Fil'm Hafızası
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Lessons of Darkness (1992)
    Film Önerileri

    Lessons of Darkness (1992)

    İpek Ömercikli
    17 saat önce
    Iron Boy (2026)
    Film Önerileri

    Iron Boy (2026)

    Tuba Büdüş
    2 gün önce
    Turna Misali (2021)
    Drama

    Turna Misali (2021)

    Tülay Işık Kalafat
    3 gün önce
    The Settlers (2023) 
    Biyografi - Tarih

    The Settlers (2023) 

    Merve Çolak
    7 gün önce
    The Testament of Ann Lee (2025)
    Müzik - Müzikal

    The Testament of Ann Lee (2025)

    Yaşar Gülveren
    2 hafta önce
    Leave the World Behind (2023)
    Film Önerileri

    Leave the World Behind (2023)

    Nesrin Karadağ
    2 hafta önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 63. Antalya Altın Portakal
    • 33. Altın Koza
    • Ayvalık Film Festivali 2026
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Antalya Altın Portakal Film Festivali Günlükleri – 1
    63. Antalya Altın Portakal

    Antalya Altın Portakal Film Festivali Günlükleri – 1

    Tuba Büdüş
    2 saat önce
    Iron Boy (2026)
    Film Önerileri

    Iron Boy (2026)

    Tuba Büdüş
    2 gün önce
    Yalnızlığımız ve Robotlar: Robot Dreams (2023)
    Film Analizleri

    Yalnızlığımız ve Robotlar: Robot Dreams (2023)

    Tülay Işık Kalafat
    3 gün önce
  • HABERLER
    Korku Filmi Sevenlere: 2027’de Vizyona Girecek 6 Film
    Haberler

    Korku Filmi Sevenlere: 2027’de Vizyona Girecek 6 Film

    Arzu Ertaş
    12 saniye önce
    Festival Heyecanı Söyleşilerle Başladı
    Haberler

    Festival Heyecanı Söyleşilerle Başladı

    Ayşe Şimal Gürdamar
    1 saat önce
    Altın Portakal’da Ulusal Jüride Görev Değişikliği 
    Haberler

    Altın Portakal’da Ulusal Jüride Görev Değişikliği 

    Ayşe Şimal Gürdamar
    2 saat önce
  • KISA FİLMLER
    Kötü Bir Gün (2024)
    Kısa Filmler

    Kötü Bir Gün (2024)

    Ayşe Şimal Gürdamar
    3 gün önce
    The Party (2016)
    Kısa Filmler

    The Party (2016)

    Ekin Taneri
    3 hafta önce
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    6 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Lessons of Darkness (1992)
    Film Önerileri

    Lessons of Darkness (1992)

    İpek Ömercikli
    17 saat önce
    Iron Boy (2026)
    Film Önerileri

    Iron Boy (2026)

    Tuba Büdüş
    2 gün önce
    Turna Misali (2021)
    Drama

    Turna Misali (2021)

    Tülay Işık Kalafat
    3 gün önce
    The Settlers (2023) 
    Biyografi - Tarih

    The Settlers (2023) 

    Merve Çolak
    7 gün önce
    The Testament of Ann Lee (2025)
    Müzik - Müzikal

    The Testament of Ann Lee (2025)

    Yaşar Gülveren
    2 hafta önce
    Leave the World Behind (2023)
    Film Önerileri

    Leave the World Behind (2023)

    Nesrin Karadağ
    2 hafta önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 63. Antalya Altın Portakal
    • 33. Altın Koza
    • Ayvalık Film Festivali 2026
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Antalya Altın Portakal Film Festivali Günlükleri – 1
    63. Antalya Altın Portakal

    Antalya Altın Portakal Film Festivali Günlükleri – 1

    Tuba Büdüş
    2 saat önce
    Iron Boy (2026)
    Film Önerileri

    Iron Boy (2026)

    Tuba Büdüş
    2 gün önce
    Yalnızlığımız ve Robotlar: Robot Dreams (2023)
    Film Analizleri

    Yalnızlığımız ve Robotlar: Robot Dreams (2023)

