Fil'm Hafızası
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Toy Story 5 (2026)
    Animasyon

    Toy Story 5 (2026)

    Selin Tanyeri
    4 hafta önce
    Pompei: Below the Clouds (2025)
    Film Önerileri

    Pompei: Below the Clouds (2025)

    Tuba Büdüş
    1 ay önce
    My Father’s Shadow (2025)
    Drama

    My Father’s Shadow (2025)

    Rabia Elif Özcan
    1 ay önce
    The Beauty Inside (2015)
    Film Önerileri

    The Beauty Inside (2015)

    Merve Çolak
    1 ay önce
    Wolfwalkers (2020)
    Animasyon

    Wolfwalkers (2020)

    Rabia Elif Özcan
    3 ay önce
    Firebrand (2023)
    Biyografi - Tarih

    Firebrand (2023)

    Yaşar Gülveren
    3 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Her Şeyi Yutan Koşulsuz Sevgi: Obsession (2025)
    Eleştiri - İzlenim

    Her Şeyi Yutan Koşulsuz Sevgi: Obsession (2025)

    Serkan Kalender
    2 dakika önce
    Ömür Dediğin: Livaneli- Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi (2026)
    Eleştiri - İzlenim

    Ömür Dediğin: Livaneli- Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi (2026)

    Rabia Elif Özcan
    3 gün önce
    Sophy Romvari ile Blue Heron (2025) Üzerine Söyleşi
    Röportajlar

    Sophy Romvari ile Blue Heron (2025) Üzerine Söyleşi

    İpek Ömercikli
    4 gün önce
  • HABERLER
    Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nden İlk Sürpriz: Kısalar Bölümü Akbank Sanat İşbirliğiyle Ayvalık’ta!
    Haberler

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nden İlk Sürpriz: Kısalar Bölümü Akbank Sanat İşbirliğiyle Ayvalık’ta!

    Can Turbay
    5 saat önce
    Johnny Depp ve Penelope Cruz Yeniden Aynı Filmde: “Day Drinker” İçin Geri Sayım Başladı
    Haberler

    Johnny Depp ve Penelope Cruz Yeniden Aynı Filmde: “Day Drinker” İçin Geri Sayım Başladı

    Tuğba Toksöz
    3 gün önce
    37. Ankara Film Festivali’nin Tarihleri Açıklandı
    Haberler

    37. Ankara Film Festivali’nin Tarihleri Açıklandı

    İrem Naz Güvel
    4 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    2 ay önce
    Etherna (2025)
    Kısa Filmler

    Etherna (2025)

    Yiğit Aksan
    3 ay önce
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    7 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • BİZ KİMİZ?
    • EKİBİMİZ
    • İLANLAR
  • FİLM ÖNERİLERİ
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
    Toy Story 5 (2026)
    Animasyon

    Toy Story 5 (2026)

    Selin Tanyeri
    4 hafta önce
    Pompei: Below the Clouds (2025)
    Film Önerileri

    Pompei: Below the Clouds (2025)

    Tuba Büdüş
    1 ay önce
    My Father’s Shadow (2025)
    Drama

    My Father’s Shadow (2025)

    Rabia Elif Özcan
    1 ay önce
    The Beauty Inside (2015)
    Film Önerileri

    The Beauty Inside (2015)

    Merve Çolak
    1 ay önce
    Wolfwalkers (2020)
    Animasyon

    Wolfwalkers (2020)

    Rabia Elif Özcan
    3 ay önce
    Firebrand (2023)
    Biyografi - Tarih

    Firebrand (2023)

    Yaşar Gülveren
    3 ay önce
  • SİNEMA YAZILARI
    • 45. İstanbul Film Festivali
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
    Her Şeyi Yutan Koşulsuz Sevgi: Obsession (2025)
    Eleştiri - İzlenim

    Her Şeyi Yutan Koşulsuz Sevgi: Obsession (2025)

    Serkan Kalender
    2 dakika önce
    Ömür Dediğin: Livaneli- Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi (2026)
    Eleştiri - İzlenim

    Ömür Dediğin: Livaneli- Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi (2026)

    Rabia Elif Özcan
    3 gün önce
    Sophy Romvari ile Blue Heron (2025) Üzerine Söyleşi
    Röportajlar

    Sophy Romvari ile Blue Heron (2025) Üzerine Söyleşi

    İpek Ömercikli
    4 gün önce
  • HABERLER
    Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nden İlk Sürpriz: Kısalar Bölümü Akbank Sanat İşbirliğiyle Ayvalık’ta!
    Haberler

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nden İlk Sürpriz: Kısalar Bölümü Akbank Sanat İşbirliğiyle Ayvalık’ta!

