Manchester by the Sea: Bildik bir trajedi!

Manchester by the Sea, bugüne kadar defalarca kez izlediğimiz, bildik bir trajediyi konu edinmiş kendine. Üstelik bu bildik konuyu anlatırken diğerlerinden farklı hiçbir şey de söylememiş. Yalnız takdir edilesi öyle bir şey yapmış ki, baş karakterin yaşadığı dramı anlatırken izleyicinin duygularını sömürmemiş. Bu filmi Çağan Irmak çekseydi, muhtemelen filmin sonunda …

DEVAMI →

16. !F İstanbul Bağımsız Filmler Festivali İzlenimleri – People That Are Not Me: Yalnız Olmak ya da Olamamak…

Türkçeye “Kimse Benzemez Bana” şeklinde çevrilen People That Are Not Me, ilk bakışta tek bir jenerasyonun tek bir problemine eğiliyormuş gibi görünse de üzerine sayısız film yapılmış, kitap yazılmış, o “yalnızlık” duygusuna ses olmayı daha spesifik bir açıdan deneyen bir film aslında. Filmi yazıp yöneten Hadas Ben Aroya, aynı zamanda …

DEVAMI →

Bir Sahne: Ya Dışındasındır Çemberin, Ya da İçinde Yer Alacaksın

“Ya dışındasındır çemberin, Ya da içinde yer alacaksın.” Eski öğretilerden, Kızılderili öykülerinden, felsefi metinlerden günümüze kadar gelen bir çember imgeleminden bahsedilir hep. Çember bazen şarkılarda, bazen şiirlerde yer edinir. Kimine göre bir sistemdir bu, kimine göreyse hayatın ta kendisi. Dinsel öğelerde de yer bulur kendine bu benzetme; doğar, yaşar ve …

DEVAMI →

16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali İzlenimleri – Aquarius: Müzik ve Umut

İnsalık 1970’lerde doruk noktasını yaşadı galiba, sonrasında kendini tüketecek yollara girişti. Hızlı tüketim de çoğunlukla insanlığın kendini hızlı tüketmesi gibi duruyor. Bugünlerin Brezilyasıyla açılıyor Aquarius. Clara (Sônia Braga) altmışlı yaşlarında bir yazar. Tek başına yaşadığı evinin ailesiyle özdeşleşmiş bir geçmişi var. Film 1980’e dönüp o geçmişe bir ayna tutuyor. 1975-80 …

DEVAMI →

16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali İzlenimleri – Türkiye’den Kısalar: Aslanlar ve Ceylanlar

!f İstanbul’un bu seneki Türkiye’den kısalar seçkilerinden biri de Aslanlar ve Ceylanlar adlı derlemesiydi. Seçki, !f İstanbul’un kendi sayfasında yer alan tanıtımında verdiği gibi, “av olduğunu bilmeyenler, av olmayı kabullenenler, avken avcıya dönüşenler ve avcı ruhunu hiçbir koşulda kaybetmeyenler” üzerine filmleri buluşturuyor. Siyah Çember (2016, Yönetmen: Hasan Can Dağlı) İzlerken …

DEVAMI →

Polisse: Duvara Karşı Haykırmak

Hayatınızda olan ya da yalnızca on saniyeliğine karşılaştığınız bir insana sarf ettiğiniz her bir kelime çok önemli, değil mi? O kelimeler belki tek başlarınayken zararsızlardır, ama bir araya gelip sizin istediğiniz gibi dizildikten sonra birilerinin yüzüne doğru söylendiğinde inanılmaz etkiler doğurabilir. O insanın geri kalan hayatı boyunca nasıl bir psikolojiye …

DEVAMI →

16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali İzlenimleri – Türkiye’den Kısalar: Geceyarısı, Türkiye Zamanı

!f İstanbul, bu sene de Türkiye’den kısaları izleyiciyle dört ayrı seçkide, ücretsiz gösterimler aracılığıyla buluşturdu. Dört seçkinin bir arada son gösterimi 26 Şubat’ta kargART’ta yapılacak. Bu seçkilerden ilki, içindeki tüm filmlerin güzel olduğu Geceyarısı, Türkiye Zamanı’ydı. Filmlerin tamamı bizden bir şeyleri, ortak dertlerimizi, kâh zaman veya mekan gerçekliğinden kopararak, kâh keyifli animasyonlarla, …

DEVAMI →

Gün Işığı mıyım, Gece Karanlığı mı? Yoksa İkisinin Ortasında Kalmış Bir Ay Işığı mı?

  Kim olduğumuz, bir tercih meselesi midir? “Olmak” ne kadar beyazsa “zorunda kalmak” da o kadar siyah olsa gerek bu çizelgede. Peki ya arada kalanların rengi? Yeni yılda vizyona girmesiyle birlikte adından çok söz ettiren ve Amerikan Film Enstitüsü tarafından 2016’nın en iyi on filmi arasına seçilen, Barry Jenkins yönetmenliğindeki …

DEVAMI →

A Man Called Ove: Ove Nasıl Kurtulur?

Toplumun bireyle en görünür ilişkisi; onu devamlı itip kakarak hizada durmasını, çizgiyi aşmamasını, onu kendince en uygun gördüğü şekle sokarak yaşamını sürdürmesini sağlamak olsa gerek. Her ne kadar birbirinden ayrılması zor ve birbirini içeren iki olgu olsa da, bireysel bir cepheden bakınca toplumun başımıza çokça bela açtığını söylemek yanlış olmayacaktır. …

DEVAMI →

Bir Fragman: Pirates of the Caribbean: Dead Men Tell No Tales

Serinin ilk filmi olan Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl, 2003 yılında sinemalarda gösterildiğinde, filmin gişedeki beklenilmeyen başarısından sonra Walt Disney filmi bir seriye dönüştürme kararı almıştı. Johnny Depp’in bir röportajından* edindiğimiz bilgiye bakılırsa, beşinci film olan Pirates of the Caribbean: Dead Men Tell No Tales …

DEVAMI →