Fil'm Hafızası
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    The Settlers (2023) 
    Biyografi - Tarih

    The Settlers (2023) 

    Merve Çolak
    3 gün önce
    The Testament of Ann Lee (2025)
    Müzik - Müzikal

    The Testament of Ann Lee (2025)

    Yaşar Gülveren
    1 hafta önce
    Leave the World Behind (2023)
    Film Önerileri

    Leave the World Behind (2023)

    Nesrin Karadağ
    2 hafta önce
    The Magnificent Seven (2016)
    Western

    The Magnificent Seven (2016)

    Serkan Kalender
    2 hafta önce
    Rental Family (2025)
    Drama

    Rental Family (2025)

    Selin Tanyeri
    3 ay önce
    Me Before You (2016) 
    Film Önerileri

    Me Before You (2016) 

    Merve Çolak
    3 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 33. Altın Koza
    • Ayvalık Film Festivali 2026
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Sinemada Uykunun Yasak Olduğu Filmler 
    Liste

    Sinemada Uykunun Yasak Olduğu Filmler 

    Merve Çolak
    3 gün önce
    Dünyanın Sonunu Kazmak: Digger (2026)
    Eleştiri - İzlenim

    Dünyanın Sonunu Kazmak: Digger (2026)

    Yaşar Gülveren
    1 hafta önce
    1. Çatalca Film Festivali Günlükleri – 2
    33. Altın Koza

    Adana Altın Koza Ulusal Kısa Film İzlenimleri

    Tuba Büdüş
    3 hafta önce
  • HABERLER
    37. Ankara Film Festivali’nde SİYAD ve FİLM-YÖN Jürileri Belli Oldu
    Genel

    37. Ankara Film Festivali’nde SİYAD ve FİLM-YÖN Jürileri Belli Oldu

    Evin Arslan
    10 saat önce
    Haberler

    Disney+’ın Yeni Japon Korku Antolojisi Night Tales Club 2027’de İzleyiciyle Buluşacak

    Ceyda Biçer
    19 saat önce
    63. Altın Portakal’da Biletler Satışta!
    Haberler

    63. Altın Portakal’da Biletler Satışta!

    Can Turbay
    1 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Kötü Bir Gün (2024)
    Kısa Filmler

    Kötü Bir Gün (2024)

    Ayşe Şimal Gürdamar
    3 gün önce
    The Party (2016)
    Kısa Filmler

    The Party (2016)

    Ekin Taneri
    2 hafta önce
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    6 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    The Settlers (2023) 
    Biyografi - Tarih

    The Settlers (2023) 

    Merve Çolak
    3 gün önce
    The Testament of Ann Lee (2025)
    Müzik - Müzikal

    The Testament of Ann Lee (2025)

    Yaşar Gülveren
    1 hafta önce
    Leave the World Behind (2023)
    Film Önerileri

    Leave the World Behind (2023)

    Nesrin Karadağ
    2 hafta önce
    The Magnificent Seven (2016)
    Western

    The Magnificent Seven (2016)

    Serkan Kalender
    2 hafta önce
    Rental Family (2025)
    Drama

    Rental Family (2025)

    Selin Tanyeri
    3 ay önce
    Me Before You (2016) 
    Film Önerileri

    Me Before You (2016) 

    Merve Çolak
    3 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 33. Altın Koza
    • Ayvalık Film Festivali 2026
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Sinemada Uykunun Yasak Olduğu Filmler 
    Liste

    Sinemada Uykunun Yasak Olduğu Filmler 

    Merve Çolak
    3 gün önce
    Dünyanın Sonunu Kazmak: Digger (2026)
    Eleştiri - İzlenim

    Dünyanın Sonunu Kazmak: Digger (2026)

    Yaşar Gülveren
    1 hafta önce
    1. Çatalca Film Festivali Günlükleri – 2
    33. Altın Koza

    Adana Altın Koza Ulusal Kısa Film İzlenimleri

    Tuba Büdüş
    3 hafta önce
  • HABERLER
    37. Ankara Film Festivali’nde SİYAD ve FİLM-YÖN Jürileri Belli Oldu
    Genel

