Haberler

Steve Carell ‘’Welcome to Marwen’’ ile Sinemaseverlere Duygu Yüklü Bir Biyografi İzletecek

Steve Carell ‘’Welcome to Marwen’’ ile Sinemaseverlere Duygu Yüklü Bir Biyografi İzletecek

Sinema tarihinin en iyi filmlerinden Forrest Gump’ın yönetmeni Robert Zemeckis’in kamera arkasında olduğu film gelecek hafta gösterime girecek.

Farklı ve zor rollerde izlemeye alıştığımız Steve Carell, yıl bitmeden gerçek bir hikaye ile sinemaseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Acımasız bir saldırının ardından ölümden dönen ve hayatı alt üst olan Mark Hogancamp’ın hayata yeniden tutunma mücadelesini anlatan filmin oyuncu kadrosunda Diane Kruger de bulunuyor.

‘’Welcome to Marwen’’in Hikayesi

8 Nisan 2000 tarihinde, Mark Hogancamp New York’ta bir bar çıkışında beş kişi tarafından acımasızca dövülür. Dokuz gün komada kalan Hogancamp, kırk gün boyunca da hastanede tedavi görür. Uyandığında yürümek ve yemek gibi temel aktiviteleri yeniden öğrenmek zorunda kalır. Beyin hasarı yaşayan Hogancamp, sokaklarda yaşadığı dönemi, alkolizmle olan mücadelesi ve geçmiş ilişkileri dahil olmak üzere hayatına dair birçok şeyi unutmuştur. Eski hayatına dair en son hatırladığı anıları 1984 yılında Deniz Kuvvetleri’nde görevli olduğu dönem olan Hogancamp, maddi olarak karşılayamadığı için alması gereken destekleyici terapiyi alamaz. Bu terapinin yerine aşık olduğu iki kadın Wendy ve Colleen’in isimlerinden esinlenerek ‘’Marwencol’’ isimli hayali bir dünya yaratır. Karavan evinin bahçesinde, küçük manken heykellerle yarattığı ve 2. Dünya Savaşı’nda yaşayan kasabada hayallere dalar, yaşadığı acıları hafifletmeye çalışır.

Mark Hogancamp’ın gerçek hikayesini beyazperdeye taşıyan ‘’Welcome to Marwen’’ filminin yönetmeni Robert Zemeckis. Hogancamp’ı ise Steve Carell canlandırıyor. Diane Kruger’ın da dahil olduğu oyuncu kadrosunun diğer isimleri ise Leslie Mann, Janelle Monae ve Gwendoline Christie. Duygu yüklü film gelecek hafta gösterime girecek.

Mustafa Özyurt
Çocukken Rambo ve Bruce Lee kasetleriyle tanıştığı filmlerden hiç kopmadı. Ankara’da geçen üniversite yıllarında Kızılırmak Sineması ile bağımsız filmler ve Avrupa filmleriyle tanıştı. Nordik sinemasının hayranı ve Lars Von Trier, Aki Kaurismaki ve Nuri Bilge Ceylan filmlerinin sıkı bir takipçisidir. O filmi aramaya devam ediyor.

Yorum yaz