The F Word (2013)

What If ismiyle de anılan film, uyumun anahtar kelime olduğu bir arkadaşlık ilişkisinin zaman içerisinde yaşadığı değişimi konu alıyor. Kahramanımız Wallace (Daniel Radcliffe), tıp fakültesini bıraktığı, ilişkilerinde başarıyı yakalayamadığı, kendini şanssız hissettiği bir dönemdedir.  Animatörlük yapan Chantry (Zoe Kazan) ile tanıştıktan sonra çabasız bir şekilde gelişen ilişkileri, yakaladıkları uyumla kısa …

DEVAMI →

Paradies: Hoffnung (2013)

Ulrich Seidl´ın Cennet Üçlemesi’nin Berlin Film Festivali´nde prömiyeri yapılan bu son filmi, fazla kiloları olan, meraklı genç kız Melanie’yi konu ediniyor. Annesi Kenya´ya gidince genç kız tatilini dağdaki bir zayıflama kampında geçirecektir. Kampta kendinden kırk yaş büyük diyet uzmanı bir doktora ilgi duyan Melanie, doktora karşı hislerini belli etmeye çalışır …

DEVAMI →

Gone with the Woman( 2007)

Filmin isimsiz kahramanı, hayatında pek de heyecan ve harekete yer olmayan, atıl mı atıl bir tiptir. Vaktini işle, işten sonraki zamanını ise evinde geçirmektedir. Ancak, genç adamın renksiz, tekdüze hayatı Marianne’nin (Marian Saastad Ottesen) ansızın hayatına girmesiyle altüst olur. Marianne ile tanışan kahramanımız kendini bir anda bir fırtınalarla dolu bir …

DEVAMI →

La Finestra Di Fronte (2003)

Bir firmada muhasebeci olarak çalışan Giovanna (Giovanna Mezzogiorno ),  evliliğinde ve hayatında kendini sıkışmış hissetmektedir.  Pasta yapmayı çok seven Giovanna günün birinde bir pastacı dükkânı açma hayali kurar. Evinin mutfağında geçirdiği süre içinde de, sürekli olarak karşı apartmanda yaşayan genç bir adamın hayatını izlemektedir.  Zaman ilerledikçe bu genç adama âşık …

DEVAMI →

Open Hearts (2002)

Susanne Bier’a Toronto Film Festivali’nde FIPRESCI Özel Ödülü’nü kazandıran filmi Open Hearts (2002), Mads Mikkelsen’ın  başrolde yer aldığı dramatik bir hikâye anlatıyor. Dogma 95 akımı ilkelerine göre çekilmiş olan film; genç bir kadının, nişanlısını talihsiz bir kaza sonucu yaralayan bir başka kadının doktor olan eşiyle yakınlaşmasını ele alıyor. Kaza öncesinde …

DEVAMI →

The Lobster (2015)

Yunanlı yönetmen Yorgos Lanthimos’un Dogtooth (2009) ve Alps (2011) ile yakaladığı başarının ardından, ilk İngilizce yapımı olan The Lobster (2015), Filmekimi 2015’te Türkiye’de prömiyerini yaptı. Ezber bozan çalışmaların mimarı Lanthimos, The Lobster’da distopik bir öykü anlatıyor. İlişkisi olmayan insanların tutuklandığı alternatif bir gelecekte başkarakterimiz David (Colin Farrell), diğer bekâr insanların …

DEVAMI →

Love Actually (2003)

Four Weddings and a Funeral (1994), Nothing Hill (1999) gibi filmlerin yönetmenliğini yapmış olan Richard Curtis’in senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği 2003 yapımlı filmin başrollerinde Hugh Grant, Bill Nighy, Emma Thampson, Liam Neeson, Colin Firth, Laura Linney,  Martine McCutcheon, Keira Knightly ve Alan Rickman bulunuyor. Noel’e dört hafta kala başlayan ve …

DEVAMI →

Nick and Norah’s Infinite Playlist (2008)

Nick (Michael Cera), eski sevgilisi Tris’ten (Alexis Dziena) ayrılalı sadece 3 hafta olmuştur ama hâlâ ona tutkundur ve her gün ona farklı bir karışık CD hazırlıyordur. Oysaki Tris, çoktan yeni birini bulmuştur. Onun ânında çöpe attığı CD’leri ise bunlara hayran olan ve kimin hazırladığını merak eden Norah (Kat Dennings) alıp …

DEVAMI →

A Home at the End of the World(2004)

The Hours’un yazarı Michael Cunningham’ın aynı adlı romanından uyarlanan yapım, sinema eleştirmenleri tarafından eşcinsel temalı en iyi filmler arasında gösteriliyor. Film, dostlukları 1960’larda Cleveland’ın bir banliyösünde başlayan Bobby (Colin Farrell) ve Jonathan’ın (Dallas Roberts), birbirlerinden uzaktayken geçmiş ilişkileri ile yüzleşmelerini, uzun yıllar görüşmedikten sonra 80’lerin New York’unda tekrar buluşmalarını, kendilerinden …

DEVAMI →

Après mai (2012)

Paris, Je’taime (2006) filminin yönetmenlerinden Olivier Assayas’ın kendi gençlik anılarından yola çıkarak yazıp yönettiği Après Mai (2013), 68 kuşağı gençlerinin dönemin siyasal ikliminde kendilerini tanıma süreçlerini ele alıyor. Ana karakter Gilles’in (Clément Métayer), 68 isyanları sırasında tüm toplumsal değerlerin yeniden anlam kazanmaya başladığı bir iklimde, kişiliğini ve sanat anlayışını oluştururken …

DEVAMI →