    Tülay Işık Kalafat
    3 gün önce
  • HABERLER
    Korku Filmi Sevenlere: 2027’de Vizyona Girecek 6 Film
    Haberler

    Korku Filmi Sevenlere: 2027’de Vizyona Girecek 6 Film

    Arzu Ertaş
    12 saniye önce
    Festival Heyecanı Söyleşilerle Başladı
    Haberler

    Festival Heyecanı Söyleşilerle Başladı

    Ayşe Şimal Gürdamar
    1 saat önce
    Altın Portakal’da Ulusal Jüride Görev Değişikliği 
    Haberler

    Altın Portakal’da Ulusal Jüride Görev Değişikliği 

    Ayşe Şimal Gürdamar
    2 saat önce
  • KISA FİLMLER
    Kötü Bir Gün (2024)
    Kısa Filmler

    Kötü Bir Gün (2024)

    Ayşe Şimal Gürdamar
    3 gün önce
    The Party (2016)
    Kısa Filmler

    The Party (2016)

    Ekin Taneri
    3 hafta önce
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    6 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Haberler

Festival Heyecanı Söyleşilerle Başladı

Ayşe Şimal Gürdamar Ayşe Şimal Gürdamar
1 saat önce
Haberler
Okuma Süresi: 13 min
0
0
Festival Heyecanı Söyleşilerle Başladı
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Sinemanın ışığını 63. kez Antalya’ya düşüren Altın Portakal, ilk gününde film ekipleri ve seyircilerin buluşmalarına sahne oldu. 

Türkiye’nin sinema şenliği, Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, muhteşem bir törenle perdelerini açtıktan sonra festival heyecanı doludizgin başladı. Türk ve dünya sinemasının önde gelen yapımlarıyla bir hafta sürecek maratonda ilk gün, ulusal ve uluslararası yarışma ve özel gösterim programındaki filmlerin ekipleri, seyirci karşısına çıktı. 

Açılış gününün özel belgesel gösterimi kapsamında seyirciyle buluşan “Kameranın Arkasındaki Kadınlar”ın yönetmeni Şeyda Canan, filmin ardından yapım süreci hakkında bilgi verdi: 

“Filmi küçük bir ekiple ama çok büyük destekçilerle yapma şansı buldum. Kadınlardan, erkeklerden, sektördeki herkesten destek gördüm. İlk filmim olmasına rağmen bu kadar büyük bir destek alacağımı gerçekten hiç düşünmemiştim. Bütün yapım stüdyoları bana kapılarını açtı. Büyük oyuncularla çalışan yönetmenler, filmimizde yer alanlar. Yapımcılar, senaristler hep bu isimlerle çalışmış. Her biriyle iki saatte yakın görüşmelerimiz oldu.”

Fransa’da Yükselen Asimilasyon Dalgası

Festivalde pazar gününün ilk buluşmasında Uluslararası Yarışma filmlerinden “A Turkish Case”in (Bir Türk Meselesi) yönetmeni Hüseyin Aydın Gürsoy, soruları cevapladı. Filmi, kendi yaşadıklarından yola çıkarak oluşturduğunu belirten Gürsoy, 3 yaşındayken gittiği Fransa’da hayatını kolaylaştırmak için adını, bir Fransız adıyla değiştirdiğini ve Türkiye ile Fransa arasında sıkışan bir karakterin hikâyesini anlatmak istediğini söyledi. Bunun yanı sıra bir sistem eleştirisinde bulunmayı da amaçladığını vurgulayan Gürsoy, şöyle konuştu: 