    Can Turbay
    5 saat önce
    Johnny Depp ve Penelope Cruz Yeniden Aynı Filmde: “Day Drinker” İçin Geri Sayım Başladı
    Haberler

    Johnny Depp ve Penelope Cruz Yeniden Aynı Filmde: “Day Drinker” İçin Geri Sayım Başladı

    Tuğba Toksöz
    3 gün önce
    37. Ankara Film Festivali’nin Tarihleri Açıklandı
    Haberler

    37. Ankara Film Festivali’nin Tarihleri Açıklandı

    İrem Naz Güvel
    4 gün önce
  • KISA FİLMLER
    Yalnızlık (2025)
    Kısa Filmler

    Yalnızlık (2025)

    Pelin Çılgın
    2 ay önce
    Etherna (2025)
    Kısa Filmler

    Etherna (2025)

    Yiğit Aksan
    3 ay önce
    A Kind of Testament (2023)
    Kısa Filmler

    A Kind of Testament (2023)

    Büşra Yayla
    7 ay önce
  • SPOTIFY
    • Playlists
    • Podcasts
  • ETKİNLİKLER
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • GALERİLER
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
Fil'm Hafızası
No Result
View All Result
Home Sinema Yazıları Eleştiri - İzlenim

Her Şeyi Yutan Koşulsuz Sevgi: Obsession (2025)

Serkan Kalender Serkan Kalender
2 dakika önce
Eleştiri - İzlenim
Okuma Süresi: 6 min
0
0
Her Şeyi Yutan Koşulsuz Sevgi: Obsession (2025)
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

*Filmi izledikten sonra okumanız tavsiye edilir. Spoiler içerir.

“Beni dünyadaki herkesten çok sevsin.”

İnsan bunu içinden geçirdiğinde kendini kötü hissetmez. Hatta bu fazlasıyla tanıdık, masum gelen bir düşünce. Ama bu dileği gerçekten tutup da hayatınızın ortasına koyduğunuzu hayal edin. Karşınızdaki insan sizi sadece sevmesin, size bağımlı hale gelsin. Peki o noktada bu hâlâ sevgi midir, yoksa başka, daha karanlık bir şeye mi dönüşür? Curry Barker’ın yönettiği Obsession (2025), tam olarak bu sorunun peşine düşen, uzun süre akıldan çıkmayacak bir psikolojik gerilim. Klasik “ne dilediğine dikkat et” (monkey’s paw) anlatısını alıp bunu modern bir saplantı deliliği üzerinden yeniden inşa ediyor.

Filmin merkezinde, bir müzik dükkânında çalışan, içine kapanık, asosyal ve uzun süredir iş arkadaşı Nikki’ye (Inde Navarrette) sırılsıklam âşık olan Bear (Michael Johnston) yer alıyor. Bear’ın bu hissi o kadar büyük, o kadar yıpratıcı ki onunla konuşurken dili tutuluyor, en basit duygularını bile ifade edemiyor. İşte tam bu acınası anlardan birinin devamında Bear mistik bir dükkândan “One Wish Willow” (Tek Dilek Söğüdü) adlı ucuz bir oyuncak satın alıyor. Nikki’ye tam açılabileceği bir anı kaçırdığında yaşadığı hüsranla bu nesneyi kırarak dileğini diliyor: “Nikki’nin beni dünyadaki herkesten daha çok sevmesini istiyorum.”

Film, bu dileği uzatmadan, sorgulatmadan, neredeyse anında gerçekleştiriyor. Seyirciyi “Acaba olacak mı?” geriliminde tutmak yerine, direkt sonuca atlıyor. Nikki kısa süre içinde Bear’ın hayatına giriyor ve o noktadan sonra geri dönüş olmuyor. Ama bu aşk, pembe dizilerdeki gibi tatlı bir kavuşma değil, kelimenin tam anlamıyla doğaüstü, hastalıklı, yıkıcı bir saplantı şeklinde seyircinin karşına çıkıyor.