    37. Ankara Film Festivali’nde SİYAD ve FİLM-YÖN Jürileri Belli Oldu

    Evin Arslan
    10 saat önce
    Haberler

    Disney+’ın Yeni Japon Korku Antolojisi Night Tales Club 2027’de İzleyiciyle Buluşacak

    Ceyda Biçer
    19 saat önce
    63. Altın Portakal’da Biletler Satışta!
    Haberler

    63. Altın Portakal’da Biletler Satışta!

    Can Turbay
    1 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Kötü Bir Gün (2024)
    Kısa Filmler

    Kötü Bir Gün (2024)

    Ayşe Şimal Gürdamar
    3 gün önce
    The Party (2016)
    Kısa Filmler

    The Party (2016)

    Ekin Taneri
    2 hafta önce
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    6 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Sinema Yazıları Eleştiri - İzlenim

Karanlık Bir Güneyin Ezgileri: Sinners (2025)

İpek Ömercikli İpek Ömercikli
1 yıl önce
Eleştiri - İzlenim, Sinema Yazıları
Okuma Süresi: 5 min
0
0
Karanlık Bir Güneyin Ezgileri: Sinners (2025)
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Ryan Coogler’ın güney gotiği, western, korku ve aksiyon türlerini bir araya getirerek seyirciye sunduğu son filmi Sinners (2025), yönetmenin uyarlama veya devam filmi olmayan ilk uzun metrajlı filmi. Bundan önce Black Panther (2018) ve Creed (2015) gibi, var olan serilerin devam filmleriyle kendine kanonda bir yer bulmuş olsa da Sinners bu filmlerde olması gereken ve beklenen belirli aksiyon klişelerinden uzaklaşıp kendi yolunu çizen bir iş olarak ortaya çıkıyor. Sinners’ın her sahnesinde hissedilen yoğun tutkunun yapıtaşları Coogler’ın önceki filmlerinde atılmış olsa da bu ham orijinalliği ondan ilk defa gördüğümü söyleyebilirim. Birçok röportajında Sinners’ın da diğer filmleri gibi kendi hayatındaki insanlardan esinlendiğinin altını çizen Coogler, bu filmin Mississippi’li, blues hayranı amcasına bir övgü olduğunu belirtiyor. Amerika’daki siyahî nüfusun Afrikalı kökenleriyle ve geleceğiyle oldukça ilgili olan yönetmen, bu filmde birçok sinema geleneğini ve tekniğini harmanlıyor.

Mississippi’de geçen filmin güney gotiğinden ilham alması şaşırtıcı değil, ki edebiyatta doğan bu korku türü her zaman ülkenin tarihinde gömülü olan acıların ve şiddetin vücut bulması, bu kötülüğün fiziksel bir hâle bürünmesi hakkında olmuştur. 1932 yılında, yani Jim Crow yasalarının yürürlükte olduğu dönemde, iki kardeş Chicago’daki gangster hayatlarından kasabalarına geri döndüklerinde, açtıkları dans mekânı hem kasabanın siyahî nüfusuna güvenli bir alan, hem de çıkar sağlayabilecekleri bir iş fırsatı olarak görürler. Filmin ilk yarısı, klasik bir dram filminin izlediği adımları takip eder. Bu geri dönüşle arkada bıraktıkları ilişkilerinin getirdiği çatışmalarla filmdeki karakterleri tanırız. Motivasyonlarını, hislerini anlayarak onlara yaklaşırız. Böylece filmin aksiyonla, vampirlerle, kanla ve ölümlerle dolu ikinci yarısının etkisini daha derinden hissederiz. Bu nedenle, sarsıcı dönemeçlerin anlatı içinde bir anlamı ve seyirci üzerinde derin bir etkisi olur. Bu noktada Coogler’ın diğer filmlerindeki uylaşımlardan ayrılmayı başardığını düşünüyorum.

Filmin ilk sahnesinde anlatıcı sesiyle verilen sözler, anlatının gerisi için bir çerçeve, onu izah eden bir harita görevi görür. Bu harita, müziğin iyi ve kötü arasındaki o perdeyi delme gücüne sahip olduğunu, bu yolla da kötülüğün dünyaya davet edildiğini ve sızabildiğini söyler. Tam olarak da bu olur. Sammy’nin sesi ve gitarından yükselen tınılar o kadar etkileyicidir ki ikiz kuzenlerinin eğlence amaçlı açtığı juke denilen, bölgeye has çalgılı danslı mekâna vampirleri müziği vasıtasıyla çağırır.

