Fil'm Hafızası
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    April Story (1998)
    Romantik

    April Story (1998)

    Ayşe Yapışık
    3 saat önce
    Lessons of Darkness (1992)
    Film Önerileri

    Lessons of Darkness (1992)

    İpek Ömercikli
    3 gün önce
    Iron Boy (2026)
    Film Önerileri

    Iron Boy (2026)

    Tuba Büdüş
    4 gün önce
    Turna Misali (2021)
    Drama

    Turna Misali (2021)

    Tülay Işık Kalafat
    6 gün önce
    The Settlers (2023) 
    Biyografi - Tarih

    The Settlers (2023) 

    Merve Çolak
    1 hafta önce
    The Testament of Ann Lee (2025)
    Müzik - Müzikal

    The Testament of Ann Lee (2025)

    Yaşar Gülveren
    2 hafta önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 63. Antalya Altın Portakal
    • 33. Altın Koza
    • Ayvalık Film Festivali 2026
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Birdenbire Kötüleşmek: All of a Sudden (2026)
    Eleştiri - İzlenim

    Birdenbire Kötüleşmek: All of a Sudden (2026)

    Ayşe Yapışık
    3 saat önce
    Antalya Altın Portakal Günlükleri – 3
    63. Antalya Altın Portakal

    Antalya Altın Portakal Günlükleri – 3

    Tuba Büdüş
    13 saat önce
    63. Antalya Altın Portakal Günlükleri – 2
    63. Antalya Altın Portakal

    63. Antalya Altın Portakal Günlükleri – 2

    Tuba Büdüş
    1 gün önce
  • HABERLER
    James McAvoy’un Yapay Zekâ Temalı Yeni Filminin Çekimleri Başladı
    Haberler

    James McAvoy’un Yapay Zekâ Temalı Yeni Filminin Çekimleri Başladı

    Arzu Ertaş
    39 dakika önce
    Altın Portakal Dünyanın Vicdanı Oldu
    Haberler

    Altın Portakal Dünyanın Vicdanı Oldu

    Ayşe Şimal Gürdamar
    2 saat önce
    Sinema Profesyonelleri Film Forum’da Tecrübelerini Paylaştı
    Haberler

    Sinema Profesyonelleri Film Forum’da Tecrübelerini Paylaştı

    Ayşe Şimal Gürdamar
    2 saat önce
  • KISA FİLMLER
    Kötü Bir Gün (2024)
    Kısa Filmler

    Kötü Bir Gün (2024)

    Ayşe Şimal Gürdamar
    5 gün önce
    The Party (2016)
    Kısa Filmler

    The Party (2016)

    Ekin Taneri
    3 hafta önce
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    6 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    April Story (1998)
    Romantik

    April Story (1998)

    Ayşe Yapışık
    3 saat önce
    Lessons of Darkness (1992)
    Film Önerileri

    Lessons of Darkness (1992)

    İpek Ömercikli
    3 gün önce
    Iron Boy (2026)
    Film Önerileri

    Iron Boy (2026)

    Tuba Büdüş
    4 gün önce
    Turna Misali (2021)
    Drama

    Turna Misali (2021)

    Tülay Işık Kalafat
    6 gün önce
    The Settlers (2023) 
    Biyografi - Tarih

    The Settlers (2023) 

    Merve Çolak
    1 hafta önce
    The Testament of Ann Lee (2025)
    Müzik - Müzikal

    The Testament of Ann Lee (2025)

    Yaşar Gülveren
    2 hafta önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 63. Antalya Altın Portakal
    • 33. Altın Koza
    • Ayvalık Film Festivali 2026
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Birdenbire Kötüleşmek: All of a Sudden (2026)
    Eleştiri - İzlenim

    Birdenbire Kötüleşmek: All of a Sudden (2026)

    Ayşe Yapışık
    3 saat önce
    Antalya Altın Portakal Günlükleri – 3
    63. Antalya Altın Portakal

    Antalya Altın Portakal Günlükleri – 3

    Tuba Büdüş
    13 saat önce
    63. Antalya Altın Portakal Günlükleri – 2
    63. Antalya Altın Portakal

    63. Antalya Altın Portakal Günlükleri – 2

    Tuba Büdüş
    1 gün önce
  • HABERLER
    James McAvoy’un Yapay Zekâ Temalı Yeni Filminin Çekimleri Başladı
    Haberler

    James McAvoy’un Yapay Zekâ Temalı Yeni Filminin Çekimleri Başladı

    Arzu Ertaş
    39 dakika önce
    Altın Portakal Dünyanın Vicdanı Oldu
    Haberler

