20 yıl sonra gelen devam filmiyle sinema dünyasını sallayan David Frankel, The Devil Wears Prada 2’ye dair önemli açıklamalarda bulundu.
Sinema tarihinin en ikonik anti-kahramanlarından Miranda Priestly, yirmi yıllık bir aranın ardından tahtına geri döndü. İlk filmiyle 326 milyon dolar gişe hasılatı elde eden The Devil Wears Prada’nın yönetmeni David Frankel, vizyona girmesiyle büyük ses getiren devam filmi üzerine samimi açıklamalarda bulundu. “Asla bir daha yapmam demiştim” diyen Frankel, bu geri dönüşün detaylarını Variety’ye verdiği söyleşide anlattı.
Devam filmi fikri ortaya çıktığında ekibin en büyük çekincesi, bir kuşağı tanımlayan o büyülü atmosferi bozmaktı. Frankel, Anne Hathaway’in bu sürece dair benzetmesini aktarıyor: “Yeni bir albüm yapmak, turneye çıkmak ve yeni şarkılar çalmak için grubu tekrar bir araya getiriyor gibiydik ama izleyici eski hitleri de duymak istiyor. Bu yüzden yeni malzemenin arasına eski hitlerden biraz serpiştirdik.”
Buz Kraliçesi’nin İnsani Yüzü
Frankel’e göre bu filmi özel kılan, Miranda Priestly’yi sadece talepkar bir patron olarak değil, 70’li yaşlarında mirasını ve geleceğini sorgulayan bir kadın olarak görmemiz. Bu kez Runway’in koridorlarından çıkıp Miranda’nın evine, gözlüklerini çıkardığı ve kırılganlığını paylaştığı anlara konuk oluyoruz. Frankel bu değişimi şöyle açıklıyor: “Sadece iki saat boyunca buz kraliçesini izlemek eğlenceli olurdu ama aydınlatıcı olmazdı. Bizim için asıl büyüleyici olan, en tepede kalan insanların değişen dünyaya nasıl adapte olduğuydu.”
Üçüncü Film Kapıda mı?
Filmin en çok konuşulan sekanslarından biri olan Milano sahneleri, Da Vinci’nin Son Akşam Yemeği tablosu eşliğinde sanatsal bir derinlik kazanıyor. Miranda’nın Andy’yi ihanetle suçladığı sahnede bu ikonik tablonun kullanılması, karakterler arasındaki gerilimi sinematik bir zirveye taşıyor.
Adrien Grenier’in (Nate) senaryo gereği bu kez kadroda yer almadığını belirten Frankel, olası bir üçleme için kapıyı açık bırakıyor: “20 yıl önce ‘asla’ demiştim ve buradayız. O yüzden, bir daha asla ‘asla’ demeyeceğim.”
Film ilk iki hafta tüm dünyada 300 milyon dolar gişe hasılatı elde etti. Senaryonu Aline Brosh McKenna ve Lauren Weisberger‘in üstlendiği filmin başrolünde ilk filmde olduğu gibi Meryl Streep, Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci var.
