“Senaryoyu yazdığımızda bir sistemi eleştirmek istedik. Ve tabii filmde Fransa’daki Türk toplumuna da karşı soru işaretleri getirdiğimiz zaman, bir denge olması açısından, herkesi eleştirmek istedim. En önemlisi de Fransa sistemi ve baş karakterin aslında -ister istemez- kime ve nasıl hizmet ettiğini göstermek istedim. Çünkü hikaye ilerledikçe baş karakterin, elde ettiği ayrıcalıkları kaybetmemek adına her şeye hazır olduğunu görüyoruz. Ve elinden kaydıkça da o da aslında Fransızlar için bir göçmen durumuna düşüyor, ona bir göçmen olarak davranılıyor. Filmin ana konularından biri asimilasyon ve entegrasyon. Sistem bizi asimilasyona doğru çekiyor aslında. Yani Fransa sisteminin, sadece hükümet değil iş dünyasında da, sizden bir asimilasyon beklentisi var. Arap asıllı bir isim taşıyorsanız çok daha az iş imkânınız oluyor. Önümüzdeki 6 ay içinde Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Film Fransa’da bu yaz çıktı, 30’a yakın özel gösterim düzenlendi, söyleşiler gerçekleştirdim. Benim için şu önemliydi: Bir göçmen karakterinin beynine giriyoruz ve nasıl bir tecrübe edindiğini görüyoruz. Seyircinin aklında kalmasını istediğim soru şuydu: “Ben olsam ne yapardım? Göçmenlerin Fransa’da kendilerini evinde hissetmeleri için ne yapabilirim?” 

Gürsoy, “Filmde Fransa’da bir Türk’ün konumunu gördük. Türkiye’nin bugünkü toplumsal ve siyasi yapısıyla Türkiye’de Türk olmanın konumu nedir sizce?” şeklindeki bir soruyu da şöyle cevapladı:

“Aslında bana göre filmin Türkiye’yle bir alakası yok. Anlatmak istediğim hikâye, Fransa’daki Türk diasporasının hikâyesi ve benim gözlemlediğim kadarıyla yurt dışındaki Türkler, yani özellikle Fransa’daki Türkler’in hayat tecrübesi ile Türkiye’deki Türkler’in hayat tecrübesi arasında çok büyük bir fark var. Bu yüzden benim için filmin ana konusu; Fransa’da göçmen olarak nasıl bir tecrübe ediniyoruz, ırkçılığa karşı nasıl bir saf tutuyoruz? Aslında filmin ismi “Bir Türk Meselesi” ama daha doğrusu bir göçmen meselesi. Söyleşilerde şunu gördüm; Polonya göçmeni olsun başka ülkelerin göçmeni olsun, pek çok insan kendini gördü”

Filmin müziklerine dair bir soru üzerine ise yönetmen, müziklerde de iki kültürü temsil etmeye çalıştıklarını dile getirdi: “Emrah Kaptan isimli bir müzisyenle çalıştım; o da Fransa’da büyüyen bir Türk göçmen. Bizim için önemli olan iki enstrümanın diyaloğuydu; biri, Fransız tarafı simgeleyen gitar, biri de Türk kimliğini simgeleyen saz.”

Bir Aidiyet ve Baba-Kız Hikâyesi

“Sevda” filminin gösteriminin ardından Yönetmen Ufuk Emiroğlu ile oyuncular Tülin Özen, Mert Fırat, Ercan Kesal, Süreyya Kilimci Köse, Fatma Zehra Durgut, yapımcılar Ersan Çongar, Cihan Aslı Filiz ve sanat yönetmenleri Meral Efe Yurtseven ile Yunus Emre Yurtseven, soruları cevapladı. Kentsel dönüşüm sürecini kişisel hafızayla paralel işleyen film hakkında yönetmen şunları söyledi:  

“Daha önceki filmimi yaparken anne ve babamın anlattığı şeyleri bilmeseydim kim olurdum, diye düşünmeye başladım. Bu soruyla başladı. Senaryoyu yazarken İstanbul’da sık sık gidiyordum. Fikirtepe Mahallesi’nin değişmesini, böyle mahalleleri, bu binaların yapılmasını senelerce takip ettim”

Senaryo aşamasına da katılmış olan oyuncu Ercan Kesal da kendi bakış açısından filmi şöyle yorumladı: 