Hikâyenin ilerleyişi, masum bir aşk beklentisinin nasıl bir hayatta kalma mücadelesine evrildiğini adım adım gösteriyor. Nikki’nin yalanları, tuhaf ritüelleri, ölen kediyle kurduğu tiksinç bağ ve giderek artan şiddet eğilimi, olay örgüsünü bir dramadan saf bir kâbusa taşıyor. Bear’ın en yakın arkadaşları Ian ve Sarah’nın bu ani ve açıklanamaz ilişkiyi sorgulamaya başlaması da gerilimi artıyor. Film, Bear’ın yaşadığı o muazzam içsel ikilemi de başarıyla işliyor: Bir yanda yıllardır hayalini kurduğu kadının ona tapıyor olması, diğer yanda ise bu kadının artık “Nikki” olmaması. Bear, Nikki’nin aslında sadece kendi bencil arzusunun ete kemiğe bürünmüş korkunç bir yansıması olduğunu fark ettiğinde ise büyük bir suçluluk duygusu yaşıyor.

Filmin bence en iyi tarafı, temelde her insanın hayatında en az bir kez içinden geçirdiği “Keşke o da beni sevseydi” gibi son derece sıradan, insani ve naif bir arzudan yola çıkması. Hikâye, aslında sadece bu basit dileğin harfi harfine gerçekleşmesi durumunda başımıza gelebilecekleri ve bu dileğin bencil bir sahiplenme arzusundan başka bir şey olmadığını anlatıyor. Gündelik hayatın tam ortasında, o bildiğimiz evlerde ve sokaklarında geçen bu durum, doğaüstü bir element içermesine rağmen dehşet verici bir gerçekçilik hissi sunuyor. Seyirci olarak “Bu benim de başıma gelebilirdi,” dediğiniz an, film sizi kendi sıradanlığınızla avcunun içine alıyor.

Obsession, ucuz jump-scare (ani korkutma) ögelerine sırtını dayayan sıradan bir korku filmi değil. Birine sahip olma arzusunun, o kişiyi yok etme noktasına nasıl varabileceğini gösteren Faustvari bir anlatı. Belki burada Goethe’nin o ünlü Faust’unu hatırlamakta fayda var. Dr. Faust adında çok bilgili ama hayatından, edinemediği başarılardan ve yalnızlığından sıkılmış bir adam, dünyevi arzularına ulaşmak karşılığında ruhunu şeytani bir varlığa (Mephistopheles) satar. Anlaşmanın başında her şey harikadır. Faust istediği her şeye kavuşur, sınırları aşar. Ancak zaman geçtikçe, bu bencil arzularının bedeliyle yüzleşmek zorunda kalır. Aldığı haz, yerini yavaş yavaş ruhsal bir çöküşe, suçluluk duygusuna ve kaçınılmaz bir lanete bırakır.

Bear, tıpkı Faust gibi kendi yetersizliği ve yalnızlığı içinde sıkışmış bir karakter portresi çiziyor. Nikki’nin özgür iradesini hiçe sayarak mistik bir nesne aracılığıyla adeta “şeytanla bir anlaşma” imzalıyor. Faust’un gençleşip aşkı bulması gibi, dileği ilk gerçekleştiğinde Bear için bir rüya gibi görünüyor. Ama çok geçmeden, bu doğaüstü müdahalenin bedeli ortaya çıkıyor. Bear, Nikki’nin sevgisini kazanmıyor; aslında onun insanlığını yok edip yerine yaşayan bir kâbus getiriyor. Tıpkı Faust hikâyelerindeki gibi, Bear de sistemin açığını bulamıyor, anlaşmayı iptal edemiyor. Bencil arzusunun kölesi oluyor ve finalde kaçınılmaz bir yıkıma sürükleniyor.

Film de tam bu nedenlerden ötürü günümüz ilişkilerinde sürekli karşımıza çıkan “sevdiğin kişiyi kendi kalıplarına göre şekillendirme” arzusunu ekstrem ve fantastik bir boyuta taşıyarak seyirciyi rahatsız edici o gerçekle yüzleştiriyor: Tamamen kontrolünüz altında olan, kendi iradesinden arındırılmış bir varlığın sevgisi aslında sadece kendinize tuttuğunuz narsistik bir aynadan ibarettir.

