Bitimsiz ve Kanlı Bir Balo: The Shining

Sinema eleştirmenlerinin hakkında kalem oynatmaktan en çok hoşlandıkları filmlerin başında Stanley Kubrick”in The Shining (1980) adlı filmi gelir. Stephen King”in romanından uyarlanan film, Torrance ailesinin Rocky Dağları”nın karlı eteğindeki ıssız Overlook Hotel”ine bekçilik yapmak üzere gitmelerini ve baba Jack Torrance”in ”cabin fever / kulübe çılgınlığı” adı verilen bir bunalıma girerek …

DEVAMI →

Ölüm Geçirmez Bir Tutku

Bir bilete iki film 2006 senesinde Quentin Tarantino ve Robert Rodriguez, geçmişin tozlarına gömülmüş Grindhouse filmlerini yeniden gündeme getirmek üzere kolları sıvar. Grindhouse adını taşıyan proje, tıpkı gerçekleri gibi bir bilet fiyatına iki film sunmasının yanı sıra sahte fragmanlarla da Grindhouse ruhunu yansıtmayı hedefler. Rodriguez’in Planet Terror (2007) adlı filmi …

DEVAMI →

Tecrit, Reddediş ve Saklama Üzerine: Caché

Michael Haneke, gerçekçi, rahatsız edici ve sarsıcı olarak nitelenen filmleriyle günümüz Avrupa sinemasının en dikkat çeken ve özgün yönetmenlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Filmlerinde genel anlamda Avrupalı modern toplum hayatının buhranlarına, tüketim toplumu insanlarının kaçınılmaz iletişimsizliğine ve yabancılaşmasına, yozlaşan değerler eşliğinde çökmekte olan burjuva ideolojisinin eleştirisine, medyanın toplumsal hayat üzerindeki …

DEVAMI →

A Ay: Sıkışmışlığın Tezahürleri

Reha Erdem‘in ilk uzun metrajlı filmi olan A Ay, üzerinden geçen 23 yıla rağmen sahip olduğu tazeliği korumayı başarabilmiş, kolay kolay rastlanılamayacak filmlerden. Kişisel olarak en çok sevdiğim ve defalarca izlediğim film olan A Ay, beş yıl önceki ilk izleyişimdendir çokça kez yüreğimi yoklayıp durur. Sözcükleri ve sahneleriyle ferahlatan ve …

DEVAMI →

Şeytanın Maskesi: Onibaba

Korku sinemasının diğer türlere göre hayli geç saygınlık kazanmasının baş sebebi, sinemacılar ve eleştirmenler tarafından bu türün salt bir gişe malzemesi olarak algılanmasıydı. üstelik, eğlence sinemasının omurgasını oluşturan ve fazla ciddiye alınmayan bu tür aracılığıyla yeni bir söz söylemenin pek de mümkün olmadığına inanılıyordu. 1950”ler ve 60”lardaki bilim kurgu ve …

DEVAMI →

Ben Bir Zamanlar Anadolu’da iken…

Gece bitmek bilmez. Anadolu’nun bozkırında saatlerdir süren bir cinayet soruşturması herkesi yormuştur. Savcı, komiser, jandarma ve doktordan müteşekkil bir ekip, Kenan’la Ramazan’ın gömdüğü cesedi aramaktadır. Kenan, Yaşar’ı gömerken sarhoş olduğunu, yalnızca top gibi bir ağacı ve bir çeşmeyi hatırladığını söylemiştir. Ceset ya o tepenin ardındadır, ya bu tepenin… Engebeli, yılankavi …

DEVAMI →

Salaam Sana Cinema!

Bu yıl sinemanın yüzüncü yıldönümü. İran sinemasının 1980”li yıllardan bu yana en üretken sanatçılarından olup, ülke sinemasının bu denli yüksek bir saygınlığa kavuşmasında başı çeken isimlerden biri hiç kuşkusuz Mohsen Makhmalbaf. Yönettiği kısalı uzunlu birçok filmin yanı sıra, kurucusu olduğu Makhmalbaf Film Evi ile birlikte sinema eğitimi üzerine ilginç bir …

DEVAMI →

Sinemada Dışavurumculuk ve Dr. Caligari

Neden Dışavurumculuk? Dışavurumculuğun ne olduğunu anlamak için ”dışa vurmak” öbeğinden başlamak gerekir. Dışavurmak üzerine düşünürken akla gelen ilk şey içerideki bir şeyi dışa vurmaktır. İnsan üzerinden düşündüğümüzde tabii ki durum hislerin ve düşüncelerin dışa vurulması haline dönüşür. Bu da aslında bir akım olarak dışavurumculuğun temelini oluşturur. Görünmeyeni görünür kılmak bu …

DEVAMI →

Rus Hazine Sandığı’ndaki Hayaletler

Sandığın tozları Son dönem Rus sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Aleksandr Sokurov”un 2002 yılında çektiği Russky Kovcheg/Rus Hazine Sandığı, içeriğinden ziyade teknik yönüyle dikkat çekmiş ve yılın kayda değer sinema olaylarından birisi olarak değerlendirilmişti. Rus Hazine Sandığı, görünmeyen bir karakterin, St. Petersburg”taki Hermitaj Müzesi”nde yaptığı gezintiyi ”tek çekim” tekniğiyle anlatan bir …

DEVAMI →

Happy Together: Yeniden Başlayalım Mı?

Yaşanan bazı tatsız olayların ardından gelen pişmanlığı yenmek, bazen gürültülü hesaplaşmalara ya da yoğun dramatik anlara gereksinim duymayabilir. Yaramazlık yapan bir çocuğun af dilemesi, kavga etmiş arkadaşların aniden hiçbir şey olmamış gibi davranmaları ya da sürekli ayrılıp barışan bir çiftin “yeniden başlayalım” demesi. Böylesi anlar, sorun ne denli büyük olursa …

DEVAMI →