Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Sinema Yazıları Liste

Üç, İki, Bir, Stop!: Zamanı Tersine Çeviren Filmler

Rabia Elif Özcan Rabia Elif Özcan
8 yıl önce
Liste, Sinema Yazıları
Okuma Süresi: 10 min
0
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Peppermint Candy (Yön. Chang-dong Lee, 1999)

Nehir kenarında düzenlenen bir buluşmayla açılır Koreli yönetmenin filmi. Filmin başkahramanı Yong-ho, psikolojik bir travma geçirmektedir. Buluşmadaki diğer insanlar tarafından fark edilen Yong-ho, sakinleştirilmeye çalışılır. Ancak tuhaf davranışları, etrafındaki herkesi şok eder ve intihara doğru ilerleyen, gerilim dolu anlar yaşanır. Peki, Yong-ho’yu bu duruma sürükleyen nedir? Yönetmen bunun cevabını, zamanı tersine alarak verir. Yong-ho’nun hayatının beş aşamasını anlatan bu geriye dönüşte insanın acı durumu, sefaleti, içsel bunalımı resmedilmiştir. Güney Kore sinemasında son otuz yılın en iyi filmi kabul edilen yapım, Yong-ho’nun “Yeniden geriye dönmek istiyorum” sözüyle hem insanlığın, içinde bulunduğu dramın ortasından tüm zamana seslenir hem de zamanın, ellerimizden nasıl kayıp gittiğini ve geri dönüşünün de olmadığını açık ve çarpıcı bir şekilde anlatır. Masumiyetin, güzelliğin, yerini acımasız ve nefret dolu bir kimliğe bıraktığı bir adamın hikâyesi, aslında tüm insanlığın hikâyesidir.

 

The Sweet Hereafter (Yön. Atom Egoyan, 1997)

Türkçeye “Başka Bir Dünya” adıyla geçen film, bu başlıkla içeriğini de aslında tam olarak ifade etmektedir. Karlı bir gün ve devamında gelen trajik bir kaza sonucu, dağlık bir alana kurulu küçük kasabadaki pek çok çocuk, hayatını kaybetmiştir. Kazazede aileleri ziyarete gelen avukat Stephen, zamanla olayların içyüzünde aslında farklı şeylerin gerçekleştiğini anlar. Yönetmen Atom Egoyan’ın, Harold Pinter’ın oyunlarından esinlenerek kurguladığı film, 1977 yılında başlar, ardından 1968’e geçer. Rosel Bank’in romanından uyarlanan kurgu, aslında bu trajik kazayla değil, ardındaki beklenmedik yaşamlarla ilgilidir. Geçmişe ait yaşananların birer birer öğrenilmesiyle “şimdiki zaman”ın ve kazanın tamamen yeni anlamlar kazanması, geriye dönüş tekniğinin başarılı örneklerinden birini teşkil eder.

 

 

Two Friends (Yön. Jane Campion, 1986)

Henüz on beşinde olan iki arkadaş Kelly ve Louise’nin hayatını konu alan film, ilk başta 1986 yılında Avustralya’da bir televizyon yayını olmak üzere kurgulanmıştır. Teknik anlamda yönetmenin başlangıç eseri olmasına rağmen kariyerinin en parlak yapımlarından biri hâline gelmiştir.

Filmin kurgusu, tersine işleyen zaman tekniğini anlamamız için önemli bir rol üstlenmiştir. Başkahramanlarla ilk tanıştığımız sahnede Kelly ve Louise, artık arkadaş değildir ve bir araya gelecek gibi de görünmemektedir. Onları bu noktaya getiren olaylar zincirini anlamamız için film, geriye doğru ilerler. Prestijli bir lisede okuyan Louise ile, babasının yasaklamaları yüzünden aynı okula kabul edilemeyen Kelly’i, arkadaşlıklarının sonuna doğru sürükleyen temel neden de aralarında çıkan bu sınıfsal ve entelektüel ayrılıktır. İlerleyen kurguyla birlikte anlam kazanan ve izleyiciyi duygusal olarak kendine bağlayan film, son sahnesinde oyuncuların performansı ve her şeyin anlam bulmasıyla hafızalara kazınan başarılı yapımlardandır.

Rabia Elif Özcan

1995 yılının temmuz ayında, Konya’da doğdu. Bir elinde kalem, bir elinde kitap; okuyarak ve yazarak büyüdü. Ömrüne kelimelerden bir yol çizmek üzere 2014’te Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne başladı. Yürürken, yerken, yaşarken okudu; kelimeleri nefes gibi tüketti, bir bir içindeki mürekkebe doldurdu. Ve gün geldi, bir film şeridinin üzerinde, mürekkep akmaya başladı.

Sayfa 4 / 4
Önceki1...34
Etiketler: 500 days of summerdonnie darkoEternal Sunshine of the Spotless Mindirreversiblemementopeppermint candyprestigeThe Sweet Hereaftertwo sisters
Rabia Elif Özcan

Rabia Elif Özcan

1995 yılının temmuz ayında, Konya’da doğdu. Bir elinde kalem, bir elinde kitap; okuyarak ve yazarak büyüdü. Ömrüne kelimelerden bir yol çizmek üzere 2014’te Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne başladı. Yürürken, yerken, yaşarken okudu; kelimeleri nefes gibi tüketti, bir bir içindeki mürekkebe doldurdu. Ve gün geldi, bir film şeridinin üzerinde, mürekkep akmaya başladı.

YazarınDiğer Yazıları

    Yokluğun Gölgesi: My Father’s Shadow (2025)

    Yokluğun Gölgesi: My Father’s Shadow (2025)

    18 Mayıs 2026
    My Father’s Shadow (2025)

    My Father’s Shadow (2025)

    18 Mayıs 2026
    Fil’m Hafızası Toronto Turkish Film Festival Ekibi ile Röportaj

    Fil’m Hafızası Toronto Turkish Film Festival Ekibi ile Röportaj

    4 Nisan 2026
Sonraki Yazı
Nebil Özgentürk’ün Sabahattin Ali Belgeselinin İlk Gösterimi

Nebil Özgentürk'ün Sabahattin Ali Belgeselinin İlk Gösterimi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

29. Uçan Süpürge’de Kaçırılmaması Gereken Filmler

29. Uçan Süpürge’de Kaçırılmaması Gereken Filmler

Fil'm Hafızası
2 Haziran 2026

Toy Story 5 (2026)

Toy Story 5 (2026)

Selin Tanyeri
29 Mayıs 2026

Kadın Bedeninin Dolaşımı: The Testaments (2026)

Kadın Bedeninin Dolaşımı: The Testaments (2026)

Tuba Büdüş
23 Mayıs 2026

Yokluğun Gölgesi: My Father’s Shadow (2025)

Yokluğun Gölgesi: My Father’s Shadow (2025)

Rabia Elif Özcan
18 Mayıs 2026

Sanat Olarak Filme Bakan Belgeseller

Sanat Olarak Filme Bakan Belgeseller

İpek Ömercikli
4 Ocak 2026

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In