“Yıllar önce Dokumentalist diye bir belgesel festivali vardı. Ufuk, “Babam Devrim ve Ben” filmiyle En İyi Film ödülünü aldı. Ben de jürideydim, tanışıklığımız öyle başladı. Sonra dostluğumuz devam etti ve bu filmi beraber yapmayı teklif etti. Filmler insanın içindeki karışıklıktan doğar. Benim de içimde hep karışıklık var ve umarım hiç bitmez bu karışıklık, devam eder. Filmin yaslandığı duygunun; sürgün olma, tutunamama, bir yere ait olamama meselesi olduğunu düşünüyorum. Bir renk olarak tarif edilirse eğer sürgün renginin ne siyah ne beyaz; gri olduğunu söyleyebiliriz ve gri rengi insanın içini ürpertir hakikaten. Filmdeki sürgünlerden biri de Sevda’nın annesi. Ben 59 doğumluyum, benim kuşağım, 80 darbesini yaşayan bir kuşak. O yüzden Ufuk’un annesinin, babasının yaşadıklarıyla hemhalim. Türkiye’de iç göçün hâlâ devam ettiğini düşünüyorum. Bu da bir yere sahip olamamak, bir yerde tutunamamak halini getiriyor. Şu salonda birçoğunun kendi şahsî tariflerinde en az 8-10 kez adres değişikliği vardır. Sevda da böyle bir hikaye; dönüşüme, değişime direnemeyen bir kadın hikayesi, bir taraftan da bir baba- kız hikayesi”

Altın Portakal, 25 Ekim Pazar günü Ulusal Yarışma filmlerinden de ikisini ağırladı. Bunlardan ilki; Biket İlhan imzalı “Tatlı Maya”ydı. Yönetmenle birlikte senarist- yapımcı Nihan Belgin, oyuncular Ayça Bingöl, Emre Altuğ, Cansu Tosun, Suna Yıldızoğlu, Erdem Ergüney, Fatih Serdar Yılmaz, sanat yönetmeni Natali Yeres ve ortak yapımcı Yalçın Akyıldız da söyleşi için gösterimin ardından sinemaseverle bir araya geldi. 

Yönetmen Biket İlhan, birbirinden farklı üç kadının öyküsünü konu alan film için “Benim gençlik dönemlerimde güzel mahallelerde güzel ilişkiler yaşadık. O zamanların özlemiyle bu filmi yapmak istedim. Farklı kültürlerden, tarihlerden, dillerden, dinlerden gelen üç kadın var filmde. Ve üçü ne kadar güzel mücadele veriyor; buna çok ihtiyacımız var” diye konuştu. 

Oyuncu Ayça Bingöl de yönetmenle aynı noktaya temas etti: “Bu filmde olmak istememin en büyük sebebi, Biket Hanım’dı. Türkiye tarihindeki, sinemadaki yeri, önemi ve yaptıklarıyla kişisel kariyerimde onunla bir yolculuğa çıkmak istedim. Ve bu yolculuğu da harika bir kadın dayanışma senaryosuyla taçlandırdık. Ayrımcılığın ve nefretin bu kadar körüklendiği bir süreçte barış ve birlik içinde olmak için çabalayan kadınlarla bir arada bu işi yaptığım için çok mutluyum”

Cansu Tosun da senaryodaki ‘dayanışma’ vurgusu üzerine projede yer almak istediğini dile getirdi: “Öteki olma, dışlanma hissi olduğu zaman bir insanın neler yaşadığını çok net vurgulayabildiği için ve o kadın dayanışmasının ne kadar güçlü yazıldığını görünce bu filmin bir parçası olmak istedim. Hikâyemiz aslında karşı tarafa el uzattığımızda sadece onun hayatını değiştirip dönüştürmediğimizi, aynı zamanda kendi hayatımızda da birçok şeyin değiştiğini, dönüştüğünü ve geliştiğini anlatıyor”

Emre Altuğ: Biket İlhan’ın Adını Duyunca ‘İnşallah Senaryoyu Çok Severim’ Diye Dua Ettim

Müzisyen kimliğiyle de tanınan, filmin oyuncularından Emre Altuğ ise rol teklifini aldığı ânı, esprili bir dille paylaştı: “Tabii ki hepimizin ortak noktası, Biket İlhan. Ben senaryoyu bana göndereceklerini söyledikleri zaman Biket İlhan’ın adını duyunca “Allah’ım inşallah çok severim senaryoyu” diye dua ettim ve senaryoyu da çok sevdim”

Altuğ, filmde üstlendiği ‘anlatıcı’ rolü hakkında da şunları söyledi: 

