Arkasını Görmek: İlker Canikligil İle Söyleşi

İtalyan Yeni Gerçekçiliği Fransız Yeni Dalga’sını etkilemiştir, sonra da örneğin İran’da bir tür “Yeni Dalga” nın doğduğunu görüyoruz. Türkiye’deki yansıması da İkinci Yeni gibi oldu. Şiir, edebiyat ya da sinema… Hep bir gruplaşma, kümelenme ve bir dergi etrafında toplanma görüyoruz. Bunu neye bağlıyorsunuz? Ve o dönemdeki işler sinema bağlamında sizce …

DEVAMI →

Murtaza’nın (T)arafında Özgür Sevimli

Hiçbir şey bilmenin yükü kadar ağır gelmez insan kalbine. Çünkü sadece kendi yükünü getirmez bilmek, paylaşmanın sorumluluğu da aynı heybededir. Hayata dair öğrenilen her yeni gerçekle önce dilin ucuna sıralanır kelimeler. Sonra bir soluk… Uzunca bir soluk… Paylaşmakla saklamak arasındaki o sus payı… İnsanın trajedisi, doğruluğu ve adaleti vicdanın terazisine …

DEVAMI →

İşe Yarar Bir Şey: Pelin Esmer İle Şiirsel Bir Yolculuk Söyleşisi

Gözetleme Kulesi, 11’e 10 Kala‘nın yönetmenliğini yapan ve bir belgeselci gözüyle betimlediği hikayeleriyle bizleri filmlerine hayran bırakan Pelin Esmer, bu kez de Barış Bıçakçı ile birlikte İşe Yarar Bir Şey‘e bizleri hayran ettirmeyi başarıyor. Başak Köklükaya ve Öykü Karayel’in başrollerini paylaştığı İşe Yarar Bir Şey, adeta izleyenleri büyülüyor. Bize de …

DEVAMI →

Sevinç Erbulak ile Zor Zamanlarımıza Dair

“Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte, öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.” Böyle söyler  Kavafis bize; başka bir deniz bulamayız, var olan denizimizi, şehrimizi, bırakamayız. Zor zamanlardan geçiyoruz, insan olmanın, kadın olmanın, öteki olmanın, işçi olmanın, çocuk olmanın, sanatçı olmanın zor olduğu zamanlar… Sinema ve tiyatro salonlarımız ayakta kalsın diye …

DEVAMI →

Çatımızda Kimler Var?: Fil’m Hafızası’nın Esas Mutfağı

Bildiğiniz gibi bir süredir Fil’m Hafızası olarak gerek sinema yazılarıyla gerekse düzenlediğimiz etkinliklerle, sizlerle buluşan bizleri daha yakından tanımanız için kendi içimizde söyleşiler gerçekleştirmeye başladık. Bu ay ekip içi söyleşi yapma görevi bana verildiğinde, bu söyleşiyi kiminle gerçekleştireceğimi düşünmeme çok da gerek kalmadı. Zira platformumuzun çok yönlü kişiliği, ilgilendiği her …

DEVAMI →

Karanlığı Maviye Kadar Açmak: Sertan Ünver ve Suzan Güverte ile Blue Üzerine

Blue’nun hikâyesi on iki yıl önce, Kerim Çaplı’nın ölümü üzerine Roll dergisi tarafından hazırlanmış geniş bir dosyayı okumanızla başlıyor. Daha da geriye dönersek, ne zamandan beri yapmak istediğiniz bir şeydi bu, sinema ile müziği birleştirmek? Sinema ve müzikle olan hikâyeniz nasıl başladı? Ve bu başlangıçtan, Blue’nun ilk tohumlarını ektiğiniz ana …

DEVAMI →

İlker Savaşkurt ile Damat Koğuşu Üzerine Bir Söyleşi

36. İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek Damat Koğuşu filminin yönetmeni İlker Savaşkurt ile yeni filmi, hak, hukuk, adalet ve sineması üzerine söyleştik. Hiçbir şeyin iyiye gitmediği Damat Koğuşu, 13 Nisan Perşembe günü 19.00 seansında Beyoğlu Sineması’nda izleyiciyle buluşacak. Filmi izlemeden önce sizi söyleşimizi okumaya davet edelim. Buyrunuz. Nurbanu Gürsoy: Bu sabah …

DEVAMI →

Teoman Kumbaracıbaşı ile Söyleşi: Sanat ve Empati Kurmak

  Yazı Tura (2004), Made in Europe (2007), Aşk Kırmızı (2013) Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak (2010), Eyvah Eyvah 2 (2011) ve Eyvah Eyvah 3 (2014)  gibi filmleriyle ve Acaipademler grubuyla yaptığı müzikle tanıdığımız Teoman Kumbaracıbaşı ile 36. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilecek olan Mavi Sessizlik (2017) filmini konuşup sanat yardımıyla beraberliği …

DEVAMI →

Ekibimizin Masalsı Kalemi ile Minik Bir Söyleşi: Rabia Elif Özcan

­Yazı İşleri ekibinin ‘evvel zaman içinde, kalbur saman içinde…’ dokunuşlu kalemi Rabia Elif Özcan’a hakkında merak ettiklerim, kendisinin sinemaya bakış açısı, masallar  ve  umut ile ilgili birtakım sorular yönelttim. Bu güzel insanı biraz daha yakından tanımak için buyrunuz.   Merhaba Elif, malumun “öncelikle biraz kendinizden bahseder misiniz?” sorusu her röportajın …

DEVAMI →

Önce İyi Bir Okur Olmak: Yekta Kopan ile Söyleşi

  Mutlaka benim yaşlarımda biriyle yapmışsınızdır böyle bir söyleşiyi, fakat öncelikle ben 94 doğumlu biri olarak sizi nasıl hatırladığımdan bahsetmek isterim. Çünkü 90’lı yıllarda doğan neredeyse her çocuğun hayatında önemli bir yere sahipsiniz. Ben sizi küçükken tanımıyordum tabii, sesinizi biliyordum sadece. Şirinler’deki Güçlü Şirin, Çarli‘deki Afakan, Çılgın Bediş‘teki Oktay, Buz …

DEVAMI →