Eleştiri - İzlenimSinema Yazıları

The Last 3 Minutes (2010) Aslında Herkesin Hayatı Olağanüstüdür…

The Last 3 Minutes’i izlemeden önce Po Chan hakkında fikri olan biri, bu kısa filmin hikâyesine hiç şaşırmaz. Çünkü Po’nun hayatı trajedilerle doludur. Ama önce bu kısa filmi izler sonra Po Chan’ın hayatını incelerseniz, filmle ilgili şaşkınlığınız kısa sürecek ancak muhtemelen Po’nun hayatla mücadelesine hayran kalacaksınız.MG_9032

“KANLI BİR ÖLÜMÜ KİMSE HAK ETMİYOR”

Geleceğin umut vaat eden yönetmenlerinden biri olan ve Hong Kong’ta doğup orada müzik eğitimi gören Po Chan daha sonra Uzak Doğu sinemasının ünlü yapımcı ve aktörü Andy Lau tarafından keşfedildi ve sinemaya onun yanında bir çırak olarak başladı.

1996 yılında tüm ailesini trajik bir biçimde kaybettikten sonra işine daha çok sarılan Po, sinema rüyasından vazgeçmedi ve And Lau’nun desteğini alarak Kaliforniya’ya taşındı. Tüm ailesinin hayatından bir anda çıkıp gitmesi konusunda Po daha sonraki yıllarda “Kanlı bir ölümü kimse hak etmiyor” demekle yetinecekti.

5304179_orig

ASLINDA HERKESİN HAYATI OLAĞANÜSTÜDÜR

2012 yılında Canon markasının üst sınıf fotoğraf makinelerinden olan 5D Mark II için çektiği The Last 3 Minutes, onun hayatının dönüm noktası oldu.

Film o kadar ses getirdi ki Canon bir sonraki DSLR çalışması için de 2012 yılında yine Po’nun kapısını çaldı.

Hem yazıp hem yönettiği The Last 3 Minutes’te trajik bir biçimde hayatını yitiren temizlik görevlisi William Turner’ın 68 yıllık hayatını üç dakikaya sığdıran Po Chan, bunu o kadar iyi bir biçimde yapıyor ki filmin toplamda üç dakikada bittiğine inanamıyorsunuz.

Po, mesleğinin tüm inceliklerini bir çırpıda, bu kısa film için gözler önüne serebiliyor. Her ne kadar ‘klişe’ bir konu seçilmiş gibi görünse de Po, bu film ile bize “Her sıradan kişinin ardında olağanüstü bir hayat vardır” mesajını veriyor.

İzleyici, cebindeki kristal ile dünyaya bakmayı seven yaşlı adamın ölümü sırasında bunu yeniden yapmasıyla, onun gözünden bu sefer başka bir dünya görüyor. Turner’in ölümünden doğumuna kadar geçen sürede yaşadıklarını özetlediği hayat, aslında herkesin hayatının bir film olabileceği fikrini zihnimizde yeniden canlandırıyor.

KAMERA ARKASI MUTLAKA İZLENMELİ

Kamera arkası çekimleri ile birlikte bir kez daha kendine hayran bıraktıran Po, bu filmde de ustalarından biri olan ünlü Terminatör Kurtuluş ile bilinen birçok TV dizisinin görüntü yönetmeni ve ustalarından biri olan Shane Hurlbut’tan destek alıyor.

Fil’m Hafızası size önce The Last 3 Minutes’ı ve ardından kamera arkası çekimlerini sunar…

Kamera Arkası

Okan Köroğlu

Okan Köroğlu

Malatyalı bir ailenin son çocuğu olarak Mersin’de doğdu. Uludağ Üniversitesi’nde okudu. Özel bir şirkette Grafik Tasarım Uzmanı olarak çalışıyor, özel eğitim kurumlarında Moda ve Bilgisayarlı Stilistlik ile Sosyal Medya’da Grafik Tasarım dersleri veriyor. 2003 -2007 yılları arasında çalıştığı bazı gazetelerde düzenlediği sinema sayfaları ile daldığı bu okyanusta yüzmeye devam ediyor. Şiirle, Tarihle ve Teknoloji ile besleniyor.

Kimler Neler Demiş?

3 Yorum - "The Last 3 Minutes (2010) Aslında Herkesin Hayatı Olağanüstüdür…"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
cim
Ziyaretçi

yahu bayağı vasat bir film. “ölürken hayatın film şeridi gibi gözlerin önünden geçmesi” gibi dünyanın en klişe fikrini içine hiç birşey katmadan dümdüz çekmiş. hayır bu kadar övülünce bir twist birşey olacak filan diye bir beklentiye girdim. sahnelerde veya çekim tekniğinde de hiç bir enteresanlık yok. bildiğin klişe holivud sahneleri.
tamam temiz iş. bunu çekmek de kolay değil. ama vasat bir işin böyle övülmesi de garip.

tugay
Ziyaretçi

aynı düşünceleri yazmak üzere yorumlara inmiştim. tamamen katılıyorum. belki çekim tekniklerine, uğraşına değer verilebilir. onun dışında övmeyi geçtim aksine yerilecek bir kısa film olmuş.

Umut Aydınoğlu
Ziyaretçi

Film hakkındaki izlenimleriniz ilginç. Bana farklı bir şekilde filmi bir daha inceleme fırsatı verdi ve daha çok sevmeme sebep oldu. Bence de filmi enteresan kılan tamamen 5D ile çekilmiş olması. Bir fotoğraf emekçisi olarak her ne kadar dijital dünyaya ısınamamış olsam da bu film bana çok şey öğretti. Yazınız da. 2012’deki projeyi de merak ettim.

Teşekkürler.

wpDiscuz
Önceki yazı

About Alex (2014)

Sonraki yazı

1 Mayıs'ta Vizyonda!