Filmdeki en önemli unsurlardan biri, belki de en dikkat çeken özelliği, müzik. Coogler’la diğer filmlerinde de çalışmış olan Ludwig Görannson’un atmosferik ve blues esintili film müzikleri, blues müzisyeni Miles Canton’ın (Sammy) etkileyici şarkılarıyla birlikte filmin başında bahsedilen o perdenin delinmesindeki en büyük rolü oynar. Filmin türler arası ve zamanlar arası seyahat etmesine olanak sağlar. Bir sanat formu olarak müzik, Amerikan Güneyi’nin yazılı ve görsel geleneklerine bir övgü olmakla birlikte, bu bölgenin her karış toprağında gömülü olan acıları açığa çıkarır. Filmin en akılda kalan sahnesi de metaforik olan bu perdenin delindiği andır. Mekânın açılış gecesinde Sammy gitarıyla şarkısını söylemeye başlar ve bir noktada müziğe elektrik gitar ve synth notaları eklenir, eko ve remix efektleri duyulur. Bununla birlikte dans eden bedenler arasından modern giysili insanlar belirmeye başlar, kalabalığın içinde göze batmadan eğlenceye katılırlar. Bunlar, tarihin farklı noktalarından şimdiki zamana sızmış siyahî müzisyenlerin ruhları gibidir; Batı Afrika’dan gelen davul kültürünü, raggae ve funk müziğini, hip hop’u bu sahnede bir arada görürüz. Film, Amerikan Güneyi’nden çıkan blues kültürüyle, Afrika’da ve daha sonra farklı yerlerde yaşamış olan siyahî insanların yarattığı, birbirine hâlâ bağlı olan farklı müzik türlerine uzanır ve tek bir sahnede bunları harmanlar.

O sırada da dışarıdan beyaz vampirler yaklaşıyordur. Onların gözüyle ev görüldüğünde yanıp kül olmuş kalıntılar içinde kendinden geçmiş, dans eden insanlar belirir; fakat sonra gerçekliğe geri döneriz. Bu şüphesiz ki doğaüstü kötülük ve fiziksel dünya arasındaki perdenin delindiğini, hatta yok olduğunu gösterir. Buradan sonra iki dünya birbirine girecektir. Bu soyut, bilincin ve kültürün dışına çıkmaya çalışan sahne, filmin o noktaya kadar izlediği yoldan sapar. Kültürel ve tarihsel çatışmalardan doğan ve kişisel ilişkilere de yansıyan acıların incelendiği o ilk yarıya kıyasla müzik üzerinden evrensel ve zamansız bir hisse doğru uzanmaya çalışılır.

Vampirlerin lideri, İrlanda göçmeni Remmick de bu müzik sayesinde birleşme arzusunu farklı bir şekilde dile getirir. Davetsiz giremeyeceği evin dışında beklerken onu davet etmelerini, istediği tek şeyin tüm insanlar (ya da vampirler) olarak birlikte, sevgi içinde yaşamaları olduğunu söyler. Bu sayede, herkes ölüp dirildikten sonra, müziğin de yardımıyla, atalarına ve sevdiklerine kavuşabilecektir. Herkesi vampir yaparak ulaşmak istediği bu emeli, kölelik sonrası başlayıp şimdiye uzanan asimilasyon politikaları üzerinden de okumak mümkündür. Afrika’dan Amerika’ya köle olarak getirilen ve kölelik sonrası hakları için savaşmış siyahî insanlar ile ülkeleri İngiltere ve İskoçya tarafından sömürgeleştirilen, daha sonraları da özgürlük, kendilerine ait toprak için Amerika’ya göç eden İrlandalılar arasında benzerlikler vardır. Ancak, bu iki grubun mücadeleleri tarihsel olarak farklı yollar izlemiştir. Blues ile bu kadar meşgul olan bir filmde bu İrlandalı vampirin banjo çalıp İrlanda step dansı yapması ilk başta sarsıcı olsa da filmin genel tonuna uyar. Ses kurgusunda İrlanda müziğine Afrika ve blues esintileri verilmiştir ve bu iki kültürün 19. ve 20. yüzyıl boyunca da aynı topraklarda var olup birbirinden beslendiğinin altını çizer niteliktedir.