Anlatıcı olması da beni çok cezbetmişti. Bu kadar ayakları yere basan, bu kadar bilge ve hayatı daha iyi okuyan bir adamın yine de her şeye rağmen umudunu kaybetmeden hiçbir şekilde gerçeklerle uyuşmayacak şekilde gölde kaybolan oğlunu beklemesi müthiş bir tezat bence. Aslında bu, insanın kafasında şöyle bir soru oluşturmuyor değil; Evet, ya çıkagelirse? Onun için umut hiçbir zaman kaybedilmemeli, diye düşünüyorum. Bir de kötü insanlarla ilgili bir şey söylemek isterim; Erdem çok güzel oynamış, pislik herif! Erdem benim okuldan arkadaşım, onun için rahat konuşabilirim. O da mesela hiç abartıya girmeden oynamış rolünü ama yeteri kadar nefret ettik, değil mi?

“Film hepimizin sıkıştırılmış bir hayat içinde yaşadığımızı ve bazı kötü insanların da olduğunu ifade ediyor; o da bana düştü!” diyen oyuncu Erdem Ergüney ise setteki ‘Yeşilçam havası’na dikkat çekti: “Biket Hanım’la çalışmak çok değerli ama bir Yeşilçam havası da oluştu, değil mi? Yönetmenimizin yanı sıra bizden çok daha tecrübeli oyuncu ablalarımız var aynı zamanda genç arkadaşlarımız var; iyi bir harmoni olduğunu düşünüyorum. Aslında birbirinden farklı karakterlerin farklı yaşlarda olması, aynı hedefte birleşebileceğimizi gösteriyor. Sadece “Geçmişte öyleyi, şimdi değil” deyip bazı hikâyelere takılıyoruz ama eğer daha akılcı düşünebilirsek, kadınların bakış açısına erişebilirsek aynı türden bir hayat yaşadığımızı idrak edebiliriz” 

Suna Yıldızoğlu: Sosyal Medya Çıkana Kadar Türkiye’de Sadece Sevgi Gördüm

Tecrübeli oyuncu Suna Yıldızoğlu ise filmdeki ‘kötülük’ kavramına, sosyal medyanın kullanımı üzerinden kendi hayatını örnekleyerek değindi: 

“Ben 1974’te Türkiye’ye geldim ve bu sosyal medya çıkıncaya kadar ben sadece ve sadece sevgi gördüm. Şimdi İngiliz olarak konuşacağım, 52 sene sonra biraz zor oluyor ama; Türklerdeki misafirperverliği, insanı olduğu şekilde kabul etmeyi ben hiçbir yerde görmedim! Çok farklı ülkelerde yaşadım; Avustralya’da, İngiltere’de, Fransa’da, İspanya’da. Bunu hiçbir yerde görmedim. Fakat son senelerde sosyal medyada görmeye başladım. Bu insanlarda hakikaten kötüler, kötü ruhlu insanlar. Kendilerine bir alan bulmuşlar ve bu alan, bizi umutsuz yapıyor. Dün korteje çıktık ve ben eski, sevdiğim Türkiye’yi gördüm”

Sığınma, Sahip Olma ve Ait Olma

Günün ikinci Ulusal Yarışma söyleşisi, Ragıp Türk’ün yazıp yönettiği “Taş ve Tüy” filmine aitti. Gösterimin ardından senarist- yönetmen Ragıp Türk, oyuncular Duygu Aktoprak, Melda Tuzluca, Özgür Meriç, Ersen Karagöz, Tuğba Kürükoğlu, Deniz Tekeroğlu, görüntü yönetmeni Emre Pekçakır, sanat yönetmeni Levent Uçma, yapımcı İris Tahhuşoğlu ve uygulayıcı yapımcı Alican Bektaş Katılmış, soruları cevapladı. 

Hapisten çıktıktan sonra oğlunu, sosyal hizmetlerden geri alabilmek için uğraşan Nazire karakterinin hikâyesini ele alan film için “Çağın tanığı olmasını istedim” diyen yönetmen şunları söyledi: 

“Aslına bakarsanız gündelik hayatta hepimizin yaşadığı şeylere, çağa tanık olmasını istediğim bir film yapmak istedim. Temelde barınma sorunu var, tekinsiz bir atmosfer var ve doğruyu yapmak için sistem tarafından suç işlemeye sürüklenen insanlar var”

Oyuncu Melda Tuzluca da filmde kendisini etkileyen temel noktayı, “Hangi sosyo-ekonomik seviyeden gelirsek gelelim, hepimizin üstüne yıkılan dertler ve birçok başka etkenle birlikte bir hayat mücadelesi vermek” diye açıkladı. 

