Climax (2018)

Love’dan (2015) üç yıl sonra Climax (2018) ile beyazperdeye dönen Gaspar Noé, bu son filmi ile şüphesiz ki Filmekimi’nin en çok beklenen yönetmenlerinden biriydi. Daha açılış sahneleriyle (aslında birden fazla açılış sahnesi var diyebiliriz film için) seyirciyi oturduğu koltuğa çivileyen Climax, ilk sahnesinden son sahnesine kadar heyecanı, tutkuyu, korkuyu ve daha da “kötüsü” dehşeti elden bırakmıyor. İyi ki de bırakmıyor!

Fransa’da bir dans grubunun şehir merkezinden uzak, büyük bir binada son bir provadan sonra “partilemesi” ile başlıyor film. Açılış sahnelerinden biri olarak kabul edebileceğimiz muhteşem dans sahnesinden sonra yavaş yavaş karakterleri tanımaya başlıyoruz.

Temposu giderek artan müzik ve alkolle birlikte gençler bir süre sonra oldukça tuhaf davranmaya başlıyor. Hemen sonrasında içtikleri içkinin içinde LSD olduğunu öğrenseler de içkiye bu kimyasal maddeyi kimin karıştırdığını bilmiyorlar. Bu noktadan sonra muhteşem bir müzik, dans, gerilim ve şiddet filmine dönüşüyor Climax.  Çoğu seyircinin sınırlarını zorlayacak kadar hem de.

Oyuncuların aynı zamanda gerçek birer dansçı olduğu Climax, Cannes Film Festivali’nde Yönetmenlerin On Beş Günü – En İyi Film ödülünü aldı. Gaspar Noé, tıpkı önceki filmlerinde olduğu gibi bu filminde de kendine has seyirciyi zorlayan çekim teknikleri ile bu yıl Filmekimi’nin en ilgi çekici filmlerinden birine imzasını atmış oldu.

 

Zimna Wojna (2018)

2015 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi ödülü kazanan Ida (2013) ile oldukça ses getiren Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski’nin son filmi Zimna Wojna (2018), bambaşka karakterlere sahip olan bir kadınla bir adamın arasındaki yıllara ve ülkelere yayılan aşk hikayesini anlatıyor.

Yönetmen, Ida’da olduğu gibi Zimna Wojna’da da çok başarılı bir iş çıkarmış ortaya. Bir önceki filmi gibi yine siyah beyaz olan film, arka planına İkinci Dünya Savaşı’nı da alarak seyirciyi 1950’lerin soğuk Avrupasında bir gezintiye çıkmaya davet ediyor.. Filmin siyah beyaz çekilmiş olması, müzikleri, hikayesi ve dingin havası bir bütün olarak filmin tamamlayıcı unsurları olarak karşımıza çıkıyor.

Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazanan film, Filmekimi’nin bu yıl en çok dikkat çeken yapımlarından.

Deniz Canol

Deniz Canol

1989 yılının Nisan ayında doğdu. Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi’nde iktisat üzerine tamamladı. Sonrasında kurumsal iş hayatına dahil olduysa da bunun kendisine göre olmadığını çok geç olmadan anladı. Onun için sinema ve edebiyatın hep ayrı bir yeri olmuştur. Kendine ait bir dili olan her türlü esere gözü kulağı açıktır.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
Önceki yazı

12 Ekim’de Vizyonda!

Sonraki yazı

Muğlaklığın Gölgesinde: Güvercin (2018)