleri İngiltere ve İskoçya tarafından sömürgeleştirilen, daha sonraları da özgürlük, kendilerine ait toprak için Amerika’ya göç eden İrlandalılar arasında benzerlikler vardır. Ancak, bu iki grubun mücadeleleri tarihsel olarak farklı yollar izlemiştir. Blues ile bu kadar meşgul olan bir filmde bu İrlandalı vampirin banjo çalıp İrlanda step dansı yapması ilk başta sarsıcı olsa da filmin genel tonuna uyar. Ses kurgusunda İrlanda müziğine Afrika ve blues esintileri verilmiştir ve bu iki kültürün 19. ve 20. yüzyıl boyunca da aynı topraklarda var olup birbirinden beslendiğinin altını çizer niteliktedir.

Film, doğaüstü bir lensle incelediği tüm bu kültürel çatışmalardan bir çıkış yolu sunmaya çalışmasa da sonunun umut verici bir mesajla noktalandığı açıktır. Aynı topraklarda yaşayan farklı kültürlerden insanları, karışık tarihleriyle ve hem ortak hem de farklı acılarıyla birleştiren müzik ve anlatı, bu azimli hedefe ulaşıp ulaşamayacağı konusunda soru işaretleri bırakır. Ulaşmayı amaçlayıp amaçlamadığı sorusu daha doğru olur, çünkü Coogler’ın bu kadar karmaşık bir edebiyat, sinema ve kültür tarihini tam anlamıyla yakalamaya çalıştığını düşünmüyorum. Bunlara değinmek, orijinal ve katartik bir bakış açısı sunmak, aynı blues müziğinin yaptığı gibi acılardan doğan sanata yeni bir iş daha eklemek amacını taşıyor olması daha muhtemel.

İpek Ömercikli

Aralık 1997’de İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi’nde Batı Dilleri ve Edebiyatları okudu, sonra da Kanada'da yüksek lisans yapıp orada bir müzede editör olarak işe başladı. Lise yıllarında kamera arkası daha çok ilgisini çekse de yavaşça filmin teorik ve eleştirel kısmına yöneldi, böyle de devam edecek gibi duruyor.

Etiketler: aksiyonBluesgünahkarlarhailee steinfeldkorkumichael b. jordanRyan Cooglersinnersvampir filmiwestern
İpek Ömercikli

İpek Ömercikli

Aralık 1997’de İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi’nde Batı Dilleri ve Edebiyatları okudu, sonra da Kanada'da yüksek lisans yapıp orada bir müzede editör olarak işe başladı. Lise yıllarında kamera arkası daha çok ilgisini çekse de yavaşça filmin teorik ve eleştirel kısmına yöneldi, böyle de devam edecek gibi duruyor.

YazarınDiğer Yazıları

    Duvara Açılan Kapılar: The Invite (2026)

    Duvara Açılan Kapılar: The Invite (2026)

    26 Temmuz 2026
    Riefenstahl (2024)

    Riefenstahl (2024)

    25 Temmuz 2026
    Sophy Romvari ile Blue Heron (2025) Üzerine Söyleşi

    Sophy Romvari ile Blue Heron (2025) Üzerine Söyleşi

    20 Haziran 2026
Sonraki Yazı
American Psycho’nun Yönetmeninden Filmin Hayranlarına Büyük Tepki

American Psycho'nun Yönetmeninden Filmin Hayranlarına Büyük Tepki

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

Sinemada İklim Krizi: Umut Dolu Yarınlara

Sinemada İklim Krizi: Umut Dolu Yarınlara

Selin Tanyeri
29 Temmuz 2026

Rose (2026)

Rose (2026)

Rabia Elif Özcan
27 Temmuz 2026

Duvara Açılan Kapılar: The Invite (2026)

Duvara Açılan Kapılar: The Invite (2026)

İpek Ömercikli
26 Temmuz 2026

Zaman, Kibir ve Yabancılaşma: The Odyssey (2026)

Zaman, Kibir ve Yabancılaşma: The Odyssey (2026)

Yaşar Gülveren
23 Temmuz 2026

Zamansız, Yersiz, Ama Bize Dair: David Lynch’in Ardından

Zamansız, Yersiz, Ama Bize Dair: David Lynch’in Ardından

Fil'm Hafızası
2 Nisan 2025

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result
  • Fil’m Hafızası – Keşfetmenin Keyfi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
    • İlanlar
  • Film Önerileri
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
  • Sinema Yazıları
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
  • Haberler
  • Kısa Filmler
  • Spotify
    • Podcasts
    • Playlists
  • Etkinlikler
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • Galeri
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In