A Man Called Ove: Ove Nasıl Kurtulur?

Toplumun bireyle en görünür ilişkisi; onu devamlı itip kakarak hizada durmasını, çizgiyi aşmamasını, onu kendince en uygun gördüğü şekle sokarak yaşamını sürdürmesini sağlamak olsa gerek. Her ne kadar birbirinden ayrılması zor ve birbirini içeren iki olgu olsa da, bireysel bir cepheden bakınca toplumun başımıza çokça bela açtığını söylemek yanlış olmayacaktır. …

DEVAMI →

35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri: Kötülüğün Tohumları – The Childhood of a Leader

Bazı filmlerin konusu hakkında önceden bilgi sahibi olduğunuzda, o filmi önce zihninizde kendi hayal gücünüzle sahne sahne çekersiniz. Filmi izlemeye gittiğinizde yönetmenin hayal gücüyle sizin düşleriniz birbirini tutmuyorsa, anlamsız bir hayal kırıklığına kapılır, içten içe şikâyet etmeye başlarsınız. The Childhood of a Leader (2015), öyle dikkat çekici bir konuya sahip …

DEVAMI →

35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri: Diğer Yüzün Hikâyesi

Toplumsal sınıfların, bireylerin benliğine etkisini ve sınıflar arası ilişkileri irdeleyen, bu temalardan beslenen belki binlerce film vardır. Ancak Seren Yüce, ilk filmi Çoğunluk’tan (2010) sonra bu kez Rüzgârda Salınan Nilüfer (2016) ile sinemada sosyolojiyi en sade ve en gerçek hâliyle kullanmayı başaran ender yönetmenlerden biri olduğunu ispatlıyor. Yüce, ilk iki …

DEVAMI →

35. İstanbul Film Festivali İzlenimleri: İz Bırakan Bir Vasatlık

Her ne kadar tehlikeli bir ayrım olduğunu düşünsem de sinema eserleri arasında yapılan gişe filmleri – sanat/festival filmleri ya da arthouse filmler ayrımının giderek keskinleştiği bir gerçek. Sanatsal kaygı – maddi kaygı terazisinde kâr odaklı tarafın ağır bastığını kabul ettiğimiz filmler, bu bağlamda kendine ait belirli kalıplar oluşturdu. Özellikle Hollywood …

DEVAMI →

Duvar Örülüyor: Pink Floyd The Wall – Bölüm 1

Babasını savaşta kaybetmiş bir çocuğun önünde yalnızca iki seçenek vardır: Düşmana karşı cesurca dövüşürken yaşamını yitiren babasının intikamını, cephenin öbür tarafındaki kurbanlardan almaya çalışmak ya da babasını bu büyük anlamsızlığın ortasına bırakıp, onun rüyalarını ve geleceğini yok eden savaş tanrılarına isyan etmek. Bombaların gürültüsü altında, bir yer altı sığınağında kaçınılmaz …

DEVAMI →

Bir Fragman: Dar Elbise

Kamerasını kimi zaman Fransa’ya, kimi zaman Ermenistan’ın bir köyüne, kimi zaman ise Irak Kürdistanı’nın Türkiye sınırında dağlık bir bölgeye yerleştiren Hiner Saleem, yeni filmi Dar Elbise ile çok yakınımıza, İstanbul’a geliyor. Şimdiye kadar yaptığı filmlerde, trajedilerle büyümüş Kürt halkının öyküsünü duygu sömürüsüne kaçmadan, kendine has bir mizahi tavırla anlatmayı başaran …

DEVAMI →

Hepimizin Günah Kedisi: Kötü Kedi Şerafettin

Çizgi roman okumaya başladığımdan beri, özellikle de çok sevdiğim Zagor’un maceralarını zihnimde bir sinema filmine dönüştürmeye çalışır, Kızılderililer’in koruyuculuğunu üstlenen bu süper kahramanı beyazperdede dövüşürken düşlemekten büyük keyif alırım. Bu alışkanlığım, sonraki yıllarda mizah dergilerini takip etmeye başlamamla Darkwood ormanından İstanbul sokaklarına taşındı ve benim için çok daha heyecanlı bir …

DEVAMI →

Bir Fragman: The Commune

Bir önceki filmi Far From The Madding Crowd’da (2015) izleyenleri 1800’lü yılların İngiltere’sine götüren Thomas Vinterberg, hiç ara vermeden bu kez 1970’li yılların Danimarka’sına yelken açıyor. Bu yıl vizyona girmesi beklenen The Commune, hippi akımının revaçta olduğu, 68 öğrenci hareketlerinin etkisinin hâlâ sürdüğü bir dönemde Avrupa’nın pek çok yerinde denenen …

DEVAMI →

Bir Sahne: Farenin Son Çırpınışı

Nuri Bilge Ceylan’ın benim için en özel filmi olan Uzak (2002), taşradan şehre iş bulma ümidiyle gelen Yusuf’un, kent hayatını çoktan benimsemiş akrabası Mahmut’un yanında kaldığı günleri anlatır. Bu iki karakter üzerinden kent yaşamını, taşralı ve şehirlinin hayatı algılayış biçimini, yaşadıkları çelişkileri film öylesine yalın ve sahici bir şekilde aktarır …

DEVAMI →

Deniz Üstü Köpürür: Sarmaşık

Yılın son ayında izleme imkânı bulduğumuz Tolga Karaçelik’in ikinci uzun metraj filmi Sarmaşık, hem aldığı ödüllerle hem de topladığı övgülerle şüphesiz 2015’in en dikkat çekici yapımlarından biri olmayı başardı. Özellikle Nadir Sarıbacak’ın dillere destan oyunculuk performansı ve Tolga Karaçelik’in neredeyse kusursuz bir titizlikle kaleme aldığı senaryosu göz önüne alındığında filmin …

DEVAMI →