Pazartesi’nin Peşinde: Seven Sisters (2017)

İnsan, ayağı toprağa dokunduğu, ciğerleri havayı teneffüs ettiği, dudakları suyla buluştuğu andan itibaren kendini doğayla bir mücadele içine atar. İster kasten yapılsın ister bir edinim hâline gelsin, bu mücadele, “olagelen”e hükmedip onu değiştirmek, bir diğer tabirle “oldurmak” üzerine kuruludur. Politik, ekonomik, dinî veya kültürel, dünya üzerindeki bütün savaşların ortak ve …

DEVAMI →

İnsanları Denemek: Sıra Dışı Deneylere Maruz Kalan On Film

1960’lar, insanlık tarihinin belki en korkunç ve çarpıcı gerçeklerine tanık olan yıllardır; bir diğer deyişle insanın, insanı acımasızca “denediği” bir süreç. Bu süreç içerisinde Siyam ikizlerinden Rusya’da dünyaya gelen ve üzerlerinde insanlık dışı deneyler uygulanan Masha ve Dasha kardeşlere kadar pek çok fiziksel, psikolojik deney, bizzat insanların üzerinde gerçekleştirilmiştir. Politik, …

DEVAMI →

Bir Hikâye Döngüsü: İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar (2003)

Ne vakit bir su çevrelese toprağı, o toprakta can olsa; çalışsa, konuşsa, paylaşsa, dokunsa, dumanı bundan on binlerce yıl önce tütmeye başlamış olan hikâye yeniden göğe yükselir. Tabiatını oluşturan suyun, toprağın, havanın döngüsü gibi tıpkı, insanın hikâyesi de farklı dilde, toprakta, inanışta dönüp dolaşıp aynı kelimeleri bulur. Bu yüzden yaradılış, …

DEVAMI →

Modern “Yamyamlık Üzerine”: Seventy-Nine (2013)

Zamanı dondurup zihnimizin raflarında tutabilmek, vakti gelince de hatırlanmak istenen o ânı, bulunduğu raftan çekip yaşandığı zamanın ve mekânın bize hissettirdiklerini hayal gücüyle de olsa yeniden deneyimleyebilmek, belki beynimizin sahip olduğu en değerli özelliklerden. Bu özellik sayesinde çocukken yediğimiz ilk dondurmanın tadını hâlâ dilimizin üzerinde duyumsuyor, bir gün önce görüştüğümüz …

DEVAMI →

Bilinçaltının Derinlerinde: Korkuların Dile Geldiği On Fobik Film

Gözlerimizi açıyoruz. Gündüz olmamış henüz, içerisi hâlâ karanlık. Odada yalnızız, etrafı seçemiyoruz. Ama orada, kapının yanında kıpırdayan bir şey mi var sanki? (akluofobi- karanlık korkusu) Tekrar yatağın içine kıvrılıp örtüyü başımızın üstüne dek çekiyoruz. Gözlerimizi kapatıyoruz. Ama uykuya dalmamak için direniyor vücudumuz. Uyku, ölümün bir yansıması değil miydi? (hipnofobi-uyku korkusu) …

DEVAMI →

Yemekler ve Gerçekler: Beslenme Alışkanlığınızı Değiştirecek On Belgesel Film

Masada oturuyoruz, önümüzde kocaman bir tabak. Tabağın içinde bizi bekleyen her bir lokma, ömrümüzün geri kalan günlerinden yaşam kalitemize, birkaç saat sonra vücudumuzda gerçekleşecek pek çok olaya ve duygularımıza kadar neredeyse tüm hayatımıza hükmedebilecek etkilere sahip. Çünkü beslenmek, nefes almaya eşdeğer. Peki, ya hayatta kalabilmek için bu en temel biyolojik …

DEVAMI →

Gün Işığı mıyım, Gece Karanlığı mı? Yoksa İkisinin Ortasında Kalmış Bir Ay Işığı mı?

  Kim olduğumuz, bir tercih meselesi midir? “Olmak” ne kadar beyazsa “zorunda kalmak” da o kadar siyah olsa gerek bu çizelgede. Peki ya arada kalanların rengi? Yeni yılda vizyona girmesiyle birlikte adından çok söz ettiren ve Amerikan Film Enstitüsü tarafından 2016’nın en iyi on filmi arasına seçilen, Barry Jenkins yönetmenliğindeki …

DEVAMI →

Nerve (2016)

Caddede yürürken rastgele birini durdurup onunla dans edebilir misiniz? Bir alışveriş merkezindeki bütün mısır gevreği reyonunu sepetinize doldurup ödemeden çıkabilir misiniz? Peki, bir de bulunduğunuz şehrin en yüksek binalarından birinin çatısına çıkıp en yakındaki binaya atlamanızı istesek? Tüm bunlar kulağa çılgınca gelse de liseli gençler arasında cep telefonları ve sosyal …

DEVAMI →

Kimse Durdurmasın Bu Kanatlı Kalemi!

Fil’m Hafızası platformunun emekle yıllanmış, Yazı İşleri ekibininse yeni yüzlerinden, her daim taze kalan heyecanı, cıvıl cıvıl neşesiyle Hande Sönmez’e tutuyoruz bu kez mikrofonumuzu. Hikâye şöyle başlıyor: Platformun kuruluşunun ardından ilk olarak Marcom ekibinde görev alıyor Hande. Ancak tıpkı kıpır kıpır mizacı gibi içindeki kelimeleri durduramıyor. Ve bu süreçte zaman …

DEVAMI →

Bir Fragman: Âşık

Aşkın değil, âşığın gözü kördür. Gönül dilinde yârin adı geçmedikçe, âşık neylesin ışığı, baharı, çiçeği, rengi… Onun dimağında her şeyin adı yalnız bir kapıya varır; yârin adı, bütün kelimelere bedeldir. Veysel’in gönül kapısının nasibine de Esma adı düşmüştür. Esma… Gözleri ceylan bakışlı, derya saçları dalga dalga, yanakları gül bahçesi… Esma, …

DEVAMI →