Çinli yönetmen Vivian Qu, filminde erk sahibi insanların işledikleri suçların dünyanın neresinde olursa olsun nasıl da ört bas edildiğini gözler önüne seriyor. Para söz konusu olduğunda ettiği Hipokrat yeminini unutan doktorları, küçük kızınıza tecavüz eden adamı bir Iphone için şikayet etmekten vazgeçen anne babaları ve olayın seyrini değiştiren polisleri görmek kanınızı donduruyor ve bunların hepsinin dünyanın bir yerlerinde her gün yaşandığını bilmek öfkenizi sonsuzlukla çarpıyor.

Hikaye küçük bir sahil kasabasında geçiyor. Henüz on iki yaşında olan iki çocuk, kasaba yönetiminde yer alan nüfuzlu birinin tecavüzüne uğrar. Olayın tek görgü tanığı ise o sırada resepsiyonda görevli olan Mia’dır. Mia, otelin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüleri kendi telefonuna kaydeder ancak, olayın yaşanmasına engel olmaya çalışmaz. Zira Mia’nın kendine dair planları vardır. Olayın yaşandığının ertesi günü iki küçük çocuk okula gittiklerinde, Wen bir kavgaya karışır ve vücudundaki morluklar fark edilerek hastaneye kaldırılır. Diğer çocuk ise gece başlarına gelen felaketi ailesine söylemiştir bile. Böylece olay, adli vakaya dönüşür. Soruşturma sırasında -tabii ki- otelin güvenlik kayıtlarının silindiği anlaşılacaktır. Nüfuzlu kişi ise şikayetçi olmamaları için ailelere teklifte bulunmaya başlamıştır bile. Çocuklarını özel okulda okutma vaadi ve bir Iphone karşılığında diğer çocuğun ailesi şikayetinden vazgeçmeye hazırdır ancak, Wen’in babası bu adi planın parçası olmaya niyetli değildir. Soruşturma bir arpa boyu yol ilerleyemezken düğümü çözmek Wen’in avukatına düşer. Avukat olayın tek görgü tanığının Mia olduğunun farkındadır, ama ne var ki Mia elindeki bilgileri paylaşmaya hiç de gönüllü değildir. Çünkü Mia da henüz bir çocuktur ve bir kimliği bile yoktur. Hayattaki tek isteği bir kimliğe sahip olmaktır. Elindeki kayıtla tecavüzcüye şantaj yapıp kimlik çıkarmak için gerekli olan parayı ondan temin etmek istemektedir. Mia, bu kötü adamlardan bir çıkar beklemesinin beyhude olduğunu geç olmadan anlayacak ve kayıtları avukata ulaştıracaktır. “Artık tecavüzcünün işlediği suçun cezasını çekmesine hiçbir şey mani olamayacaktır” diyebilseydik adaletin olduğu bir dünyada yaşıyor olurduk. Ne yazık ki böyle bir cümle kurmaya henüz çok uzağız. Wen ve Mia onlar için tekinsiz olan bu dünyada artık kendi yollarını arayacaklardır. Biz ise başka bir dünyanın hayali ile yaşamaya devam edeceğiz.

Yönetmenin beğeni toplayan Trap Street (2013) filminden sonraki ikinci filmi olan Melekler Beyaz Giyer güçlü ve son derece hareketli bir kadın portresi çiziyor. Filmi oyuncu kadrosunda ise Wen Qi, Zhou Meijun, Shi Ke, Geng Le, Liu Weiwei, Peng Jin, Wang Yuexin ve Li Mengnan bulunuyor.

Ezgi Ulukoca

Ezgi Ulukoca

15 Şubat 1984’te Eskişehir’de doğdu. Ertesi gün hava çok soğuktu, evden çıkmadı. Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu, avukattır. Sinema ve edebiyat ile ilgilenir. Seyahat etmeyi, bir de çillerini çok sever. Ayaklarının altından gıdıklanır, viskiyle arası yoktur. Kerevize bayılır.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Önceki yazı

Gênco ve Körfez 54. Ulusal Yarışma'da Seyirciyle Buluştu

Sonraki yazı

Bir Gerilim Koleksiyonu: Beyazperdede Stephen King (Özel Dosya)