Orta Çağ’da, İrlanda ormanları karanlık kuytularında sayısız bitkiyi ve hayvanı barındırırken efsaneler de aynı dünyada nefes alır. Babasıyla birlikte, Kilkenny kentinde dehşet saçıp koyun sürülerine zarar veren kurtları avlamak üzere İngiltere’den bu masalsı topraklara gelen Robyn de ormanların karanlık yüzüyle çok geçmeden tanışır. Babası Bill, bir kurt avcısıdır ve kentin otoriter kodamanı Lord Protector tarafından son kurt sürüsünü yok etmek üzere göreve çağrılmıştır. Cesur Robyn, her sabah babası ava çıkar çıkmaz eline okunu ve yayını alarak hayal dünyasında ava katılır. Ancak bir gün dizginleyemediği cesareti, küçük kızın yolunu büyülü ormanlara çeker. Burada karşılaştığı Mebh, geceleri uyku sırasında ruhu kurda dönüşebilen, tabiri caizse bir kurt güdücüsü, yani “wolfwalker”dır. Özgür ruhuyla Robyn’i bir av hikâyesinden çıkarıp dostluğa ve doğanın diline dair büyülü bir serüvene davet eder. Özellikle eko-eleştiri penceresinden objektifini hem insana hem doğanın canlı-cansız ev sahiplerine yönelten film, kurduğu masalsı atmosferle kalbinde hâlâ biraz orman sevgisi taşıyan herkese seslenir.
Yönetmen koltuğunda Tomm Moore ve Ross Stewart, el çizimi hissi oluşturmak için görselleri 2D formatında hazırlamayı seçerek beyazperdede adeta nostaljik bir çocuk kitabı kurgular. Müzikleriyle de mistik havasını pekiştiren film, 93. Akademi Ödülleri’nde En İyi Animasyon Film dalında aday gösterilmiştir. Bunun yanı sıra 48. Annie Ödülleri’nde beş dalda ödül kazanarak hem ne kadar göz alıcı olduğunu hem de eleştirmenlerin kalbini kazandığını göstermiştir.