Film, doğaüstü bir lensle incelediği tüm bu kültürel çatışmalardan bir çıkış yolu sunmaya çalışmasa da sonunun umut verici bir mesajla noktalandığı açıktır. Aynı topraklarda yaşayan farklı kültürlerden insanları, karışık tarihleriyle ve hem ortak hem de farklı acılarıyla birleştiren müzik ve anlatı, bu azimli hedefe ulaşıp ulaşamayacağı konusunda soru işaretleri bırakır. Ulaşmayı amaçlayıp amaçlamadığı sorusu daha doğru olur, çünkü Coogler’ın bu kadar karmaşık bir edebiyat, sinema ve kültür tarihini tam anlamıyla yakalamaya çalıştığını düşünmüyorum. Bunlara değinmek, orijinal ve katartik bir bakış açısı sunmak, aynı blues müziğinin yaptığı gibi acılardan doğan sanata yeni bir iş daha eklemek amacını taşıyor olması daha muhtemel.

İpek Ömercikli

Aralık 1997’de İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi’nde Batı Dilleri ve Edebiyatları okudu, sonra da Kanada'da yüksek lisans yapıp orada bir müzede editör olarak işe başladı. Lise yıllarında kamera arkası daha çok ilgisini çekse de yavaşça filmin teorik ve eleştirel kısmına yöneldi, böyle de devam edecek gibi duruyor.

Etiketler: aksiyonBluesgünahkarlarhailee steinfeldkorkumichael b. jordanRyan Cooglersinnersvampir filmiwestern
İpek Ömercikli

İpek Ömercikli

Aralık 1997’de İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi’nde Batı Dilleri ve Edebiyatları okudu, sonra da Kanada'da yüksek lisans yapıp orada bir müzede editör olarak işe başladı. Lise yıllarında kamera arkası daha çok ilgisini çekse de yavaşça filmin teorik ve eleştirel kısmına yöneldi, böyle de devam edecek gibi duruyor.

YazarınDiğer Yazıları

    51. Toronto Uluslararası Film Festivali İzlenimleri – 1

    51. Toronto Uluslararası Film Festivali İzlenimleri – 1

    19 Eylül 2026
    Duvara Açılan Kapılar: The Invite (2026)

    Duvara Açılan Kapılar: The Invite (2026)

    26 Temmuz 2026
    Riefenstahl (2024)

    Riefenstahl (2024)

    25 Temmuz 2026
Sonraki Yazı
American Psycho’nun Yönetmeninden Filmin Hayranlarına Büyük Tepki

American Psycho'nun Yönetmeninden Filmin Hayranlarına Büyük Tepki

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

1. Çatalca Film Festivali Günlükleri – 2

Adana Altın Koza Ulusal Kısa Film İzlenimleri

Tuba Büdüş
4 Ekim 2026

Filmekimi’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

Filmekimi’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

Fil'm Hafızası
22 Eylül 2026

MUBI Fest İzlenimleri

MUBI Fest İzlenimleri

Tuba Büdüş
7 Eylül 2026

5. Ayvalık Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

5. Ayvalık Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

Fil'm Hafızası
3 Eylül 2026

Sinemada Doğum Sonrası Anne Ruhsallığının İzleri

Sinemada Doğum Sonrası Anne Ruhsallığının İzleri

Zeynep İlay Erken
16 Ağustos 2026

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result
  • Fil’m Hafızası – Keşfetmenin Keyfi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
    • İlanlar
  • Film Önerileri
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
  • Sinema Yazıları
    • 33. Altın Koza
    • Ayvalık Film Festivali 2026
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • 32. Altın Koza
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
  • Haberler
  • Kısa Filmler
  • Spotify
    • Podcasts
    • Playlists
  • Etkinlikler
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • Galeri
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In