Bi'Dünya

Yüzyılların Yüzyılı sergisi SALT Beyoğlu’nda ​açıldı​!

SALT Beyoğlu’ndaki Yüzyılların Yüzyılı sergisi, etkileri günümüzde de süren geçmiş dönem ve olaylara cevaben üretilmiş 11 sanatsal ifadeyi bir araya getiriyor.

Hera Büyüktaşçıyan                                 Evini yık, ondan bir tekne yap ve hayat kurtar!

 Chto Delat?                                                  The Excluded. In a Moment of Danger

                                                                          [Dışlanmış. Bir Tehlike Anında]

Shilpa Gupta                                                Untitled [İsimsiz]

Kapwani Kiwanga                                    …rumours Maji was a lie

                                                                          […Maji’nin yalan olduğuna dair rivayetler]

Maha Maamoun                                         Like Milking a Stone [Taşı Sağar Gibi]

Jumana Manna & Sille Storihle           The Goodness Regime [İyilik Rejimi]

Yasemin Özcan                                           üçyüzbir

Didem Pekün                                               Zarlar ve insanlar

Judith Raum                                                eser

Dilek Winchester                                       sanki bizden önce hiçbir şey söylenmemişçesine

Erinç Aslanboğa, Natalie Heller &     

Bahar Temiz                                                 İz Sürücü

 

SALT Beyoğlu

10 Mart-24 Mayıs 2015

Yüzyılların Yüzyılı, yankıları hâlen süren ve bugünü şekillendiren tarihsel dönüşümler, travmatik deneyimler ve toplumsal geçişlere karşılık olarak üretilmiş sanatsal ifadelerden oluşur. Sanatçıların sergi mekânında birbiriyle ilişkilenen üretimleri, tarihî öneme sahip an, dönem ve olayların uzun vadede kalıcı etkilerini araştırır.

Tarihin çok yönlü ve tekerrür eden tabiatından hareketle, Didem Pekün’ün 2011’den bu yana üzerinde çalışmayı sürdürdüğü deneme videosu Zarlar ve insanlar’ın ilk mekânsal sunumu, kayda değer ve zaman zaman yinelenen olaylara dikkati çeker: bazıları tamamen bireye dairdir, diğerleri ise kolektif hafızada farklı yorumlamalarla izlerini korur. Chto Delat? sanat kolektifinin The Excluded. In a Moment of Danger [Dışlanmış. Bir Tehlike Anında] adlı performatif film enstalasyonu, kişisel ve haricî etkiler arasındaki bu bağlılıktan temel alır. 2014 tarihli iş, bireylerin sosyal ağlar ve web üzerindeki bilgi yığınıyla etkileşim kurmasını tartışır; filmin ana karakterlerinin, birtakım özel ve varlığı evrensel olarak kabul görmüş olaylar bakımından göreceli konumlarını araştırır ve artık geri dönüşün olmadığına inandıkları tarihsel anları irdeler.

Sergideki bazı işler, Maha Maamoun’un piramitlerin mirasını sorgulayan iki videosu gibi, zamanda geriye giderek antik tarihi bugüne bağlar. Sanatçının araştırmaları, yeniden üretilen tarihi sorgusuzca kabul eden bir toplumun durumunu da kapsar. Maamoun’un sergide yer alan üçüncü işi Night Visitor [Gece Ziyaretçisi], 2011’de Mısır İstihbarat Teşkilatı binalarına sızan kişilerin YouTube’a yüklediği buluntu görüntülerden aynı yıl yapılmış bir derlemedir. Hera Büyüktaşçıyan’ın kadim anlatıları inceleyen mekâna özgü yeni işi ise, Nuh’un gemi inşa etme eylemindeki aracılık hâli ve sonsuz potansiyelden çalkantılı yakın tarihe, çeşitli travma ve mitolojileri bir araya getirir.

Sergi, çeşitli açılardan öznel tarih okumalarına; bilhassa ulusal gerginlikler, sınırlar ve başarısız diplomasinin etkilerine de bakar. Judith Raum’un çoklu medya enstalasyonu, Alman İmparatorluğu’nun 1889 yılının başında Anadolu ve Bağdat Demiryolları’nın inşasındaki rolünü anlatan tarihsel araştırmalara gönderme yapar. Sanatçının bu işi, güç ve otorite göstergesi hitap ve eylemlerin, kolonyal dönemle birlikte sonlanmayan ve bugün dahi sürdürülen ekonomik bir prensibin neticesi olduğunu vurgular.

