The Avengers, Lucy, Lost in Translation ve daha birçok filmde oynayan oyuncu, yapımcı ve yönetmen Scarlett Johansson yirmili yaşlarında kadın oyuncu olmanın zor ve kısıtlayıcı olduğunu ifade ediyor.
Oyuncu, yapımcı ve yönetmen Scarlett Johansson, CBS Sunday Morning programına konuk olarak kariyerinin ilk yıllarına ve Hollywood’un o dönemdeki iklimine dair açıklamalarda bulundu. 2000’li yılların başında genç bir kadın oyuncu olmanın zorluklarına değinen Johansson, sektörün geçirdiği dönüşümü kendi deneyimleri üzerinden ele aldı.
Henüz 17 yaşındayken Sofia Coppola’nın kült yapımı Lost in Translation ile dünya çapında bir şöhrete kavuşan ve daha sonra birçok filmde yer alan Johansson, o yılları “gerçekten sert bir zaman dilimi” olarak tanımlıyor. O dönemde kadınların dış görünüşleri sebebiyle eleştirilmesinin sosyal olarak kabul edilebilir görüldüğünü ifade eden Johansson “Kadınların nasıl göründüğüne çok fazla anlam yükleniyordu” diyor.
Daha Güçlendirici Roller
Günümüz sinema endüstrisini kendi yirmili yaşlarıyla kıyaslayan Johansson, genç kadın oyuncular için çok daha “güçlendirici” roller yazıldığını vurguluyor: “O dönemde benim yaşlarımdaki kadınlara sunulan oyunculuk rolleri veya fırsatları, şimdikine kıyasla çok daha kısıtlıydı.”
Sektöre yeni girdiği zamanlarda seçeneklerin çok az olduğunu ifade eden Johansson şöyle anlatıyor: “Sizi belli bir kalıba sokarlardı ve hep aynı roller teklif edilirdi. Diğer kadın, yan karakter ya da seks sembolü gibi… Ben o yaşlardayken yaygın olan arketipler bunlardı.”
Sürekli Çalışma Baskısından Kaçmanın Yolu: Tiyatro
Johansson için bu arketiplerden kaçış yolu New York tiyatro sahnesi oldu. Johansson Hollywood’a ara vermenin ona doğru rolü beklemeyi öğrettiğini ifade etse de bunun zamanla öğrenilen ve zor bir şey olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Çalışmaya başladığınızda, her işin son işiniz olacağını ve eğer çalışma fırsatı yakalarsanız bunları kabul etmeye devam etmeniz gerektiğini hissediyorsunuz. Her ne kadar bu işler size gerçekten keyif verenler kadar çeşitli olmasa bile.”
Rekabet yoğun olduğu için her oyuncunun böyle hissedebileceğini söyleyen Johansson “Sanırım bir kez spot ışıkları üzerinize çevrildiğinde, onun orada kalmasını istiyorsunuz” diye ifade ediyor.

