“Hikâye, çok temel ihtiyaçları gözümüzün önüne getirdiği için beni çok çekti” diyen oyuncu Tuğba Kürükoğlu ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Sığınma, sahip olma ve ait olma; bu eksende dönüyor hikâye. Ve üçü de çok insanî kavramlar. Bunlar eksik olduğunda bunları nasıl tamamlarız, bu tamamlanma yolculuğunu nasıl yaparız, hayatta karşımıza çıkan engellerde bunları nasıl aşabiliriz, sorularının cevabını vermeye çalışıyor film”

Oyuncu Özgür Meriç de filmle birlikte pek çok sorunun gündeme geldiğini belirtti: 

“Filmi çekerken hep devlet şu kıza bir babalık yapamıyor mu ya? Hayat sana bir şans vermemiş, kızım biz sana bir şans verelim, diyemiyor mu diye sordum. Aslında karakterlerin hepsi birbirine benziyor; hepsi çaresiz ve çaresizlikle bir şekilde istediği şeyi almaya çalışıyor. Burada suçlu kim? Ben de bunları soruyorum”

Filmde Nazan karakterini canlandıran ve filmin yapımcılığını da üstlenen Duygu Aktoprak da anne olmanın, karaktere bakışını değiştirdiğini dile getirdi: 

“Projenin başından beri içinde olduğum için Nazan karakterini aslında çok uzak hissetmedim. Ama sonra kızım oldu, şimdi 1 yaşında; şimdi Nazan’ın duygularını daha iyi anladım”

Pek Çok Erkek Oyuncu, Taner Birsel’in Oynadığı Rolü Kabul Etmedi

Günün son söyleşisi; AKM Perge Salonu’nda Ulusal Özel Gösterim kapsamında seyirciyle buluşan “Çekmeceler” filminindi. Söyleşiye; yönetmenler Mehmet Binay ve Caner Alper ile bu yılın Onur Ödülü sahibi de olan, usta oyuncu Tilbe Saran katıldı. 

Filmin, yakın bir arkadaşlarının hikâyesinden yola çıkarak yazıldığını belirten yönetmen Mehmet Binay, uzun çalışma sürecinde senaryonun 13 versiyonunun yazıldığını söyledi. Caner Alper ise filmin, psikiyatri kongresinde gösterildiğini ve uzmanların, “Bütün Borderline çocuk sahibi ebeveynlere referans olarak izletiyoruz” dediklerini aktardı. “Koklaya koklaya bu karaktere ulaştık” diyen Alper, özellikle baba rolündeki Taner Birsel’i tebrik etmek istediğini söyledi: 

“Pek çok erkek oyuncuyla bir araya geldik; kabul etmediler o rolü. Taner Birsel olağanüstü bence. Filmde son derece janti, hoş, kibar, herkesin, gıyabında “ne iyi insan” diye konuştuğu ama içeride müthiş sanrıları, sıkıntıları olan hasta bir karakteri ve etrafındaki herkesi hastalandıran narsist bir ebeveyni oynamak kolay değil”

Tilbe Saran da Alper’in sözlerini destekleyerek “Gerçekten zor bir filmmiş. Ece çok büyük yük taşımış filmde” diye konuştu ve şöyle devam etti:

“Aslında erkek dünyasının baskısı diyeceğim. Hani ‘sürüne sürüne erkek olmak’; Pınar Selek’e selam olsun, sanki onun izdüşümleri var. Bugün bu filmi tekrar izlediğimde eril bir dünyanın bir erkeğin üzerindeki baskısı ve onun, tüm dünyaya olan baskısı ve çok ağır bedeller hissettim”

Saran, yönetmenlerle önceki projelerinde de birlikte çalışmaları hakkında ise şunları söyledi: 