    Altın Portakal Dünyanın Vicdanı Oldu

    Ayşe Şimal Gürdamar
    2 saat önce
    Sinema Profesyonelleri Film Forum’da Tecrübelerini Paylaştı
    Haberler

    Sinema Profesyonelleri Film Forum’da Tecrübelerini Paylaştı

    Ayşe Şimal Gürdamar
    2 saat önce
  • KISA FİLMLER
    Kötü Bir Gün (2024)
    Kısa Filmler

    Kötü Bir Gün (2024)

    Ayşe Şimal Gürdamar
    5 gün önce
    The Party (2016)
    Kısa Filmler

    The Party (2016)

    Ekin Taneri
    3 hafta önce
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    6 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Haberler

Altın Portakal Dünyanın Vicdanı Oldu

Ayşe Şimal Gürdamar Ayşe Şimal Gürdamar
2 saat önce
Haberler
Okuma Süresi: 9 min
0
0
Altın Portakal Dünyanın Vicdanı Oldu
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, “Kökler, Işık ve Kamera” adlı özel bölümüyle dünyanın yaralı coğrafyalarını sahneye taşıdı.

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali sinema sanatının sorumluluk bilinciyle bu yıl “Kökler, Işık ve Kamera” adlı özel bir bölüm oluşturdu ve dünyanın en acil çözüm bekleyen coğrafyalarından hikâyelerini anlatan sinemacılarla dayanışmasını gösterdi.  

İran, Lübnan, Ukrayna ve Filistin’den sinemacıların eserlerine yer verilen bölümdeki ilk gösterimler bugün Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda gerçekleştirildi. Gösterimlerin ardından ise film ekipleri seyircilerin sorularını cevapladı. 

Yasmin El- Masrî: Filmi Çekerken Tarih Yazdığımızı Biliyorduk

Dünya çapında büyük yankı uyandıran, Annemarie Yasir’in yönettiği ve oyuncularından Yasmin El-Masrî’nin de festivalde Uluslararası Jüri üyesi olduğu “Filistin 36”nın (Palestin 36) gösteriminin ardından Yasmin El-Masrî, duygularını şu sözlerle paylaştı: 

“Dürüst olmak gerekirse bu filmin sürdürdüğü yolculuk ve gördüğü hayat karşısında hayrete düşmüş durumdayım. Çünkü filmin galasını bir yıl önce, geçen eylül ayında yaptık. Arkasında hiçbir film stüdyosu, hiçbir büyük bütçeli pazarlama ekibi olmadan yalnızca doğru şeyi yaptığımıza dair inancımızla Filistin’den çıkan böyle bir filmin buralara geldiğini görmek inanılmaz. 

Bu filmin aslında Filistin’de çekilmesi planlanmıştı fakat tam çekimlere başlamak üzereyken tüm dünyanın gözü önünde Gazze kanamaya başladı. Ortada hiçbir planımız olmadan öylece beklemek zorunda kaldık. Yaklaşık altı ay bekledik ve ardından tüm prodüksiyonu Ürdün’e taşıdık. Her gün işe gittik çünkü elimizden gelen tek şeyin bu olduğunu biliyorduk. Eğer Gazze’de değilseniz, hayatta kalmak için mücadele eden bir Filistinli olarak Gazze sınırlarında bulunmuyorsanız, işinize gitmek ve Filistin’i de yanınızda götürmek zorundaydınız. Biz de tam olarak bunu yaptık. Oyuncular, ses ekibi, ışık ekibi; bu filmin parçası olan herkes tarih yazdığımızın farkındaydık. Çünkü dünyaya ‘neden’ini anlatıyorduk: Bugün telefonlarınızda neden bir soykırımı izlediğinizi, neden çocukların cansız bedenlerini ve çocuklarının bedenlerine sarılan anneleri izlediğinizi anlatıyorduk. Dünya ise sadece izliyor, buna olanak tanıyor, ticarâ anlaşmalar müzakere ediliyor. İşte bu insanlık dışı durum; insanı, bir çözüm ya da bir anlayış, anlamayı sağlayacak bir bilgi aramaya itiyor. Bana göre bu film, anlamanızı sağlayacak unsurlardan biri. 