Ancak bu sıradan durumun yaratabileceği potansiyel gerilimi alıp arşa çıkaran, onu sadece kağıt üstünde iyi bir fikir olmaktan kurtarıp sağlam bir kâbusa dönüştüren asıl unsur, şüphesiz karakterlere hayat veren o muazzam oyunculuk performansları oluyor. Michael Johnston, Bear rolünde harika bir iş çıkarıyor. Karakterin o ezik, ne yapacağını bilemeyen, sevgiye aç ama korkak halini o kadar iyi yansıtıyor ki ilk başta ona acırken, sonraları bencilliğinin yarattığı bu canavarlık karşısında sinirlenmemek mümkün değil. Nikki’nin çok kısa bir süreliğine bilincine kavuşup Bear’a kendisini öldürmesi için yalvardığı anlarda, aslında Bear’ın da masumiyetini sorguluyorsunuz. Nikki’ye üzülmek yerine, onunla olmanın neden bu kadar kötü olduğunu sorması, bencilliğinin boyutunu gözler önüne seriyor. Johnston, tüm bunları, son derece iyi bir oyunculukla ortaya koyuyor.

Obsession’ı kelimenin tam anlamıyla unutulmaz kılan Nikki’ye hayat veren Inde Navarrette. Navarrette, dileğin gerçekleşmesinden önceki sahnelerinde ne kadar hayat dolu ve sevecen bir kadınsa dilekten sonra o kadar ürkütücü ve öngörülemez bir varlığa dönüşüyor. Navarette’in sergilediği performans, böylesi bir oyunculukla tam anlamıyla bir gövde gösterisine dönüşüyor. O meşhur “1000 yardalık bakışı” (boşluğa kilitlenen donuk gözleri), restorandaki ani histeri krizleri ve Bear’ı evde tutmak için kapıyı bantlayıp salonun ortasında durduğu sahnelerdeki performans, sinema tarihine geçmeyi hak ediyor. Navarrette, karakterinin içinde bulunduğu durumun onun iradesi dışında gerçekleştiğini, doğaüstü bir gücün esiri olduğunu seyirciye geçirmeyi başarıyor. Bu delilik karikatürize edilmiyor, aksine, son derece soğuk, hesaplı ve bu yüzden daha da korkutucu bir şekilde yansıtılıyor.

Curry Barker, bütçenin sınırlarını (filmin yaklaşık 750 bin dolara çekildiğini düşünürsek) bir dezavantaj değil, atmosfere hizmet eden bir avantaja dönüştürmeyi başarıyor. Genellikle dar mekânlarda, loş ışıklar altında geçen sahneler, seyircide bir klostrofobi hissi yaratıyor. Bear’ın yaşadığı yer, ilk başta ufak, şirin bir ev gibi görünürken, Nikki’nin varlığıyla birlikte bir hapishaneye, hatta bir kurban kesim alanına dönüşüyor.

Kameranın kullanımı, Nikki’nin zihinsel erozyonunu ve Bear’ın çaresizliğini ölçülü bir şekilde yansıtıyor. Işık tasarımlarında tercih edilen soluk tonlar, karakterlerin ruhsal çöküşüyle paralel ilerliyor. Şiddet sahnelerinin çiğliği ve aniden patlayışı, özellikle bir karakterin kafasının direksiyona defalarca vurulduğu o şoke edici an, görsel olarak midenize bir yumruk gibi oturuyor. Barker, dehşeti karikatürize etmek yerine tüm çirkinliğiyle gözler önüne sermeyi tercih etmiş ki bu da filmin psikolojik ağırlığını katlıyor.

Son olarak, Obsession’ın türün diğer örneklerinden ayrıldığı o cesur ve ödün vermeyen final sekansına değinmek gerekiyor. Hollywood’da birçok film, bu tarz bir hikâyeyi sahte bir kurtuluş, bir arınma veya “büyünün bozulması” ile nihayete erdirip seyirciyi rahatlatmayı seçerdi. Barker tam tersi bir yolu izliyor. Seyirciyi son saniyeye kadar adaletin ya da mantığın tecelli edeceğine dair umutlandırıp, ardından o umudu soğukkanlılıkla paramparça ediyor. Film, insanın kendi bencil arzularının kölesi olduğunda nasıl geri dönüşü olmayan bir yıkıma sürüklenebileceğinin yarattığı o çaresizlik hissi ile de bitiyor. En nihayetinde Bear’ın bencil dileği çevresindeki herkesi felakete sürüklüyor.