“Ateş sizden, un sizden, su sizden; ben de meraklı olduğum için herhalde karışmaya, bulaşıyorum. Ama bence sinemanın, tiyatronun, sanatın en güzel tarafı bu; bu iş böyle birlikte yapıldığı zaman sahiden lezzetleniyor ve zenginleşiyor. Tabii ki Caner yazdı, Mehmet’le birlikte çok uzun çalışıldı ama o provalarda herkesin alnının teri var, emeği var. Doğaçlamalarda hiç aklımıza gelmeyen, önceden tasarlamadığımız yerlere ulaşıldı, sonra vazgeçildi, o fazla- bu eksik, dendi. Sahiden koca bir ordunun emeği var. Herkesin alçakgönüllülükle ve büyük bir gönül koyarak çalıştığı işler ve bu da sonucu çok kıymetli yapıyor”

Ayşe Şimal Gürdamar

2000 yılında İstanbul’da doğdu ve büyüdü. İstanbul’un zengin sanat çeşitliliğinden beslenerek küçüklükten beri farklı sanat dallarıyla uğraştı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Peyzaj Mimarlığı okudu. Okul döneminden itibaren çeşitli projelerde çalışarak sanat asistanlığı yaptı ve festivallerde görev aldı. Sinema en büyük tutkularından biri. Liseden beri keman çalarak ve üniversiteden beri dans ederek kendi terapisini yaptığına inanıyor.

Source: https://antalyaff.com/tr/
Etiketler: 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film FestivaliBiket İlhanBir Türk MeselesiHüseyin Aydın Gürsoykameranın arkasındaki kadınlarRagıp TürkSevdaşeyda cananTaş ve Tüytatlı mayaUfuk Emiroğlu
Ayşe Şimal Gürdamar

Ayşe Şimal Gürdamar

2000 yılında İstanbul’da doğdu ve büyüdü. İstanbul’un zengin sanat çeşitliliğinden beslenerek küçüklükten beri farklı sanat dallarıyla uğraştı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Peyzaj Mimarlığı okudu. Okul döneminden itibaren çeşitli projelerde çalışarak sanat asistanlığı yaptı ve festivallerde görev aldı. Sinema en büyük tutkularından biri. Liseden beri keman çalarak ve üniversiteden beri dans ederek kendi terapisini yaptığına inanıyor.

YazarınDiğer Yazıları

    Altın Portakal’da Ulusal Jüride Görev Değişikliği 

    Altın Portakal’da Ulusal Jüride Görev Değişikliği 

    26 Ekim 2026
    Altın Portakal “Daima” Diyerek Sinema Meşalesini 63. Kez Yaktı

    Altın Portakal “Daima” Diyerek Sinema Meşalesini 63. Kez Yaktı

    25 Ekim 2026
    Film Forum’da Finalist Değişikliği

    Film Forum’da Finalist Değişikliği

    25 Ekim 2026
Sonraki Yazı
Korku Filmi Sevenlere: 2027’de Vizyona Girecek 6 Film

Korku Filmi Sevenlere: 2027'de Vizyona Girecek 6 Film

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

1. Çatalca Film Festivali Günlükleri – 2

Adana Altın Koza Ulusal Kısa Film İzlenimleri

Tuba Büdüş
4 Ekim 2026

Filmekimi’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

Filmekimi’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

Fil'm Hafızası
22 Eylül 2026

MUBI Fest İzlenimleri

MUBI Fest İzlenimleri

Tuba Büdüş
7 Eylül 2026

5. Ayvalık Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

5. Ayvalık Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

Fil'm Hafızası
3 Eylül 2026

Sinemada Doğum Sonrası Anne Ruhsallığının İzleri

Sinemada Doğum Sonrası Anne Ruhsallığının İzleri

Zeynep İlay Erken
16 Ağustos 2026

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result
  • Fil’m Hafızası – Keşfetmenin Keyfi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
    • İlanlar
  • Film Önerileri
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
  • Sinema Yazıları
    • 63. Antalya Altın Portakal
    • 33. Altın Koza
    • Ayvalık Film Festivali 2026
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • 32. Altın Koza
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
  • Haberler
  • Kısa Filmler
  • Spotify
    • Podcasts
    • Playlists
  • Etkinlikler
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • Galeri
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In