İnsanlıktan çıkarma süreci 1936’da başladı; Filistin toprakları ve Filistinliler’in bedenleri üzerindeki İngiliz mandası döneminde başladı. Bugün yaşananlarsa yalnızca bunun bir yankısı, bir uzantısı. Bu filmi size sunmak benim için sıradan bir gösterimden çok daha öte. Ben asıl sizin neler hissettiğinizi, neler düşündüğünüzü merak ediyorum. Çünkü bu benim hayatım. Dünyayı dolaşıp Filistin 36’yı anlatıyorum, böyle bir dönemde Filistinli olmanın nasıl bir his olduğunu anlatıyorum. Ancak buraya gelmeniz ve bu filmi izlemek istemeniz benim için dünyalara bedel. Size çok minnettarım, aranızda bulunmaktan onur duydum. Teşekkür ederim”

Kadınlara Saygı Duruşu: Ne Ses Ne Seda

Dünyada ilk gösterimini Altın Portakal’da yapan “Ne Ses Ne Seda”, gerçek bir hikâyeden esinlenen bir film. İran ile İsrail arasında Haziran 2025’te yaşanan ve 12 Gün Savaşı olarak anılan çatışmalar sırasında bombaların yağdığı Tahran’da Alzheimer hastası anneannesine bakmaya çalışan bir torunun gerçek hikâyesinden yola çıkan ve kurmaca ile gerçekliğin iç içe geçtiği film hakkında yönetmen Yazdan Tebrizî şunları söyledi: 

“Hikâyenin büyük bir kısmı gerçekti. Belgeselin nerede bitip kurgunun nerede başlayacağı veya ikisinin birbirine nerelerde, nasıl karışacağına hep film ekibiyle konuşarak karar verildi. Kurguyla gerçeklik arasındaki bulanıklık, bu sebeple filmi çekerken kendi hayatımda da devam etti. Bu film, kadınlara bir saygı duruşudur”

Bizi Ayakta Tutan, Sinemaya Duyduğumuz Bu Devasa Aşktır

Amirali Nevaî’nin yönettiği “Gün Işığı Ekspresi” (Sunshine Express) de AKM Perge Salonu’nda sinemaseverlerle buluştu. Gösterimin ardından yönetmen, soruları cevapladı. 

Nevaî; ilk olarak filmini, yedi kişiye adamak istediğini dile getirdi: “Bu filmi, İran halkının yaşadığı derin tükenmişliğe, bıkkınlığa ve İran sinemasında çalışırken intihar eden yedi kişiye adamak istiyorum. Şu an İran’da hayat öylesine boğucu ki ben şahsen üç çok yakın arkadaşımı kaybettim; tıpkı filmin finalinde intihar eden adama benzer şekilde onlar da intihar etti. Bu yüzden bu filmi, İran’da sinema sektöründe çalışıp kendi hayatına son veren o güzel insanlara adıyorum”

Filmi, iki yıl önce, henüz savaş yokken çekmeye başladığında herkesin kendisine “Neden bunun bir savaş olduğunu düşünüyorsun? Filmde neden bir savaş olsun ki?” dediğini aktaran yönetmen, “Ama hissettiğim tam olarak buydu ve tuhaf bir şekilde, filmi bitirdikten altı ay sonra büyük bir savaş patlak verdi” dedi. Yönetmen ayrıca savaşla birlikte, İran yönetimince takip edilmemek için, stüdyo olarak kiraladıkları deponun da yerle bir olduğunu ekledi. 

Rotterdam Film Festivali’nde büyük ödül için yarışan ve dünyada pek çok festivalde gösterilen filmin tamamen bağımsız olarak ve kendi kaynaklarıyla çekildiğini belirten Nevaî, “Bu film tamamen arkadaşlarımın parasıyla yapıldı. Bir gün bir film seansında hepsi yanıma gelip “Dün gece beraberdik ve senin bir sonraki projene yatırım yapmaya karar verdik. Yeni bir projen var mı?” dediler. ‘Evet’ dedim. Yani bütçenin tamamı arkadaşlarımın özel parası” diye konuştu.

Seyircilerden gelen; bütün bu maddi imkânsızlıklar ve siyasî kısıtlamalar içinde İran sinemasının güçlü eserler çıkarabilmesindeki kaynağın ne olduğu sorusunu cevaplamaya ise yönetmen; “İran, dünyada sinemayla tanışan dördüncü ülkedir” bilgisini vererek başladı. Yönetmen, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“İran’da çok köklü ve güçlü bir sinema geleneği var. Ayrıca Asya sinemasındaki ilk Yeni Dalga akımlarından biri de İran’da ortaya çıktı. Kiyarüstemî’ne Amir Nadirî’ye çok şey borçluyuz. Biz yeni nesil sinemacılar ise filmlerimizi gerçekten bağımsız yapmaya ve resmî makamlardan hiçbir fon ya da maddi destek almamaya karar verdik. Çünkü o parayı kabul ederseniz propaganda filmleri çekmek zorundasınız. Önünüze açık çek koyup ‘İstediğin rakamı yaz, imzalayalım’ diyebiliyorlar; benim de başıma geldi bu. Fakat biz bunu kabul etmemeyi seçtik. Yola devam etmenizi sağlayan tek güç; sinema tutkusu. Bu tutku olmasa bizden geriye ne kalırdı; bilmiyorum. Bizi ayakta tutan şey, görüntü üretmeye duyduğumuz bu devasa aşktır; bizim görsel dünyaya bağlılığımız, saf bir tutkudur”

