14. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali, 19-25 Ekim tarihlerinde “Daha Neler!” temasıyla dünyanın farklı ülkelerinden animasyon filmlerini, ödüllü yönetmenleri ve özel etkinlikleri İstanbul’da buluşturacak.

Canlandıranlar Derneği tarafından düzenlenen Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali, 14. yılında da animasyonun yalnızca çocuklara yönelik bir anlatım biçimi olmadığını ortaya koyan zengin bir program sunuyor. 19-25 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, farklı kültürlerden sanatçıları ve izleyicileri İstanbul’da bir araya getirecek.
Institut français İstanbul, İBB Beyoğlu Sineması, İBB İstanbul Sinema Ofisi ve İ.M.Ç.’de düzenlenecek etkinliklerde animasyonun farklı teknikleri ve anlatım olanakları keşfedilecek. Festival boyunca film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler, ustalık sınıfları, atölyeler ve sektör buluşmaları gerçekleştirilecek.
Bu yılın programında 90’dan fazla kısa film, beş uzun metrajlı yapım ve 14 özel seçki bulunuyor. Yarışma bölümünde ise 27 farklı ülkeden seçilen 66 uluslararası film ile Türkiye’den 10 yapım yer alıyor. Filmler; korku, özgürlük, toplumsal sorunlar, çevresel krizler, insan ilişkileri ve değişim gibi konuları farklı bakış açılarıyla ele alıyor.

Festivalin onur konuğu, deneysel animasyon sinemasının önemli temsilcilerinden Avusturyalı yönetmen, sanatçı ve küratör Thomas Renoldner olacak. Renoldner, 1990-2024 yılları arasındaki çalışmalarından oluşan retrospektif seçkisiyle izleyicilerin karşısına çıkacak. Sanatçının kendisine ilham veren filmleri bir araya getirdiği “İlham Kürü” programı da festivalin dikkat çeken bölümlerinden birini oluşturacak.
Renoldner ayrıca “Sanatçı Olarak Yaşamım” başlıklı ustalık sınıfında üretim yolculuğunu, deneysel sinemaya yaklaşımını ve kişisel deneyimlerinin sanatına etkisini anlatacak. Sanatçının Don’t Know What adlı kısa filmi, Ottawa Uluslararası Animasyon Festivali‘nde Büyük Ödül’e ve Annecy Uluslararası Animasyon Film Festivali‘nde Off-Limits Ödülü’ne değer görülmüştü.
Festivalin uluslararası konukları arasında Güney Koreli animasyon yönetmeni ve illüstratör Miyoung Baek ile Fransız senarist Clémence Lebatteux da bulunuyor. Baek, “Bir Animasyona Başlamak” başlıklı sunumunda bir fikrin animasyon filmine dönüşme sürecini paylaşırken Lebatteux, animasyon sinemasında senaryo yazımının inceliklerini anlatacak.

Ödüllü Filmler, Türkiye Prömiyerleri ve Animasyon Tarihine Yolculuk
Festivalin uzun metrajlı film programı, farklı dönemlerden ve ülkelerden beş önemli yapımı bir araya getiriyor. Bu bölümün en dikkat çekici filmlerinden biri, Cannes‘da prömiyerini gerçekleştiren ve Annecy Uluslararası Animasyon Film Festivali‘nde Contrechamps Büyük Ödülü’nü kazanan 2026 yapımı Blaise olacak.
Dimitri Planchon ve Jean-Paul Guigue‘nin yönettiği film, sevilmek isteyen ancak attıkları her adımda kendilerini daha karmaşık durumların içinde bulan Sauvage ailesinin hikâyesini anlatıyor. Toplumsal ilişkileri ve kabul görme arzusunu mizahi bir dille ele alan yapım, Türkiye prömiyerini Canlandıranlar‘da gerçekleştirecek.
Uzun metraj seçkisindeki bir diğer yapım, Louis Clichy‘nin yönettiği 2026 tarihli Demir Çocuk (Iron Boy). Ailesinin beklentileriyle kendi hayalleri arasında sıkışan Christophe’un hikâyesine odaklanan film, büyüme ve kendini keşfetme temalarını işliyor.
Momoko Seto‘nun 2025 yapımı Gezegenler (Dandelion’s Odyssey) filmi ise nükleer felaketin ardından hayatta kalan dört karahindiba tohumunun yeni bir yaşam alanı arayışını konu alıyor. Haruki Murakami‘nin öykülerinden uyarlanan Kör Söğüt, Uyuyan Kadın da gerçeklikle hayal arasındaki sınırları sorgulayan anlatımıyla programda yer alıyor.
Festivalin uzun metraj seçkisinde ayrıca animasyon sinemasının unutulmaz yapımlarından Persepolis gösterilecek. Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud‘nun yönettiği 2007 tarihli film, İran Devrimi’nin gölgesinde büyüyen bir kız çocuğunun hikâyesini kişisel özgürlük, aile bağları ve sürgün temaları üzerinden anlatıyor.
Canlandıranlar, güncel yapımlarla birlikte Türkiye’nin animasyon mirasını da gündeme taşıyacak. Festivalin geleneksel Saygı Kuşağı kapsamında, M. Kazım Sönmez‘in yönettiği ve senaryosunu Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen‘in kaleme aldığı 1988 yapımı Maarif gösterilecek. Türkiye’de animasyon eğitiminin tarihine ışık tutan film, eğitim sistemine yönelik eleştirel yaklaşımıyla da öne çıkıyor.
Restorasyon Kuşağı kapsamında ise 1969 yapımı Amentü Gemisi Nasıl Yürüdü? filminin restore edilmiş kopyası ilk kez festivalin ödül töreninde izleyiciyle buluşacak. Sinema tarihine ilgi duyanlar için 21 Ekim’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Merkezi’ndeki Türk Film Arşivi’ne özel bir ziyaret de düzenlenecek.
Festival yalnızca filmleri izleme değil, animasyon üretimini yakından tanıma fırsatı da sunacak. Karakter tasarımı, hareketli kitap hazırlama, illüstrasyon ve hikâye anlatımı gibi alanlarda gerçekleştirilecek atölyeler, farklı yaş gruplarından katılımcıları yaratıcı süreçlere dahil edecek.
Genç yeteneklerin desteklenmesi de festivalin önemli hedefleri arasında bulunuyor. Bu yıl 16’ncısı düzenlenen Canlandıranlar Yetenek Kampı kapsamında seçilen altı yönetmenin kısa animasyon projeleri, üretim süreçleri boyunca desteklenecek.

Festivalin yarışma bölümünde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo ve En İyi İlk Film gibi kategorilerde ödüller verilecek. Bu yıl ilk kez programa dahil edilen deneysel film kategorisi ise animasyonun yenilikçi anlatım biçimlerine daha fazla alan açacak. İzleyicilerin oylarıyla belirlenecek Seyirci Ödülü de festival sonunda sahiplerini bulacak.
14. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali’nin tüm gösterim ve etkinliklerine Festival Pass ile katılmak mümkün. Geçiş kartlarının tam fiyatı 600 TL, öğrenci ve işsizler için indirimli fiyatı ise 350 TL olarak belirlendi.
Animasyonu bir sanat, düşünce ve ifade alanı olarak ele alan festival, 19-25 Ekim tarihleri arasında İstanbul’u uluslararası animasyon sinemasının buluşma noktalarından birine dönüştürmeye hazırlanıyor.
Festivalin ayrıntılı programına www.canlandiranlar.com adresinden ulaşılabiliyor.























