Sinema dünyasında yarattıkları etki bakımından Barbie ve Oppenheimer’ın çıktığı zamana benzetilen Obsession ve Backrooms korku filmleri 2026’ya adeta damga vurdu. Özellikle Obsession gişedeki etkileyici performansıyla sinemaseverlerin tekrardan sinemalara akın etmesini sağladı.
Çocukluk arkadaşı Nikki’ye karşılıksız bir aşk besleyen Bear isimli genç bir adamın ürkütücü hikayesini anlatan Obsession, 26 yaşındaki Curry Barker’ın ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi. Film bütçesini 300’e katlayan oranda bir kar elde ederek adeta Focus Features tarihine geçti.
Yalnızca ABD gişesinde 151 milyon dolarlık hasılata ulaşan yapım, şirketin halihazırda yerel pazardaki en büyük filmi olma unvanını elinde bulunduruyor.
Dünya çapında ise 224 milyon doları aşan kazancıyla Saplantı, Focus Features’ın bugüne kadarki en yüksek hasılat elde eden filmi olarak şirket tarihine geçti. Dünya çapında ise 224 milyon doları aşan kazancıyla Saplantı, Focus Features’ın bugüne kadarki en yüksek hasılat elde eden filmi olarak şirket tarihine geçti.
Bu tarihi başarıyı asıl çarpıcı kılansa filmin ardındaki hikaye. YouTube’da korku içerikleri üreten Curry Barker, ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi Saplantı’yı tanınmamış bir oyuncu kadrosuyla, tamamen bağımsız olarak ve sadece 750 bin dolarlık bütçeyle çekti.
Filmin beklenmedik gişe başarısının ardından konuşan Barker, aklında yeni bir fikir olduğunu ancak devam projesi için acele etmek istemediğini belirtti.
Hollywood Reporter’a röportaj veren Barker, Hemen ikinci filmi çekmek istemediğini dile getirdi:
Devam filmi için aklımda gerçekten heyecan verici bir fikir var ama bunu şimdilik kendime saklayacağım. 5-6 yıl sonra gelmek zorunda demiyorum ama bence biraz zaman geçtikten sonra vizyona girse de insanlar aynı heyecanı duyacaktır. Şu an adeta bir kasırganın ortasındayım ve ne yapacağımı çözmeye çalışıyorum.
GamesRadar ev sahipliğinde düzenlenen bir öngösterimde konuşan Barker, projenin diziye dönüşebileceğini de söylemişti.
Beni asıl heyecanlandıran şey, birer saatlik bölümlerden oluşan bir antoloji dizisi yapmak olurdu. Her bölümde tamamen kontrolden çıkan farklı bir dilek hikayesini işleyebiliriz. Belki ilk bölümü (pilot) aynı görüntü yönetmeniyle ben yönetirim, ardından diğer bölümler için yönetmenlere kendi bakış açılarını yansıtma fırsatı tanırız. Bu gerçekten harika olurdu.


