İstediğimiz Sinemayı Yapmak İçin Bağımsız Olmaktan Başka Çare Yok

“İki Kere Yaşamak, Üç Kere Ölmek” (Living Twice, Dying Third) filminin gösteriminden sonra film ekibinden Umran Haşimî ile Alirıza Haydarî Rad seyircilerin karşısına çıktı ve yönetmen Kerim Lakzâde’nin yazılı mesajını okudu. Yönetmen, mesajında film hakkında şu bilgileri paylaştı: 

“Bu filmi İran’da bağımsız olarak yaptık. Bir yıl boyunca dört farklı dönemde çekildi. İran’da film yapma şeklimiz çok kolektif; bu filmi arkadaşlarımızla birlikte yaptık. Bunun sadece İran’da değil dünyanın birçok yerinde de nispeten nadir olduğuna inanıyoruz. Ancak kendi filmlerimizi yapmak ve sevdiğimiz sinema türünü ekrana taşımak istiyorsak bu şekilde çalışmaktan başka çok az alternatifimiz olduğunu düşünüyoruz. Ekibimiz sadece on kişiden oluşuyor. Çekimler sırasında her kişi birkaç farklı sorumluluk üstleniyor. Birisi; kamera önünde olması gerektiğinde oyunculuk yapıyor, kamera arkasında ise prodüksiyona, teknik işlere, set tasarımına, ışıklandırmaya ve hatta ekip için yemek pişirmeye yardımcı oluyor. 

Başörtüsü meselesi de bir başka örnek. İran’daki yetkililerden bu tarz bir film için film yapım izni alamıyoruz çünkü kadınların başörtüsüz göründüğü bir film yapmamıza izin vermezler. Ama bu bizim yaşam tarzımız değil ve kendi hayatlarımızın veya hikâyelerimizin dünyasında yaşayan insanların hayatlarının gerçekliğini yansıtmıyor. Bu yüzden filmi bağımsız, gizli ve başörtüsüz yapmaya karar verdik. Bu, tasvir etmek istediğimiz gerçekliğe sadık kalma yöntemimizdi. 

Her çekim gününden sonra birlikte oturup o günkü görüntüleri izledik. Her şeyi tartıştık; filmin nasıl şekillendiğini, oyunculukların nasıl işlediğini ve hikayenin hangi yöne gitmesi gerektiğini. Örneğin filmde Alirıza’nın canlandırdığı karakter de bu süreçte ortaya çıktı. O sırada Alirıza görüntü yönetmenliğinde yardımcı oluyordu”

“Melekler Diyarı” (The Land of Angels) ise Gazze’yi çocukların gözünden anlatan bir yapımdı. Filmin yapımcısı İlahe Nevbaht, yaşananları çocukların gözünden anlatmayı da ana karakterin bir öğretmen olmasını da özellikle tercih ettiklerini söyledi: 

“Biz konuyu askerî ya da politik bir çerçeveden değil doğrudan çocukların dünyasından ve tamamen insanî bir açıdan ele almayı amaçladık. Ana karakteri de bilinçli olarak bir öğretmen yaptık. Çünkü çocuklara dirençli olmayı, güçlü kalmayı ve pozitif düşünmeyi ancak bir öğretmen aşılayabilir. Bu mücadeleyi ve direnci gelecek nesillere aktarabilecek en doğru figür, bir öğretmendi”

Nevbaht, Batı dünyasına ulaşabilmeyi önemsediklerini dile getirerek filmin yakında Barselona’da gösterim yapacağını ayrıca İran’ın OSCAR adayı olmasının planlandığını dile getirdi.

Kökler, Işık ve Kamera bölümü kapsamında uzun metrajlı filmlerin yanı sıra kısa film gösterimleri de vardı. Gösterim sonrası söyleşiye; “Bir Gün Çocuk” filminin yapımcısı Ana Maria Pirvan, “Haniye” filminin yönetmeni Ali Andarz ve “Nasaz” filminin yönetmeni Vahid Mezrae katıldı. 

