Fil'm Hafızası
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • GÖNÜLLÜLÜK İLANLARI
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    The New Yorker at 100 (2025)
    Belgesel

    The New Yorker at 100 (2025)

    Selin Tanyeri
    2 gün önce
    The Wandering Earth (2019)
    Bilim Kurgu - Fantastik

    The Wandering Earth (2019)

    Nesrin Karadağ
    7 gün önce
    Confession (2022)
    Korku - Gerilim

    Confession (2022)

    Rabia Elif Özcan
    2 hafta önce
    Prince of Darkness (1987)
    Film Önerileri

    Prince of Darkness (1987)

    İpek Ömercikli
    2 ay önce
    Decision To Leave (2022)
    Film Önerileri

    Decision To Leave (2022)

    Ayşe Yapışık
    2 ay önce
    Other People’s Children (2022)
    Drama

    Other People’s Children (2022)

    Büşra Soylu
    2 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Adalet Sistemi Çöktüğünde Ne Olur?: Locked (2025)
    Eleştiri - İzlenim

    Adalet Sistemi Çöktüğünde Ne Olur?: Locked (2025)

    İrem Yavuzer
    14 saat önce
    Yargı ve Kadın: Anatomy of A Fall (2023)
    Film Analizleri

    Yargı ve Kadın: Anatomy of A Fall (2023)

    Serkan Kalender
    3 gün önce
    The Piano Accident (2025) Üzerinden Quentin Dupieux Sinemasına Bir Bakış
    Eleştiri - İzlenim

    The Piano Accident (2025) Üzerinden Quentin Dupieux Sinemasına Bir Bakış

    Nesrin Karadağ
    6 gün önce
  • HABERLER
    Berlinale’de Türk Rüzgarı: İlker Çatak ve Emin Alper Altın Ayı Yarışında!
    Haberler

    Berlinale’de Türk Rüzgarı: İlker Çatak ve Emin Alper Altın Ayı Yarışında!

    Can Turbay
    17 saat önce
    İlker Çatak’ın Sarı Zarflar’ı Dünya Galasını Berlin Film Festivali’nde Yapacak
    Haberler

    İlker Çatak’ın Sarı Zarflar’ı Dünya Galasını Berlin Film Festivali’nde Yapacak

    Elif Arı
    2 gün önce
    Sentimental Value, Avrupa Film Ödülleri’nden En İyi Film Ödülü Aldı!
    Haberler

    Sentimental Value, Avrupa Film Ödülleri’nden En İyi Film Ödülü Aldı!

    Ahmet Ege Çakırel
    2 gün önce
  • KISA FİLMLER
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    2 ay önce
    Adisyon (2025)
    Kısa Filmler

    Adisyon (2025)

    Günsu Akçatepe
    4 ay önce
    Teamül (2023)
    Kısa Filmler

    Teamül (2023)

    Günsu Akçatepe
    4 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • GÖNÜLLÜLÜK İLANLARI
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    The New Yorker at 100 (2025)
    Belgesel

    The New Yorker at 100 (2025)

    Selin Tanyeri
    2 gün önce
    The Wandering Earth (2019)
    Bilim Kurgu - Fantastik

    The Wandering Earth (2019)

    Nesrin Karadağ
    7 gün önce
    Confession (2022)
    Korku - Gerilim

    Confession (2022)

    Rabia Elif Özcan
    2 hafta önce
    Prince of Darkness (1987)
    Film Önerileri

    Prince of Darkness (1987)

    İpek Ömercikli
    2 ay önce
    Decision To Leave (2022)
    Film Önerileri

    Decision To Leave (2022)

    Ayşe Yapışık
    2 ay önce
    Other People’s Children (2022)
    Drama

    Other People’s Children (2022)

    Büşra Soylu
    2 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Adalet Sistemi Çöktüğünde Ne Olur?: Locked (2025)
    Eleştiri - İzlenim

    Adalet Sistemi Çöktüğünde Ne Olur?: Locked (2025)

    İrem Yavuzer
    14 saat önce
    Yargı ve Kadın: Anatomy of A Fall (2023)
    Film Analizleri

    Yargı ve Kadın: Anatomy of A Fall (2023)

    Serkan Kalender
    3 gün önce
    The Piano Accident (2025) Üzerinden Quentin Dupieux Sinemasına Bir Bakış
    Eleştiri - İzlenim

    The Piano Accident (2025) Üzerinden Quentin Dupieux Sinemasına Bir Bakış

    Nesrin Karadağ
    6 gün önce
  • HABERLER
    Berlinale’de Türk Rüzgarı: İlker Çatak ve Emin Alper Altın Ayı Yarışında!
    Haberler

    Berlinale’de Türk Rüzgarı: İlker Çatak ve Emin Alper Altın Ayı Yarışında!

