Uluslararası Antalya Film Festivali: Misafir

Yönetmen Andaç Haznedaroğlu’nun ikinci sinema filmi olan Misafir, Suriye’deki savaştan kaçan sekiz yaşındaki Lena ile komşusu Meryem’in hikayesini anlatıyor. Lena, ailesi ile birlikte Halep’te yaşamaktadır. Bir akşam evlerini boşaltmaya dahi fırsat bulamadan başlarına bomba yağar; bombalardan yalnızca Lena ve henüz bebek olan kardeşi kurtulur. Komşuları Meryem ise ailesindeki herkesi kaybetmiştir. …

DEVAMI →

Uluslararası Antalya Film Festivali: Scary Mother

 Gürcü yönetmen Ana Urushadze’nin ilk filmi olan Scary Mother, yönetmenin çok genç yaşına (27) ve ilk filmi olmasına rağmen Festival’in en dikkat çeken filmlerinden biri olmayı başardı. Film gösteriminin ardından gerçekleştirilen ve yönetmen ile başrol oyuncusu olan Nato Murvanidze’nin katıldığı söyleşide, seyirciler özellikle çizilen kadın karakterden çok etkilendiklerini belirttiler. Ben …

DEVAMI →

Uluslararası Antalya Film Festivali: Angels Wear White

Çinli yönetmen Vivian Qu, filminde erk sahibi insanların işledikleri suçların dünyanın neresinde olursa olsun nasıl da ört bas edildiğini gözler önüne seriyor. Para söz konusu olduğunda ettiği Hipokrat yeminini unutan doktorları, küçük kızınıza tecavüz eden adamı bir Iphone için şikayet etmekten vazgeçen anne babaları ve olayın seyrini değiştiren polisleri görmek …

DEVAMI →

Uluslararası Antalya Film Festivali: Aşkın Gözü

Naomi Kawase’nin yönetmeni olduğu film Hikari (Aşkın Gözü-2017), Japonya – Fransa ortak yapımı. Misako, görme engelliler için filmleri tasvir eden bir yazardır. Misako filmlerin sessiz olan bölümlerini görme engelliler için önce betimlemekte daha sonra ise bir grup görme engelli ile birlikte bu betimlemelerin üstünden geçerek onların sağlamasını yapmaktadır. Misako, yapılan …

DEVAMI →

Raw (2016): Yemek ahlaktan önce gelir, değil mi?

Raw, bütün aile üyeleri gibi veteriner olma yolunda olan Justine’in, annesi ve babasının mezun olduğu, ablasının ise okumakta olduğu ülkenin en iyi okullarından birine gitmesiyle başlıyor. Okulun gelenekselleşmiş, yeni öğrencileri ezme haftasında Justine, vejetaryen olduğu halde çiğ tavşan böbreği yemek zorunda kalıyor ve bu andan itibaren vahşi bir yamyama dönüşmeye …

DEVAMI →

2017 Filmekimi İzlenimleri: Call Me by Your Name

Andre Aciman’in aynı isimli romanından beyazperdeye uyarlanan Call Me By Your Name; oyunculuklarıyla, kadrosuyla, senaryosuyla, kurgusuyla seyirciyi kazanan bir film. Filmin, romana oldukça sadık kalmasının yanı sıra Elio ve Oliver karakterlerini canlandıran Timothee Chalamet ve Armie Hammer da oldukça yerinde tercihler olarak karşımıza çıkıyor. Timothee Chalamet ciddi anlamda çok başarılı …

DEVAMI →

L’avenir: İnsanın Kendini Bir Başkasının Yerine Koyması Mümkün müdür?

Yazımın başlığı aslında filmin açılış sahnesinden. Isabelle Huppert’in, filmdeki adıyla Nathalie’nin elindeki defterde yazıyor bu cümle ve dakikalar ilerledikçe hep birlikte bu meseleyi sorguluyoruz. Nathalie, 50’li yaşlarında bir felsefe öğretmenidir. Evli ve iki çocuk sahibi olup bir de eskiden bir model olan fakat şimdilerde depresyonla mücadele eden bir anneye sahiptir. …

DEVAMI →

2017 Filmekimi İzlenimleri: England is Mine

Öncelikle, “Morrissey’in The Smiths’i kurduğu günlere değiniliyor” bilgisine pek itibar etmemek gerekiyor. Zira 94 dakika boyunca The Smiths’in kuruluşuna dair pek bir şey göremiyoruz. 1970’lerin ortalarında Manchester’da geçen film, 1959 doğumlu Steven Patrick Morrissey’in “ergenliği” diye tabir edebileceğimiz dönemde başlıyor. Kitaplara, şiirlere, müziğe tutkuyla bağlı olan genç Morrissey bunlar dışında …

DEVAMI →

2017 Filmekimi İzlenimleri: Nelyubov

Leviathan (2014) ile Cannes Film Festivalinde en iyi senaryo ödülünü alan Rus yönetmen Andrey Zvyagintsev’in son filmi olan ve yönetmenin bir önceki filmi gibi Cannes Film Festivali’nden eli boş dönmeyen ve Jüri Özel Ödülü’nü alan Nelyubov, izleyenleri birçok açıdan tatmin ediyor. Film, hikâyesi itibariyle duygu sömürüsüne oldukça açık olduğu hâlde …

DEVAMI →

In The Fade: Bir İdeoloji ve İnsanlık Çatışması

Almanya’nın Oscar adayı olarak gündemimize düşüp hemen ardından Uluslararası Adana Film Festivali ve Filmekimi‘nde gösterilen In The Fade, Fatih Akın filmografisinden biraz daha farklı olduğunu sezdirse de farklı olduğu için korkutacağı yerde izleyenleri mutlu ediyor. Diane Kruger ise Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü sonuna kadar hak ediyor. Alman hükümetinin …

DEVAMI →