Serkan Kalender

İstanbul’da dünyaya geldi. Psikoloji eğitimi aldı, örgütsel psikoloji üzerine organizasyonlara danışmanlık veriyor. Sadece iyi anılarını hatırlıyor. Yaşamdan keyif almanın detaylara önem vermekten geçtiğini biliyor. Merakı olan insanları ve anlamı olan işleri seviyor. Doğru bildiğini savunuyor, eleştirmekten geri durmuyor.

Etiketler: curry barkerInde NavarretteMichael JohnstonOBSESSİON
Serkan Kalender

Serkan Kalender

İstanbul’da dünyaya geldi. Psikoloji eğitimi aldı, örgütsel psikoloji üzerine organizasyonlara danışmanlık veriyor. Sadece iyi anılarını hatırlıyor. Yaşamdan keyif almanın detaylara önem vermekten geçtiğini biliyor. Merakı olan insanları ve anlamı olan işleri seviyor. Doğru bildiğini savunuyor, eleştirmekten geri durmuyor.

İlgiliYazılar

Ömür Dediğin: Livaneli- Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi (2026)
Eleştiri - İzlenim

Ömür Dediğin: Livaneli- Bir İnsanın ve Bir Ülkenin Hikâyesi (2026)

3 gün önce
36.Ankara Film Festivali Ulusal Kısa Film Yarışması Filmleri Günlükleri-2
Eleştiri - İzlenim

Kaş Film Festivali Günlükleri -2: Ulusal Kısa Film Yarışması

1 hafta önce
Kaş Film Festivali Günlükleri – 1: Ulusal Kısa Film Yarışması
Eleştiri - İzlenim

Kaş Film Festivali Günlükleri – 1: Ulusal Kısa Film Yarışması

1 hafta önce

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçtikleri

29. Uçan Süpürge’de Kaçırılmaması Gereken Filmler

29. Uçan Süpürge’de Kaçırılmaması Gereken Filmler

Fil'm Hafızası
2 Haziran 2026

Toy Story 5 (2026)

Toy Story 5 (2026)

Selin Tanyeri
29 Mayıs 2026

Kadın Bedeninin Dolaşımı: The Testaments (2026)

Kadın Bedeninin Dolaşımı: The Testaments (2026)

Tuba Büdüş
23 Mayıs 2026

Yokluğun Gölgesi: My Father’s Shadow (2025)

Yokluğun Gölgesi: My Father’s Shadow (2025)

Rabia Elif Özcan
18 Mayıs 2026

Sanat Olarak Filme Bakan Belgeseller

Sanat Olarak Filme Bakan Belgeseller

İpek Ömercikli
4 Ocak 2026

  • Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

No Result
View All Result
  • Fil’m Hafızası – Keşfetmenin Keyfi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
    • İlanlar
  • Film Önerileri
    • Aksiyon – Macera
    • Animasyon
    • Belgesel
    • Bilim Kurgu – Fantastik
    • Biyografi – Tarih
    • Drama
    • Erotik
    • Komedi
    • Korku – Gerilim
    • LGBTİ
    • Müzik – Müzikal
    • Romantik
    • Savaş
    • Suç – Gizem
    • Western
  • Sinema Yazıları
    • Ayvalık Film Festivali 2025
    • 32. Altın Koza
    • 44. İstanbul Film Festivali
    • 25. İzmir Kısa
    • Film Analizleri
    • Eleştiri – İzlenim
    • Liste
    • Özel Dosyalar
    • Röportajlar
  • Haberler
  • Kısa Filmler
  • Spotify
    • Podcasts
    • Playlists
  • Etkinlikler
    • Dinner Talks
    • Film Hafızası Akademi
    • Keşfetmenin Keyfi
  • Galeri
    • BiReplik
    • Bunları Biliyor Muydunuz?
    • Etkinlikler
    • Hafızadan Çıkmayanlar
  • İletişim

Fil'm Hafızası © 2023

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In