    Can Turbay
    17 saat önce
    İlker Çatak’ın Sarı Zarflar’ı Dünya Galasını Berlin Film Festivali’nde Yapacak
    Haberler

    İlker Çatak’ın Sarı Zarflar’ı Dünya Galasını Berlin Film Festivali’nde Yapacak

    Elif Arı
    2 gün önce
    Sentimental Value, Avrupa Film Ödülleri’nden En İyi Film Ödülü Aldı!
    Haberler

    Sentimental Value, Avrupa Film Ödülleri’nden En İyi Film Ödülü Aldı!

    Ahmet Ege Çakırel
    2 gün önce
  • KISA FİLMLER
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    2 ay önce
    Adisyon (2025)
    Kısa Filmler

    Adisyon (2025)

    Günsu Akçatepe
    4 ay önce
    Teamül (2023)
    Kısa Filmler

    Teamül (2023)

    Günsu Akçatepe
    4 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Sinema Yazıları Eleştiri - İzlenim

La Nuit a Dévoré Le Monde: Sam’in Büyük Yalnızlığı

Fil'm Hafızası Fil'm Hafızası
5 yıl önce
Eleştiri - İzlenim, Sinema Yazıları
Okuma Süresi: 6 min
0
1
La Nuit a Dévoré Le Monde: Sam’in Büyük Yalnızlığı
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

White Zombie (1932) ile başlayan ve yakın bir zamanda kaybettiğimiz George A. Romero’nun karakterleriyle iyice ete kemiğe bürünen zombi filmleri, klasik anlamda gelişimini tamamladıktan sonra tıpkı vampir filmlerinde olduğu gibi zamanla değişerek dönüşür.  George A. Romero ustanın üçlemesini oluşturan Night of the Living Dead (1968), Dawn of the Dead (1978), Day of the Dead (1985) filmleriyle ise tür, tam olarak kimliğini bulur. O günden bu yana, gerek bu filmlerin parodileri gerek yeniden çevrimleri olmak üzere birçok zombi filmi çekilir, tür adeta bir kesimin vazgeçilmezi olur. Zombilik bir filmin tek başına amacı olmaktan çıkıp bir araca da dönüşür zamanla. Dominique Rocher’ın ilk uzun metrajı La Nuit a Dévoré Le Monde (2018) tam da böyle bir filmdir işte. Her an korkudan nefesimizi tutacağımız ya da kana bunalıp çığlık atacağımız, gözlerimizi kapatıp sahnenin son bulmasını bekleyeceğimiz bir zombi filmi yoktur karşımızda. La Nuit a Dévoré Le Monde bir yalnızlık filmidir aslında tam anlamıyla. Tıpkı isminde olduğu gibi gece dünyayı yutar ve Sam (Anders Danielsen Lie – Oslo, 31. August’daki başrolüyle hatırladığımız) bir başına kalır. Peki, yalnızlığı seven, fazlasıyla asosyal olan Sam, zombilerle dolu bir hayat ile daha mı kolay başa çıkacaktır?

Sam’in bir ev partisine gelmesiyle başlayan filmde kısacık bir sürede Sam’in kaybeden bir karakter olduğunu anlamak pek de güç değil. Zira eski kız arkadaşının evinde kalan müzik kasetlerini almaya gelen Sam’in bir türlü kalabalığa karışmayıp tek kalması, fazlasıyla mutsuz olması ve kaybettiği düzenli hayatın (ev, sevgili, yuva…) yeni temsilini (Sevgilisinin yeni bir hayatı vardır artık.) biraz da öfkeli bir şekilde izlemesi her şeyi özetler. Kalabalık içerisinde bile yalnız kalmayı başaran Sam’in bu hâllerini izlediğimiz prolog sahnesi, filmin devamında izleyeceklerimizin bir fragmanı gibidir adeta. Evdeki dans edip eğlenen güruh, insan avlamayı bekleyen zombilerin ileri geri sallanmalarını andırırken, kapılar ardında sevişen insanların kapı ile çıkardıkları ses ise dışarıdan içeriye girmeye çalışan zombileri akla getirmektedir. Bu kalabalıktan sıyrılıp boş bir odaya geçen Sam ise tam da bu karakter yapısından dolayı ölmekten ya da bir zombi olmaktan kurtulacaktır. 

