Sinemada Dışavurumculuk ve Dr. Caligari

Neden Dışavurumculuk? Dışavurumculuğun ne olduğunu anlamak için ”dışa vurmak” öbeğinden başlamak gerekir. Dışavurmak üzerine düşünürken akla gelen ilk şey içerideki bir şeyi dışa vurmaktır. İnsan üzerinden düşündüğümüzde tabii ki durum hislerin ve düşüncelerin dışa vurulması haline dönüşür. Bu da aslında bir akım olarak dışavurumculuğun temelini oluşturur. Görünmeyeni görünür kılmak bu …

DEVAMI →

Gece ve Gündüzün Arafında Bir Saat: Kurdun Saati

Film, Max Von Sydow”un canlandırdığı Johan Borg karakterinin günlüklerinden yola çıkarak hastalığının sonuna doğru giderken Liv Ullmann”ın canlandırdığı karısı Alma”nın tanıklığında yaşananları anlatıyor. Hikayeye hastalığının sebep olduğu esrarengiz ada sakinlerinin de katılmasıyla gelişenhikaye iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm ressamın hastalığıyla ilgili gelgitlerini gösterirken, ikinci bölüm bu gelgitlerin ardındaki gizemi aralıyor. …

DEVAMI →

Rus Hazine Sandığı’ndaki Hayaletler

Sandığın tozları Son dönem Rus sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Aleksandr Sokurov”un 2002 yılında çektiği Russky Kovcheg/Rus Hazine Sandığı, içeriğinden ziyade teknik yönüyle dikkat çekmiş ve yılın kayda değer sinema olaylarından birisi olarak değerlendirilmişti. Rus Hazine Sandığı, görünmeyen bir karakterin, St. Petersburg”taki Hermitaj Müzesi”nde yaptığı gezintiyi ”tek çekim” tekniğiyle anlatan bir …

DEVAMI →

Tarsem Singh: Sürrealist Bir Sinemacının Hikayeleri

Bir yönetmene onu tanımadan hayran olmak böyle bir şey olsa gerek. Tarsem Singh’i, onu önemli yönetmenler listesine sokan filmi The Fall’dan önce keşfetmiştim, evet. Ama piyasaya çıktığı günden beri hepimizin diline dolanan, zamanında kafelerde, orada burada çaldığında ağzımızla eşlik etmeden duramadığımız R.E.M. grubunun Losing My Religion şarkısının, her karesi Rembrant’ın …

DEVAMI →

The Man Without A Past: Baraka Şehrinde Bir Yabancı

Finlandiya”nın dünya sinemasına armağan ettiği Kaurismaki kardeşlerin küçüğü olan Aki Kaurismaki için söylenebilecek şeylerden biri, sinemasının her daim düzeyli ve tavizsiz olduğudur. Kariyerinin ilk zamanlarından itibaren işçi sınıfının yaşadığı zorluklar ve dayanışmanın gücü üzerine bir filmografi sunan Kaurismaki”nin, kimi zaman kara filme öykünen bir Hamlet uyarlaması ya da sıradışı müzik …

DEVAMI →

Dead Ringers: Senkronize Hayatların Ardında Kalanlar

David Cronenberg”in uzun yıllara yayılmış sinemasına ufak bir bakış attığımız zaman, kimlik-kişilik-beden çatışması ekseninde bedenen ve ruhen değişime-dönüşüme uğrayan karakterlerin başı çektiği, bu değişimlerin yarattığı korku ve tedirginlik hissini etkileyici bir atmosfer içerisinde sunan, psikolojik gerilim türünde filmlerle karşılaşmaktayız. Yönetmenin sinemasını oluşturan bu temel olguların ışığında 1986 yapımı Dead Ringers …

DEVAMI →

Bize Hayat Gerekli: Truly Madly Deeply

Gece vakti metro istasyonunun karanlık merdivenlerinden ağır adımlarla, tek başına çıkan, gölgelerle dolu sokaklarda, korkak adımlarla yürüyen yalnız bir kadının üstümüzde yarattığı ürpertiyle başlıyor film. Sonra bir dış ses giriyor devreye. Anlıyoruz ki, izlemekte olduğumuz kadına, Nina’ya ait. Çoğunlukla gece saatlerinde ve yalnızken duyduğu bir sesten bahsediyor. Ona evinin arka …

DEVAMI →

Ana Torrent: Çocukluğum, Çocukluğun…

Hiç şüphesiz ki sinemada çocukluk temsili denilince akla ilk gelen isimlerden biri Ana Torrent. 1966 doğumlu İspanyol aktris, oyunculuk hayatını başarıyla devam ettirmekle birlikte, özellikle çocukluğunda oynadığı roller ile izleyen herkesi kendine hayran bırakmıştır. İspanya’nın Franco diktatörlüğündeki son yıllarında oyunculuğa başlayan Ana Torrent’in kariyerinin en önemli, aynı zamanda dünya sinemasında …

DEVAMI →

Lion King: Bir Çocukluk Aşkı

1994 yılında gösterime giren, Walt Disney yapımı klasik animasyon örneği olan The Lion King, benim izlerken ağladığım ilk film olmanın yanı sıra, yaşıtlarım arasında da hala “efsane” olarak hatırlanan güzel bir çocukluk anısıdır. Kalabalık bir yazar kadrosu tarafından kaleme alınan, yönetmenliğini Roger Allers ve Rob Minkoff’un üstlendiği, Hans Zimmer imzalı …

DEVAMI →

Happy Together: Yeniden Başlayalım Mı?

Yaşanan bazı tatsız olayların ardından gelen pişmanlığı yenmek, bazen gürültülü hesaplaşmalara ya da yoğun dramatik anlara gereksinim duymayabilir. Yaramazlık yapan bir çocuğun af dilemesi, kavga etmiş arkadaşların aniden hiçbir şey olmamış gibi davranmaları ya da sürekli ayrılıp barışan bir çiftin “yeniden başlayalım” demesi. Böylesi anlar, sorun ne denli büyük olursa …

DEVAMI →