Serginin oluşum sürecinde, süregelen araştırmaların devamı niteliğinde dört yeni iş üretildi. Hera Büyüktaşçıyan, Didem Pekün ve Dilek Winchester’ın sanatsal müdahalelerinin yanı sıra, dans sanatçıları Erinç Aslanboğa, Natalie Heller ve Bahar Temiz, sergi kapsamında sahneleyecekleri, kişisel hafıza ve kolektif hafıza kavramlarına odaklı bir sunum-performans serisi geliştirdi. İz Sürücü (2015) adlı bu sunum-performanslar 11 Mart-3 Nisan tarihlerinde, Çarşamba ve Cuma günleri 18.30, Pazar günleri 16.30’da SALT Beyoğlu’nun üçüncü katında gerçekleştirilecek.

Judith Raum’un sergiye katılımı, Goethe-Institut İstanbul’un iş birliğiyle organize edilmiştir.

Sunum: Oraib Toukan

Hani’nin iki saniyesi üzerine

18 Mart, 19.00

SALT Beyoğlu, Açık Sinema

Oraib Toukan’ın sunumu, Filistinli fotoğrafçı ve görüntü yönetmeni Hani Cevheriye’nin, 1967’de İsrail’le yapılan savaş sonrasında çektiği iki saniyelik bir materyalin bugüne ulaşma sürecine odaklanacak.

Yerde, kana bulanmış cansız bir kadın bedeni vardır; gözleri açık olan kadının yüzünün bir kısmı görülür. Caravaggio’nun Bakirenin Ölümü tablosundaki bir detayı andıran görüntü, 2014 yazında Gazze’den dünyaya yayılan görüntülerle tezat oluşturur.

Bu sunum, 24 Mayıs’a kadar SALT Beyoğlu’nda görülebilecek olan Yüzyılların Yüzyılı sergisi bağlamında gerçekleştirilmektedir.

Sunum dili İngilizce’dir.

Oraib Toukan sanatçı ve Filistin’de bulunan El-Kudüs Üniversitesi bünyesindeki Bard College’ta Sanat ve Medya Çalışmaları Bölümü öğretim üyesi ve bölüm başkanıdır.

Görsel

Oraib Toukan, The afterlife of a cruel image [Korkunç bir görüntünün sonraki varoluşu], 2014

Oraib Toukan_The afterlife of a cruel image_2014

 

Sunum-performans: İz Sürücü

Erinç Aslanboğa, Natalie Heller ve Bahar Temiz

11 Mart-3 Nisan (Çarşamba ve Cuma: 18.30, Pazar: 16.30)

SALT Beyoğlu, Kat 3

İz Sürücü (2015), dans sanatçıları Erinç Aslanboğa, Natalie Heller ve Bahar Temiz tarafından Yüzyılların Yüzyılı sergisi için özel olarak hazırlanıp sergi mekânında sahnelenen bir sunum-performans serisidir. Bu sunum-performanslar, geçmişten birtakım ögeleri performatif bir çerçevede yeniden düzenleyerek kişisel hafıza ve toplumsal hafıza kavramlarına bakar.

Sunumlar, izleyicinin geçmiş, şimdiki zaman ve geleceğin yanı sıra, kurgu ve gerçek arasında gidip gelebildiği ve bunların eş zamanlılıklarını deneyimleyebildiği bir mekân yaratma olasılığını araştırır.

Bir hikâye nasıl örülür?

Geçmişten hangi ögelerin şimdiki zamanda iz düşümü vardır?

Bir anıyı nasıl kavrarız?

Müzik: “Ah Yalan Dünya”, Neşet Ertaş; “In Be Tween Noise”, Steve Roden; “Merdiven”,

Tamburada; Erentuğ Turan icrasıyla “Obua Konçertosu, Re minör: II. Adagio”, Alessandro Marcello

Metin: “Creative Evolution” (1907), Henri Bergson ve “The Collective Memory” (1980), Maurice Halbwachs

Görsel

Erinç Aslanboğa, Natalie Heller ve Bahar Temiz, İz Sürücü, 2015

Fotoğraf: Irmak Altıner

Iz Surucu_Trailer

 

Gonca Gengonul

Gonca Gengonul

Gonca 1985 İstanbul doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik Bölümü'nden 2008'de mezun oldu ve bankacılıkla başlayan kariyerine şimdilerde telekomünikasyon sektöründe Risk Yöneticisi olarak devam ediyor. Seyahat etmeyi ve spor yapmayı hayatının olmazsa olmazı sayar. Kitaplar ve sinema, çok sevdiği yeni insanlar tanıma arzusunu besler. Ve artık bütün bunların yanında bir sosyal medya filidir.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Önceki yazı

13 Mart'ta Sinemalarda!

Sonraki yazı

Kutay Ucun ile Film Okumaları(Kış Uykusu)