Zombi İle Paylaşılan Bir Yalnızlık

La Nuit a Dévoré Le Monde, neden ve nasıl olduğunu asla bilmeyeceğimiz bir zombi salgını sonucu Paris’in bir binasında yaşananları anlatıyor. Neden böyle bir salgının yaşandığını bilmediğimiz gibi bu apartmanın ve sokağın durumu haricinde diğer sokaklarda, şehirde, ülkede ya da dünyada ne yaşanıyor hiç bilemiyoruz. Filmin dış dünyada neler olduğunu belli eden tek işareti belki enerjinin (su, elektrik, doğal gaz) kesilmesi ve büyük sessizlik gibi şeyler olabilir. Enerjinin kesilmesi modern yaşamı bir anda geriye taşıyor. Ama yine de ne Romero filmlerindeki ne de 28 Days Later (2002), I Am Legend (2007) gibi filmlerdeki büyük yıkımı hissetmek pek mümkün olmuyor. Aslında film, tüm dış dünyayı tek bir apartmana sığdırarak büyük ölçekli bir filme harcayacağı bütçeyi ve emeği sadece yalnızlık duygusuna vermek istiyor. Kısıtlı bir alana hapsettiği karakteri ile baş başa kalan kamera, Sam’in yaşadığı büyük yalnızlığa, kendi kendisiyle kaldığında çocukluğuna kadar uzandığı geçmişine götürüyor bizi. 

Zombi külliyatına baktığımızda kapalı bir mekâna kısılma durumu çok tercih edilen bir yoldur. Romero’nun zombi üçlemesinin her filminde bu durum tekrarlanır. Night of the Living Dead’de bir eve, Dawn of the Dead’de bir alışveriş merkezine, Day of the Dead’de bir askeri üsse tıkılıp kalan karakterleri izleriz. Fakat illaki bir dışarıya çıkma hâli vardır yine de. Ki televizyon ve radyo her daim dışarıda neler olduğunun haberini verir. La Nuit a Dévoré Le Monde’de ise Sam sadece bir kez pencereden gördüğü kediyi almak için birkaç adım uzaklaşır ve çok da çabalamadan eli kolu boş bir şekilde tekrar inine döner. Böylece yalnızlık filmleri denilince ilk akla gelecek Inside Llewyn Davis’deki Llewyn Davis’in yalnızlığını paylaşan bir kedisi bile olamaz Sam’in. Daha doğrusu Sam’in yalnızlığını giderecek yaşayan hiçbir canlı türü yoktur. Sam, yalnızlığını bir zombi ile paylaşır. Apartman sakinlerinden zombi olan Alfred (Denis Lavant – Holy Motors’daki olağanüstü performansına çok benzeyen bir performans sergiliyor) Sam’e arkadaşlık yapmaya mecbur bırakılır bir nevi. Zira asansör parmaklıklarına bağlı bir şekilde tutsak bir hayat yaşar Alfred. Tabii nabzı atmayan, konuşmayan, düşünmeyen, yargılamayan bir canlı tam da insanlarla hiçbir zaman arası iyi olamamış Sam için biçilmiş kaftandır adeta. Sam konuşur o dinler; Sam Alfred’e şiddet uygular o tepki vermez. Sam ile Alfred’in bu yol arkadaşlığı yine teması yalnızlık olan birçok filmdeki benzer durumları akla getirmektedir. Cast Away’deki Chuck Noland ile toptan yapılan Wilson’ın, The Eyes of the My Mother’daki Francisca ile esir aldığı Charlie’nin ve Fido’daki çocuklar ile zombi olan Fido’nun beraberlikleri ilk akla gelen örneklerdendir. Chuck Noland cansız bir varlığı kendine koşulsuz arkadaş eylemiş, Francisca ise zorla hapsettiği birine işkence yaparak kendine arkadaş bellemiş ve insanlık bu kez de Fido’da olduğu gibi zombileri sahiplenip esiri yapmıştır. Tıpkı Sam’in Alfred’i esir aldığı gibi. Film, bu noktada insanlığın her koşulda üstün olduğunu anladığı an yapabileceklerini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Aslında insanın sadece zevk almak ya da üstün olduğunu kendine ispatlamak için yuvasından vahşice koparıp demir parmaklıklar arasına hapsettiği birçok hayvana yaptığı şey de tam olarak buradan beslenir. Hayvanat bahçelerindeki, sirklerdeki, akvaryumlardaki, kafeslerdeki, fanuslardaki ya da ölmüş bedenleri ile bile insanlığa hizmet etmek zorunda bırakılan doğa tarihi müzelerindeki hayvanların düştükleri durumla Alfred’in, Charlie’nin, Fido’nun paylaştıkları kader hep aynı değil midir?

Her Daim İçimizdeki Zombilik

Sam, bu efendi köle ilişkisi dışında belki de tüm bu çılgınlığa üreterek göğüs gerer. Bir müzisyen olan Sam, bulduğu her eşyayı bir müzik aletine çevirerek ve apartmanda bulduğu müzik aletleri sistemi ile müziğini icra etmeye devam eder. Hatta filmin en can alıcı sahnelerinden biri Sam’in zombilere konser verdiği an olabilir. Zombilerin Sam’a ulaşıp yemek için verdikleri çaba üzerinden hayranı oldukları müzisyenin konserine gidip kendinden geçen insanları da tiye alır film.