Yapımcı Ana Maria Pirvan, “Bir Gün Çocuk” filminin aslında uzun metraj film çekimine hazırlık amacıyla yapılmış bir film olduğunu fakat Berlinale’de En İyi Kısa Film ödülünü kazandıklarını söyledi. “Haniye”nin yönetmeni Ali Andarz ise amacının, yalnızca İran’a özgü bir mesele olarak kalmayacak, evrensel bir hikâye anlatmak istediğini, bu amaçla bir çocuğun tek başına büyük işlere kalkışmasını, cesaretini ve bunun, ailesi üzerindeki etkisini gösteren bir film yaptığını dile getirdi. “Nasaz” filminde başrolün, kendisini sadece ıslıkla ifade etmesinin sebebi sorulan yönetmen Vahid Mezrae ise bunu, şu şekilde cevapladı: “Senaryoyu ilk yazdığımda ana karakter hiç konuşmuyordu. Geliştirme aşamasında onun diyalog kurmak yerine yalnızca ıslık çalarak kendini ifade eden biri olmasına karar verdim. Aslında filmin başından itibaren bunun görsel ipuçlarını yerleştirdim, Kutusunun üzerindeki çiçek ve kuş motifleri, evdeki kafes ve pencere detayları hep bunun birer simgesiydi. Karakteri adeta bir kuşa benzettim, kelimelerle konuşmuyor, ıslık çalıp şarkı söyleyerek var oluyor”

Ayşe Şimal Gürdamar

2000 yılında İstanbul’da doğdu ve büyüdü. İstanbul’un zengin sanat çeşitliliğinden beslenerek küçüklükten beri farklı sanat dallarıyla uğraştı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Peyzaj Mimarlığı okudu. Okul döneminden itibaren çeşitli projelerde çalışarak sanat asistanlığı yaptı ve festivallerde görev aldı. Sinema en büyük tutkularından biri. Liseden beri keman çalarak ve üniversiteden beri dans ederek kendi terapisini yaptığına inanıyor.

Source: https://antalyaff.com/tr/
Etiketler: 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivalikökler ışık ve kamera
Ayşe Şimal Gürdamar

Ayşe Şimal Gürdamar

2000 yılında İstanbul’da doğdu ve büyüdü. İstanbul’un zengin sanat çeşitliliğinden beslenerek küçüklükten beri farklı sanat dallarıyla uğraştı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Peyzaj Mimarlığı okudu. Okul döneminden itibaren çeşitli projelerde çalışarak sanat asistanlığı yaptı ve festivallerde görev aldı. Sinema en büyük tutkularından biri. Liseden beri keman çalarak ve üniversiteden beri dans ederek kendi terapisini yaptığına inanıyor.

YazarınDiğer Yazıları

    Sinema Profesyonelleri Film Forum’da Tecrübelerini Paylaştı

    Sinema Profesyonelleri Film Forum’da Tecrübelerini Paylaştı

    28 Ekim 2026
    Altın Portakal Heyecanında İki Film Daha Seyirciyle Buluştu

    Altın Portakal Heyecanında İki Film Daha Seyirciyle Buluştu

    28 Ekim 2026
    Türk Sinemasının Yeni Filmleri Film Forum Desteğiyle Yola Çıktı

    Türk Sinemasının Yeni Filmleri Film Forum Desteğiyle Yola Çıktı

    28 Ekim 2026
Sonraki Yazı
James McAvoy’un Yapay Zekâ Temalı Yeni Filminin Çekimleri Başladı

James McAvoy'un Yapay Zekâ Temalı Yeni Filminin Çekimleri Başladı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

1. Çatalca Film Festivali Günlükleri – 2

Adana Altın Koza Ulusal Kısa Film İzlenimleri

Tuba Büdüş
4 Ekim 2026

Filmekimi’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

Filmekimi’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

Fil'm Hafızası
22 Eylül 2026

MUBI Fest İzlenimleri

MUBI Fest İzlenimleri

Tuba Büdüş
7 Eylül 2026

5. Ayvalık Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

5. Ayvalık Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken Filmler

Fil'm Hafızası
3 Eylül 2026

Sinemada Doğum Sonrası Anne Ruhsallığının İzleri

Sinemada Doğum Sonrası Anne Ruhsallığının İzleri

Zeynep İlay Erken
16 Ağustos 2026

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result
  • Fil’m Hafızası – Keşfetmenin Keyfi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
    • İlanlar
  • Film Önerileri
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
  • Sinema Yazıları
    • 63. Antalya Altın Portakal
    • 33. Altın Koza
    • Ayvalık Film Festivali 2026
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • 32. Altın Koza
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
  • Haberler
  • Kısa Filmler
  • Spotify
    • Podcasts
    • Playlists
  • Etkinlikler
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • Galeri
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In