Bestiaire (2012)

“1842 Mayısında Regent’s Park Hayvanat Bahçesi’ni ziyaret eden Kraliçe Victoria günlüğüne Kalküta’dan gelmiş bir orangutan gördüğünü yazmıştı: “Çayını fincana döküp içmeyi harika bir şekilde beceriyor, ama bu insani görüntüsü hiç de hoş değil, çok rahatsız edici.” (Bu satırları okuyunca kendimi Holiday Inn’in odalarına benzeyen bir kafese kapatılmış olarak düşündüm, kafesin …

DEVAMI →

Pirosmani (1969)

Saf, duru, berrak, naif, yalın… Nasıl tanımlayacak olursak olalım, hepsi bizi Niko Pirosmani’nin dokunuşlarına, renklerine ve çizgilerine götürecektir. Onun sofralarının içtenliğinde kendimizi bulmayı, resmettiği hayvanları sevmeyi ya da aynı mekanda yemek yerken farkında olmadan onun siyah muşambasında can bulma isteğini de uyandıracaktır. Sonra o resim bir gün bir dükkanda asılı …

DEVAMI →

Ganja & Hess (1973)

Amerikalı yönetmen Bill Gunn’ın üç filmden oluşan mütevazı filmografisinin ikinci parçası olan Ganja & Hess, yerin biraz daha altında kalmış olup keşfedilmeyi bekleyen korku filmleri arasında yer alıyor. 1973 yılında ilk kez Cannes Film Festivali’nde gösterilişinden bu yana kendi kemik hayran kitlesini oluşturup kült mertebesini yakalan filmde yönetmen Bill Gunn’ın …

DEVAMI →

Chappaqua (1966)

Chappaqua, Amerikalı yazar ve yönetmen Conrad Rooks’un ilk yönetmenlik deneyimi olma özelliğini taşıyor. Yarı otobiyografik diyebileceğimiz bir konumda yer alan film, bu niteliğini Conrad Rooks’un uyuşturucu bağımlılığıyla ilgili tecrübelerine dayanmasından ve bizi onun hayatına Russel Harwick olarak yaklaştırmasından alıyor. Saykodelik atmosferi ve kurgusu itibariyle izleyicide halüsinatif bir etki uyandıran Chappaqua‘nın …

DEVAMI →

Let’s Scare Jessica to Death (1971)

“Burada oturuyorum ve olanlara inanamıyorum. Ve artık inanmak zorundayım. Rüyalar veya kabuslar. Delilik veya akıllı olmak, Hangisi bilemiyorum.” Filmin açılışında Jessica’dan duyduğumuz bu sözler, onun çelişkilerinin, sıkışmışlığının ve yalnızlığının en önemli dile gelişi belki de… Zira o işittiği seslerden, hatta gerçekliğin kendisinden bile her defasında başkaları kadar kadar emin olamıyor. …

DEVAMI →

La distancia (2014)

La distancia, 2010 yapımı ilk filmi Finisterrae ile eşi benzerine çok az rastlanır bir hayalet öyküsüyle sinemaya adım atan yönetmen Sergio Caballero’nun ikinci uzun metrajlı filmi. Caballero bu sefer sinemaseverlere oldukça aykırı bir soygun hikâyesi aktarıyor. Telepatik güçlere sahip üç cüceyi merkezine alarak gelişen bu soygun sürecini sürreal imgelerle örülü …

DEVAMI →

Höhenfeuer (1985)

Fredi M. Murer’in mütevazı filmografisinde ikinci uzun metrajlı film olarak konumlanan, ya da başka bir deyişle söyleyecek olursak parıldayan Höhenfeuer, usul usul ilerleyişinin ardında derinlere işleyen sakin bir burukluk hissi uyandırıyor. Alplerde, sisin, bulutların, yeşilin en koyu halinin, karların içerisinde yalnızlığın çepeçevre sardığı bir aile draması Höhenfeuer… Doğanın tüm saflığının …

DEVAMI →

Les rencontres d’après minuit (2013)

Dünya prömiyerini 66. Cannes Film Festivali’nde yapan You and the Night ya da orijinal ismiyle Les rencontres d’après minuit‘in senaryosunda aynı zamanda filmin yönetmeni olan Yann Gonzalez’in dışında; Belle épine ve Grand Central filmlerinde imzası olan Rebecca Zlotowski’nin desteği de bulunuyor. Filmin konusu itibariyle, bir “mekân”da gecenin belirsiz bir vaktinde …

DEVAMI →

Contes immoraux (1974)

“Aşk, hoştur aslında, kendisini esinlediği yolların sayısından daha fazla biçimde hoşnut eder insanı.” La Rochefoucauld (Vecizeler) Kısa belgeselleri ve canlandırma filmleriyle de tanınan sinemanın aykırı yönetmenlerinden Polonyalı Walerian Borowczyk’in dördüncü uzun metrajlı çalışması Contes immoraux, dört hikâyenin bir araya gelmesinden oluşuyor. İlk gösterimini 1974 yılında Locarno Film Festivali’nde yapan filmin, …

DEVAMI →

Sopalar, Çiviler ve Çivili Sopalar: One on One

“Yaptığıma çılgınlık diyorsan eğer, kim bilir, belki de bir çılgındır bana çılgın diyen.” -Antigone* “Who am I?” Kim ki-Duk’un son filmi böyle bitiyor. Cümle, hızlı bir bakışla oldukça sıradan diyebileceğimiz bir soru cümlesi gibi gözüküyor olabilir; ancak filmi izleyenler için bu soru fazlasıyla mühim anlamlar taşıyor, tabii farklı bir bağlamda. Filmin …

DEVAMI →