Royahaye Dame Sobh (2016)

İran’da bir rehabilitasyon merkezinde geçen belgesel, çocuk yaşta olan ve toplum tarafından suç işlemeye yöneltilen kızların topluma kazandırılma sürecini anlatıyor. Bu topluma kazandırılma süreci, kazandırılmaktan çok, kızlara durumlarının zorla kabul ettirilmesinden ibaret oluyor. Aileleri tarafından değer görmeden yetiştirilen, başlarına gelen kötü olaylardan yine kendilerinin suçlandığı, ailelerinden hiçbir manevi destek veya …

DEVAMI →

The Square (al Midan, 2013)

Mısır’da Mübarek’e karşı 2011 yılında başlayan halk ayaklanması, devamında Mübarek’in görevden ayrılmasına neden olur. Ancak bu olay bir sonuçtan ziyade, sonraki süreçte yaşananların fitili hâline gelir. The Square, Ocak 2011’den başlayarak Mübarek’in devrilişi, devamındaki geçici ordu yönetimi ve Mursi iktidarı dönemlerinde meydana gelen halk ayaklanmalarını takip eden bir belgeseldir. Film, …

DEVAMI →

The Look of Silence (2014)

Ülkemizde Sessizliğin Bakışı ismiyle ilk kez 14. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde gösterilen film, Joshua Oppenheimer’ın The Act of Killing’in (2012) devamı olarak çektiği belgeseldir. Oppenheimer, The Act of Killing’de katiller üzerinden, onlarla sohbetler eşliğinde anlattığı 1965-1966 Endonezya katliamını, The Look of Silence’ta bu kez katliamın mağduru olan bir aile …

DEVAMI →

Koyaanisqatsi: Life Out of Balance (1982)

Hopi dilinde “dengesiz ya da dağılan hayat” anlamına gelen Koyaanisqatsi, Godfrey Reggio tarafından yönetilmiş deneysel bir film. Sinematografisinin Ron Fricke’e, hipnotik müziklerinin ise Philip Glass’a ait olduğu film, genel itibariyle yüksek binalar ve bunun tam zıttı doğa manzaralarına ait birbiri ardına dizili ağır çekim ve timelapse içerikli görüntülerden oluşuyor. Hızla …

DEVAMI →

An Inconvenient Truth (2006)

“Süzüle süzüle akan şu nehri seyredersiniz. Rüzgârda hışırdayan yapraklara kulak verirsiniz… Sessizdir, huzurludur. Ve bütün bunlar âniden içinizde bir coşku yaratır. Derin bir nefes alıp dersiniz ki ‘Hakikaten ben bütün bunları unutmuşum’.” Galiba üzerinde yaşadığımız Dünya’ya yaptığımız en büyük haksızlık, onun üzerinde nefes alıyor olduğumuzu, kanımızın bu toprakların bir parçasını …

DEVAMI →

Samsara (2011)

Ülkemizde 12. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde gösterilen Samsara (2011), Ron Fricke’nin Baraka’dan (1992) sonra yönetmenliğini yaptığı ikinci uzun metraj film. Fricke, bu filminde yine yapımcı Mark Magidson’la çalıştı ve ikili bir kez daha müzikal ve görsel bir ziyafet ortaya çıkardı. Samsara, “yaşamın sürekli dönen çemberi” anlamına gelen bir Sanskrit …

DEVAMI →

Jodorowsky’s Dune (2013)

Belgesel, The Holy Mountain (1973)  ve El Topo (1970) gibi önemli filmlerin yönetmeni Alejandro Jodorowsky’nin çekmek istediği fakat çekemediği ve uzun yıllar bir daha film çekmemesine neden olan büyük hadiseyi konu ediniyor. Aradan geçen 23 yıldan sonra bile Dune denildiğinde gözleri ışıldıyor Jodorowsky’nin. Tutkularıyla hareket eden bir insanın idealleri için …

DEVAMI →

Exit Through The Gift Shop (2010)

Sokak sanatı dediğimiz zaman ilk akla gelen isimlerden olan, politik ve mizahî grafiti çalışmaları ile tanınan Banksy, bu sefer karşımıza muhteşem bir belgesel ile çıkıyor. Dünyaca ünlü müzelere gizlice girip, buralara kendi tablolarını yerleştiren Banksy, filme ismini de müzelerin çıkışında bulunan hediyelik eşya dükkanından esinlenerek veriyor. Exit Through The Gift …

DEVAMI →

Tahtacı Fatma (1979)

Türk belgeselciliğinin duayen ismi Süha Arın’ın yapımını ve yönetmenliğini üstlendiği 1979 yapımı Tahtacı Fatma’da, Toroslar’da yaşayan, Orman Bakanlığı için ağaç kesimi ve tomruk nakli işinde çalışan ve Tahtacılar olarak bilinen topluluk ile tanışıyoruz. Belgesel; onların zor koşullar altındaki günlük yaşamına, sosyal ve ekonomik sorunlarına 12 yaşındaki Fatma Şimşek özelinde küçük …

DEVAMI →

Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul (2005)

Alexander Hacke adındaki müzisyen, kültür karmasının yansıdığı müzik türlerini anlamak ve şehirdeki ahenkli tınlamaları kaydetmek için, hiç Türkçe bilmediği hâlde İstanbul’a gelir. Burada Selim Sesler ile tanışır. Müzik diliyle aralarında bir diyalog gelişmeye başlar. Ardından birçok müzisyen ve şarkıcı onların bu serüvenine katılır ve ortaya İstanbul’un çok sesli korosu çıkar. …

DEVAMI →