Sam’in içine düştüğü bu büyük yalnızlığa Alfred ve icra ettiği müzik ile göğüs germesi elbette yine de çok zor. Belki evden biraz uzaklaşsa ya da biraz daha ciddi gözlem yapsa birilerine ulaşacak. Fakat asla böyle bir çabanın içine girmez. Sam’in böylesine bir atmosferde bile içten içe yine yalnız kalmak istediğini düşünmek mümkün. Çünkü gece kapısının önündeki sesleri işitip de gelenin insan mı zombi mi olduğuna emin olmadan kapıyı kurşunlaması başka nasıl açıklanabilir? Sam, elbette bu gerçeği kendine bile itiraf edemez. Ama bilinçaltında asla yaşamında birini istemediği apaçık bellidir. İşte bu yanıyla Sam, zombi filmlerinin hatta tüm sinema tarihinin en kararlı yalnızıdır diyebiliriz. Her ne kadar defalarca apartmandan ayrılmayı düşleyip gerçekleştirememiş olmasına rağmen finalde zincirlerinden kurtulsa da düşünmeden edemez insan: Sam zorunlu kalmasa acaba bu girişimi sonuna kadar götürür müydü? Sam, gerçekten gözlemlenip, incelenmesi ve anlaşılmaya çalışılması gereken ilginç bir karakter. Zaten filmin bir sahnesinde çatıda oradan oraya koşturup duran Sam’i tanrısal bir bakış açısından izlettirir yönetmen. Filmin başlarında karşımıza çıkan bu sahnede yönetmen bize sinyali verir. Burada bir deney kobayı var. Ve ben sizden onu gözlemlemenizi ve bir sonuca varmanızı istiyorum der sanki. Bu sonuç peki nedir? Elbette yönetmen sonucu herkesin kendi kararına bırakır. Siz hangisini tercih edersiniz? Yaşadığımız dünyanın içinden çıkılmaz hâlinden uzaklaşıp kabuğuna çekilmek mi yoksa her şeye rağmen insanlığa karışıp mücadele ederek yaşamak mı? 

Tuba Büdüş

Fil'm Hafızası

Etiketler: anders danielsen lieDominique Rochergeorge romeroLa nuit a dévoré le mondeZombi
Fil'm Hafızası

Fil'm Hafızası

YazarınDiğer Yazıları

    Keşfetmenin Keyfi hosted by Nezaket Erden

    Keşfetmenin Keyfi hosted by Nezaket Erden

    20 Ocak 2026
    2025’te Aklımızda Kalan Filmler

    2025’te Aklımızda Kalan Filmler

    22 Aralık 2025
    13. Canlandıranlar Film Festivalinde Keşfettiğimiz Animasyonlar

    13. Canlandıranlar Film Festivalinde Keşfettiğimiz Animasyonlar

    3 Kasım 2025
Sonraki Yazı
8. Boğaziçi Film Festivali’nden 7 Ödül

8. Boğaziçi Film Festivali'nden 7 Ödül

Yorumlar 1

  1. Cem says:
    2 yıl önce

    Yazar arkadaşa eger bulabilirse I Zombie: The Chronicles of Pain
    1998
    öneririm.. gerçek yalniz adamı orada görebilir yillar once 1 kez vcdden izleyip cdsini attigim hayattan sogutan bi filmdir.

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

Altın Lale’nin Peşinde: 44. İstanbul Film Festivali Yarışma Seçkisi

2025 Yılının Öne Çıkan Yerli Filmleri

Tuba Büdüş
4 Ocak 2026

Vikki Bardot ile Dreamt by Another (2025) Üzerine Söyleşi

Vikki Bardot ile Dreamt by Another (2025) Üzerine Söyleşi

Tuba Büdüş
4 Ocak 2026

Mutlu Son Bekleyen Bir Masal Avatar: Fire and Ash (2025)

Mutlu Son Bekleyen Bir Masal Avatar: Fire and Ash (2025)

İrem Yavuzer
22 Aralık 2025

2025’te Aklımızda Kalan Filmler

2025’te Aklımızda Kalan Filmler

Fil'm Hafızası
22 Aralık 2025

The Things You Kill (2025)

The Things You Kill (2025)

Rabia Elif Özcan
22 Eylül 2025

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result
  • Fil’m Hafızası – Keşfetmenin Keyfi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
    • Gönüllülük İlanları
  • Film Önerileri
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
  • Sinema Yazıları
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
  • Haberler
  • Kısa Filmler
  • Spotify
    • Podcasts
    • Playlists
  • Etkinlikler
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • Galeri
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In