Bir Sahne: Ya Dışındasındır Çemberin, Ya da İçinde Yer Alacaksın

“Ya dışındasındır çemberin, Ya da içinde yer alacaksın.” Eski öğretilerden, Kızılderili öykülerinden, felsefi metinlerden günümüze kadar gelen bir çember imgeleminden bahsedilir hep. Çember bazen şarkılarda, bazen şiirlerde yer edinir. Kimine göre bir sistemdir bu, kimine göreyse hayatın ta kendisi. Dinsel öğelerde de yer bulur kendine bu benzetme; doğar, yaşar ve …

DEVAMI →

Bir Sahne-Playtime: Modernizmin Mekanik Ritmi

Sinema tarihinin başyapıtlarından bahsederken sıklıkla şöyle deriz: “Tekrar tekrar izlenmesi gereken bir film!” Jacques Tati’nin Playtime’ı (1967) içinse bir zorunluluktur bu söz. Neden mi? Tati, Playtime’da sinematografisini 70 mm filmin imkân verdiği geniş görüş açısı ve orta-geniş planlarla kurar. 1920’lerin birçok dışavurumcu yönetmeninin dahi kalkışmadığı perspektif etkisi için yıllar süren …

DEVAMI →

Hasta Siempré Comandante; Susturulamayan Che Şarkısı

“Çiçeklerimizi koparabilirler ama baharın gelişini engelleyemezler.” Leila Khalid Politik sinemanın öncü isimlerinden Yunan asıllı Fransız Costas-Gavras’ın 1972 yapılımı État De Siège filmi gösterildiği dönemin oldukça dikkat çeken yapımlarından biriydi. Bu filmden ve yazımıza konu olan sahnesinden önce Costas-Gavras’ın sinema dilinden biraz bahsetmek gerek. Çoğunlukla anti-komünizm çetelerini, derin devlet yapılanmalarını, siyasi …

DEVAMI →

Bir Sahne: Ferahlatan Kahve, The Cook, The Thief, His Wife and Her Lover

Öfkenin, tutkunun, talihsizliğin ve yenilenmenin ayrı renkleriyle; bir restoran, bir tuvalet, bir mutfak ve onların muhafızlarıyla birlikteyiz. Peter Greenaway’in birbirine karışırlar tedirginliğiyle paletin ayrı köşelerine intizamla damlattığı renklerle biz, kendimiz hemhâl olurken; The Cook, The Thief, His Wife and Her Lover (1989), ışıklarla, kırmızı, beyaz, yeşil, kahverengi ve siyahla bulanıp …

DEVAMI →

Bir Sekans: Rififi’nin Ünlü Soygunu

Soygun filmleri her daim ilgi çeken bir film türüdür. Aksiyonla gerilimin farklı lezzetleri birleşip birbiri içinde belli bir kıvamda erir. Genel olarak bu kıvamı da belirleyen yönetmendir. Çünkü senarist, olayı belli bir rutinde kelimelere dökerken; yönetmen tüm sahnenin koreografisini, yapım tasarımını, oyuncuların performanslarını, eşlik edecek müzik ile arkaplandaki efektleri ve …

DEVAMI →

Bir Sahne: Dans Eden Torba ve American Beauty

Sinemanın büyülü dünyasında bazen öyle sahneler çıkar ki karşınıza, içinde büyük bir dramatik aksiyon olmasa bile hayatınızı tamamıyla alt üst etme kudretine sahip olabilirler. Eğer siz de benim gibi iflah olmaz bir sinemaseverseniz, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Birazdan üzerine konuşacağım sahne, benim hayatımda da böyle bir deneyimi simgeliyor. …

DEVAMI →

Ghobadi’nin Gökyüzüne Bakan Çocukları

İranlı yönetmen Bahman Ghobadi, filmlerinde görünür şekilde Kürt çocuklarının hayatta kalma mücadelesini izletir; fonda ise eğitim, beslenme, barınma, sağlık problemleriyle karşı karşıya bırakır izleyicisini. Salt mesaj verme kaygısı gütmez, derdi “gerçeği sunmak” olan öz sinemasının altını çizmektense geri durmaz. Adı “dert” olan her bir dert bir diğerini şiddetiyle eğip bükerken; …

DEVAMI →