Kamerasını kimi zaman Fransa’ya, kimi zaman Ermenistan’ın bir köyüne, kimi zaman ise Irak Kürdistanı’nın Türkiye sınırında dağlık bir bölgeye yerleştiren Hiner Saleem, yeni filmi Dar Elbise ile çok yakınımıza, İstanbul’a geliyor. Şimdiye kadar yaptığı filmlerde, trajedilerle büyümüş Kürt halkının öyküsünü duygu sömürüsüne kaçmadan, kendine has bir mizahi tavırla anlatmayı başaran yönetmen, bu kez daha geniş bir perspektifle, belki de tüm Ortadoğu’nun en büyük sorununu konu alıyor.

Genç moda tasarımcısı Lisa, hazırlayacağı defilede model olarak kullanacağı elli güzel kadın aramaktadır. Arkadaşı Helin’in yardımıyla pek çok kadınla anlaşsa da, bu kadınların ailelerini, sevgililerini, kısacası hayatlarındaki erkekleri ikna etmek hiç kolay olmayacaktır. Özgürlüğe en muhtaç halkların yaşadığı Ortadoğu’da, özgürlüğüne ulaşması en çok engellenen kadınların hikâyesini anlatan Dar Elbise, yayınlanan ilk fragmanından anlaşılacağı üzere yine Hiner Saleem’in benzersiz hicviyle donatılmışa benziyor.

tightdress

İstanbul’da muhafazakârlıkla örtülmüş modernleşme isteği, kendini laik ve demokrat zanneden erkeklerin avcunun içinde sakladığı kadınların kaderi, kendine çıkış yolu arıyor. Fragmanda görünen bir sahnede, bir erkeğin söylediği “Hayatım boyunca feministtim.” cümlesi, tuhaf bir biçimde 1930’lu yılların Ankara valisi Nevzat Tandoğan’ın “Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz.” sözünü hatırlatıyor. Anlıyoruz ki dünyada söz sahibi olanlara göre hâlâ kadınlar için gerekli olanın ne olduğuna erkekler, toplum için gerekli olanın ne olduğuna ise devletler karar veriyor. Yalnız Türkiye veya Ortadoğu’da değil, dünyanın her yerinde.

Bir önceki filmi My Sweet Pepperland’de (2013) ailesi tarafından, sevmediği bir erkekle evlenmeye zorlanan genç öğretmen Govend’in, yalnızca kadın olduğu için baş etmek zorunda kaldığı dertlerini ustaca bir yalınlıkla aktaran Hiner Saleem, bu kez kadınları kadrajın merkezine yerleştiriyor. Fransızca ve Kürtçe’den sonra ilk kez Türkçe bir filmle karşımıza çıkan yönetmen, yeni filminde Tuba Büyüküstün, Caner Cindoruk, İnanç Konukçu, Canan Ergüder ve Menderes Samancılar gibi yıldız isimlerle çalışmış.

Deniz Sayınhan

Deniz Sayınhan

Mart 1995’te İstanbul’da doğdu. Çocuk yaşlardan beri karmakarışık bulduğu dünyayı anlamak için kendine hep bir yol aradı. Mavi önlük giydiği zamanlarda tanıştığı sinema, bu yolda en büyük tutkusu oluverdi. Sinemanın gizemli evrenine duyduğu merak ile dünyayı anlama isteğini bir araya getirebilmek için 2013’te İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümüne girdi. Yazarak ve hayal kurarak en büyük tutkusuna doğru kendi yolunu çizmeye devam ediyor.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Önceki yazı

Barcelona, nit d'estiu (2013)

Sonraki yazı

Every Frame A Painting’den, Coen Kardeşler’in Çekim Teknikleri Üzerine Video!